ZUHUR DEĞİL, YARATILMIŞ BİR AYNADIR İNSAN

Hiç kimse Allah’ın zuhûr mahalli değildir. Çünkü Allah, yarattığı hiçbir şey ile sınırlanmaz, hiçbir varlıkla kuşatılamaz ve hiçbir mahlûkun mahiyetine indirgenemez. O, bütün varlığı kudretiyle yaratmış, ilmiyle kuşatmış, hikmetiyle her birine yerli yerince bir kıvam vermiştir. Her şey O’nun yaratmasıyladır; her şey O’nun dilemesiyle vücut bulmuştur. Fakat hiçbir şey O’nun bizzat kendisi değildir, hiçbir varlık … Devamını oku… ZUHUR DEĞİL, YARATILMIŞ BİR AYNADIR İNSAN

DUANIN AHFADA SAFLAŞAN SIRRI

İnsan dua ettiğini zanneder; oysa çoğu zaman yalnızca konuşmaktadır. Dil hareket eder, kelimeler dökülür, arzular sıralanır, beklentiler semaya savrulur. Fakat göğe yükselen her söz dua değildir. Çünkü dua, ağızdan çıkan ses değil; özden yükselen yöneliştir. Söz ile dua arasındaki fark, beden ile ruh arasındaki fark gibidir. Biri görünür, diğeri yaşatır. Nice insan vardır ki ellerini … Devamını oku… DUANIN AHFADA SAFLAŞAN SIRRI

NAMAZDA SECDEDE UZUN KALMAK, TESBİHATI ÇOĞALTMAK VE MANEVÎ HÂLLER

Namazda bazen kul secdede uzun uzun kalmak ister. Bazen rükûdan hemen doğrulmak istemez, bazen de tesbihatı üçle sınırlayamaz; çünkü gönlü o anda biraz daha kalmak, biraz daha söylemek, biraz daha Hakk’ın huzurunda erimek ister. Nice insan bu hâli önce yanlış zanneder, kendine kızar, acaba sınırı mı aşıyorum diye düşünür. Hâlbuki secdede uzamak isteyen her hâl … Devamını oku… NAMAZDA SECDEDE UZUN KALMAK, TESBİHATI ÇOĞALTMAK VE MANEVÎ HÂLLER

VAHDET ANLAYIŞIMIZ

Yıllar süren çalışmamız sonucu vahdet anlayışında şu sonuca vardık. Tasavvuf lisanını kullansam da, varlığı panteizme müncer kılan bir telakkiyi kabul etmem. Zira benim nazarımda birlik, mevcudatın birbirine karışması yahut ilâhî zât içinde eriyip kaybolması değildir. Birlik, bilakis bütün kesretin, mutlak ve aşkın olan Allah’ın kudreti altında kendi hududu, mahiyeti ve mertebesi üzere kaim olmasıdır. Bu … Devamını oku… VAHDET ANLAYIŞIMIZ

ALLAH DİYE BİLSEK

Bi Allah diye bilsek… İşte tüm mesele tam bu… Olayı çözmek için bilim ile ilim farkını fark etmemiz gerekir. Burada ilim ile kuru malumat olan bilimsel veri arasındaki fark işaret edilmiştir. İlim Allah sıfatıdır. Kur’an’da: “O, ilmiyle her şeyi kuşatandır.” (Talak 12). Yani Allah’ın ilminden hariç hiçbir şey yoktur. Allah sonsuz sınırsızdır. “Allah, her şeyi … Devamını oku… ALLAH DİYE BİLSEK

DÖRT KİTAP İNSANIN İÇİNDE OKUNUR

Dört kitaptan başlamak, insanın önce kâğıttaki satıra değil, kendi varlığındaki yazıya dönmesidir. Çünkü hakikat, yalnız dışarıdan okunacak bir haber değil; insanın içine işlenmiş bir sırdır. İnsan kendi içindeki kitabı okumadan, dışındaki kitabın hakikatine de tam varamaz. İnsanın ilk kitabı, kendisine taşınan mirastır. Buna soy, aile, beden, nefs, karakter, huy, korku, alışkanlık, kader çizgisi ve iç … Devamını oku… DÖRT KİTAP İNSANIN İÇİNDE OKUNUR

KALBİN AÇIKLIĞI, MÜHÜR VE HAKİKATE TESLİMİYET

Hakikat, halkın diliyle ve özveriyle biiznillah idrak edilir. Bu idrak, sadece kelimeyi duymakla olmaz; kalbin açık olmasıyla olur. Nice insan vardır ki aynı sözü işitir, biri dirilir, diğeri olduğu yerde kalır. Çünkü mesele sözün gelmesi değil, sözün ineceği yerin hazır olmasıdır. Akıl özü ile anlamaya açık ise, hakikat ona ince ince görünür. Ama kişi kendi … Devamını oku… KALBİN AÇIKLIĞI, MÜHÜR VE HAKİKATE TESLİMİYET

FERDİYET MAKAMINA BAKIŞ

Ferdiyet makamı, kişinin; Allah’ın zatıyla sıfatıyla esmasıyla efaliyle ferd/tek olduğunu idrak ederek… Aynı bu şekilde kendisine yönelerek kendisini de ferd olarak yarattığını idrak etmek ve öylece kendisine teslim olmaktır. Ferd, Allah’ın tekliği ve eşsizliğidir. İnsan bu idrakle kendi varlığının gölge, Allah’ın varlığının hakikat olduğunu anlar. Bu idrak kulun Rabbine teslimiyetini güçlendirir. Kur’an’da “De ki: O … Devamını oku… FERDİYET MAKAMINA BAKIŞ

MARIFETIN NURU

Senin nurun nurla bilendikçe,Senin ruhun ruhuyla buluştukça,Senin kalbin kalbiyle konuştukça,Beden susar, tek kelimeyle sulandıkça. Suyun cihanı sular, bilesin,Sen nurda bir katresin.Nur onun nurundan, bilesin,Bildikçe bilirsin, sonra donarsın. Evet evet, dondukça yükselirsin,Marifeti öylece hissedersin.Marifet kendinle buluşmaktır, bilesin,Öylece ak olur saçın, yenilersin. Uyudu mu bilmem ama uyuklar kesin,Okur mu bilmem ama okunur fesin.Fesin başını örtsün, masivayı ne … Devamını oku… MARIFETIN NURU

İNSANDAN OKUNAN KUR’AN

Bir Yolculuğun Başlangıcı Bu bir not değildir sadece… Bu, bir başlangıçtır. Bir uyanıştır. Bir davettir. Özel ders diye başlayan, aslında insanın kendine açılan bir kapıdır. Ders şudur: “Sıfır gibi çözün.” Yani yokluğa yaklaş, benliğini erit, yüklerinden arın… Çünkü hakikat, dolu olana değil; boş olana iner. Okumak burada başlar. Ve okuma, ruh hâline göre şifa olur. … Devamını oku… İNSANDAN OKUNAN KUR’AN