İLAHİ MUHABBETİN KİSVESİ

Bu kemâlin cemâlidir; gönle inen bir ince iz,
Bu a‘yân-ı sâbiteden; ezel aynasında saklı giz.
Rezzâk’ın cemâlinden ikram; rızık olur bir tebessüm,
Rahmân’dan aşkın ihsanı; merhametle dolar her hüzün.

Bu beden, letâfetten bir kisve; Settâr’ın örtüsüdür,
Şefkat, nedâmetten doğar; Âdem’in sızısı, özüdür.
Nur-i Muhammediyye’ye nazardır bu; bakışa nur giydiren,
Mahlûkâta yansıyan ülvi ruh; kalbi Hakk’a döndüren.

Üflenen ruhun şehâdeti; nefisle sınanan sırdır,
Temaşâ eden insanda raks; haseneden bir akıştır.
İşte Fatıma-yı Zehrâ’dan bakışan iffettendir bu hâl,
İmam Ali’nin ilminden bir nokta; deryaya düşen bir kâl.

Hasan’ın hüsnünden bir zerk; yüz değil, hâl güzelliği,
Hüseyin’den şecaat kemâli; sabrın dik duruş dirliği.
Üsve-i haseneden hitâm; yolun kıblesi, son dem değil,
Ey melek ruhlu olan… kin tutmayan kalbin adıdır bil.

Ruh dünyamı süslemeye hoş geldin; hoş geliş edep olur,
Kapıyı açan gönül, rahmetle yıkanır; sükûn bulur.
Öylece huzuru rahmana dahil olur.
Ey saadeti kiram, bakışın ikram olur.

Ey ehli beyti resulullah selam olsun size

Selam olsun ehlinize

Selam olsun seveninize

Selam olsun sevdiğinize