HIZIR SENDEN SANA GELİR

Öncellikle bilelim ki hızıriyet, bir makamın adıdır ve bu makamla her kişi iltibas kurabilir. Hızır ise bu makamla buluşan kişidir. Bu makamla buluşmak için de tüm mâsivadan elinin kopması lazımdır. Tüm mâsivadan kopan kişi, ister istemez özündeki derin kuyuya iner. İşte o kuyuda buluştuğu hâl, bu makamın seslenişidir. Zaten onun için de “Hızır denizde olur.” … Devamını oku… HIZIR SENDEN SANA GELİR

MELEKUT ÂLEMİNDEN IŞILTILAR

Melekût âlemi, her ortamın bünyesine göre şekillenir. Melekût, yani eşyanın iç yüzü ve ruh âlemi, bulunduğu ortamın mahiyetine göre görünüm kazanır. Ve tümünün hükmü Allah’ın kudret elindedir. Ayette bu hususa “Her şeyin melekûtu O’nun elindedir.” (Yâsîn, 36/83) şeklinde işaret edilir. Maddi plandan bir örnekle bunu biraz somutlaştıralım… Allah’ın kudret ilmindeki melekeler; maddi planın gerisinde ve … Devamını oku… MELEKUT ÂLEMİNDEN IŞILTILAR

ACZİYETTEN HAMDE, HAMDEN ŞÜKRE AÇILAN KAPI

Kulun kendi benlik kirlerinden arınıp, bir bebek gibi tam bir acziyet ve feryatla Mevlâ’ya yönelmesi, ilâhî rahmet, lütuf ve ihsan kapılarının sonuna kadar açılmasının en büyük vesilelerindendir. Çünkü Allah Teâlâ, kendi varlığından geçen ve Yüce Dergâh’a yalnızca acziyetiyle sığınan fakir gönülleri asla boş çevirmez. İşte kul bu noktaya vardığında, geçmişte yaşadığı her bir hâlin, karşılaştığı … Devamını oku… ACZİYETTEN HAMDE, HAMDEN ŞÜKRE AÇILAN KAPI

SANAL “BEN”LİK YOK EDİLİR Mİ?

İnsana bir “ben”lik verilmiştir. İnsan her amelini bu “ben”likle yapar. Hatta hatta benliğini rafa kaldırmayı ve kendisini deryada yok etmeyi başarsa bile, bunu dahi gene de “ben”liği ile yapar. Yani “ben”lik merkezi olmazsa, insan namına ve insan olarak seyredecek bir mahal de kalmaz. Ama bu “ben”lik asil değil, yaratılmış bir “ben”liktir. Asil “ben”lik ise sadece … Devamını oku… SANAL “BEN”LİK YOK EDİLİR Mİ?

SONSUZ HAZİNENİN İLAHİ HARİTASI

Kur’an… Duysak ki bir hazine var ve elimize de o hazinenin haritası verilmiş… Fakat hazinenin haritası Çince olsa, inanın onu hemen bir tercümana götürüp tercüme ettirmeyiz. Çünkü içimizden şöyle geçiririz: “Ya tercüman yanlış tercüme ederse? Ya bizi kandırır da gider hazineyi kendisi çıkarırsa?” deriz. Sonra ne yaparız? Gider, bizzat kursuna yazılır; Çinceyi kendimiz öğrenir ve … Devamını oku… SONSUZ HAZİNENİN İLAHİ HARİTASI

KOLEKTİF ÜMMET BİLİNCİ OLAN İLAHİ VUSLAT

El Vedud esma tecellisinin iki kişi veya çok kişi arasında ortaya çıkmasına vuslat denir. Yani vuslat, iki kişinin veya çok kişinin birbirlerini karşılıklı sevip ve birbirinden herhangi bir karşılık beklemeden sırf ve som bir eda ile biribirlerini sevmelerine denir. Ve burada zaman ve mekân dahi sözkonusu değildir. Zira vuslat kavramı sadece bedensel bir yakınlığı değil, … Devamını oku… KOLEKTİF ÜMMET BİLİNCİ OLAN İLAHİ VUSLAT

SEYRİN SONSUZLUĞU VE TÖVBE

(a”ma)lıktan geçildiğinde hakikat hemen görünür. İşte anlatımlar da (a”ma)lıktan uyandırmak içindir. Her birimiz dahi, daha üst ilim ehline göre kendi bazımızda bir çeşit (a”ma)lığımızı taşımaya devam ederiz. Çünkü insanın bildiğini zannetmesi, bilmemesinden daha büyük bir perdedir. Hakikat yolunda yürüyen kimse, her açılan kapının ardından yeni bir kapının bulunduğunu görür. Onun için Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu … Devamını oku… SEYRİN SONSUZLUĞU VE TÖVBE

ŞEYTANLIĞI ORTAYA ÇIKARAN HARİS MELEKESİ

Sohbetler, çoğu zaman kitaplarda bulunmayan inceliklerin ortaya çıkmasına vesile olur. Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz buyurur: “Müminin kalbi Rahmân’ın iki parmağı arasındadır, dilediği gibi evirip çevirir.” Bu da dost meclislerinde doğan hakikatlerin kaynağına işaret eder. Her insan ve cinde HARİS isimli bir meleke bulunur. Harîs, ismiyle işaret edilen bu meleke, insanda ve … Devamını oku… ŞEYTANLIĞI ORTAYA ÇIKARAN HARİS MELEKESİ

HAC BEKLEMEYİ VE YOLDA OLMAYI ÖĞRETEN MEKTEP

Hakka doğru yürüyüşte önemli olan varmak değil, yolda olmaktır. Zira varılacak bir mekân yoktur. Çünkü Allah, mekândan ve cihetten (yön) münezzehtir. İşte sen de sınırlara takılmadan, yönlere hapsolmadan, gönlünü Hakk’a çevirerek yürü ki yolculuğun kesintiye uğramadan sürekli terakki (manevi yükseliş) ile devam etsin. Hak yolunun yolcusu, ulaştığını iddia ettiği anda durmaya başlar. Oysa hakikat yolculuğu, … Devamını oku… HAC BEKLEMEYİ VE YOLDA OLMAYI ÖĞRETEN MEKTEP

TERKİ TERK MAKAMINDAN BAKMAK

Kibir ve alçak gönüllülük, bizler gibi aciz ve günahkâr kulların terbiyesi için üzerinde durması gereken hâllerdendir. Çünkü nefis sürekli kendisini öne çıkarmak ister; bu sebeple insanın daima kendisini muhasebe etmesi gerekir. Fakat Allah dostlarının büyüklerinden bazıları vardır ki, onlar artık “terk-i dünya”yı da, “terk-i ukbâ”yı da geçmiş, “terk-i terk” makamına yönelmişlerdir. Yani kişi öyle bir … Devamını oku… TERKİ TERK MAKAMINDAN BAKMAK