160) VARLIĞIN RENKLERİNDE BİR OLANI GÖRMEK

Varlığı “tek”leme, yaratıcıyı “tek”le ve secdeye var. Rab (terbiye eden, yetiştiren) ve kul (abd; bağlı olan), insan ve Allah; bunları teklemek olamaz. Kul kuldur, Rab Rab’dir, insan insandır, Allah Allah’tır. Bunları teklemek veya birlemek olayı İslam itikadında (inanç sisteminde) yoktur. Bunları tekleyen, İslam itikadını terk etmiştir. Sınırı bilmek tevhidin edebidir; haddini aşan hakikatten düşer. Kulluk; … Devamını oku… 160) VARLIĞIN RENKLERİNDE BİR OLANI GÖRMEK

159) FITRAT HAMURUMUZU KORUMAK VE HAK YOLCULUĞU

İçsel hamurumuzu fıtrat üzere tutmaya gayret edelim. Biz esmayız ya da esmalar bize de verilmiş gibi düşünmeyelim. O zaman esma kime verilmiş? Bunu bir örnek vererek açıklayalım. Bir ekmek düşünün, ekmek dile gelse dese ki; fırıncı bana un verdi, fırıncı bana tuz verdi, fırıncı bana maya verdi, fırıncı bana su verdi, bunlar hepsi şimdi benim … Devamını oku… 159) FITRAT HAMURUMUZU KORUMAK VE HAK YOLCULUĞU

158) İKRAMIN HİKMETİ VE MUHABBETİN KAYNAĞI

İnsanlara yemek yedirterek muhabbet oluşturalım. İnsanları yedirmek ve içirmek bizim için paha biçilmez bir sermayedir. Ruhumuz nasıl geliştiğini az tefekkür edelim. Ölüm sonrası elimize geçen her şey bu dünyada elde ettiklerimizle oluşur. Gayrı bir şey bizim için oluşamaz. Yedirip içirmek, hem dünya hem ahiret için sermayedir. Ayette: “Siz sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe birr’e (iyiliğe) erişemezsiniz.” … Devamını oku… 158) İKRAMIN HİKMETİ VE MUHABBETİN KAYNAĞI

157) GÖNÜLLER ARASI TESİR VE VESVESE HAKİKATİ

Her birimiz sınırsız frekans üretiriz. Bu ürettiğimiz frekansları her an yayarız. Birisinin yanına vardığımızda, istesek de istemesek de, onun rengine göre konuşuruz. Bazen asabileşir, bazen komikleşir, bazen sevinçleşir, bazen hüzünleşir ama her nedense bu durumun kaynağını ise bir türlü çözemeyiz. İnsan kalbi, karşısındakinin halinden etkilenir; çünkü gönül gönle yol bulur. Ayette: “Biz insanı bir tek … Devamını oku… 157) GÖNÜLLER ARASI TESİR VE VESVESE HAKİKATİ

156) ALLAH’IN VEFASI VE KULUN SADAKATİ

Vefa Allah esmasıdır. Doksan dokuz esma içinde yer almaz. Açılımı şöyledir… Sen Allah’a sadık kaldıkça Allah sana sadık kalır. Sen Allah’a olan sadakatını bırakırsan, O da seni terk eder. Sen O’na bir adım gidersen, O sana on adım gelir. Sen O’na yürüyerek gidersen, O sana koşarak gelir. Sen O’nu zikredersen, O seni zikreder. Sen O’nu … Devamını oku… 156) ALLAH’IN VEFASI VE KULUN SADAKATİ

155) GÜNAH HAKİKATİNİN DERİN YÜZÜ

Konuya şu hadis-i şerifle başlayalım: Müslim’de Ebu Hüreyre’nin bir rivayeti şöyledir: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: ‘Nefsim kudret elinde olan Zat’a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseniz, Allah sizi toptan helak eder; günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi.’” (Müslim, Tevbe 9, 2748). Bu hadis-i şerifte acaba … Devamını oku… 155) GÜNAH HAKİKATİNİN DERİN YÜZÜ

154) “ZEN”İN HAKİKATİ NEDİR?

Esas güzellik, iman ve amelle Allah cemaliyle buluşmaktır. İşte gerçekten sevinç çığlığı o an atılır. İşte o zaman sonsuz bayrama ulaşırsın. Bunu böylece bildikten sonra ZEN hakkında az malumat yazalım. Öncellikle bilelim ki; hakikî güzellik, dünya süslerinde değil, Allah’ın cemaline kavuşmaktadır. O an öyle bir sevinç vardır ki, bütün bayramlar onun yanında sönük kalır. Çünkü … Devamını oku… 154) “ZEN”İN HAKİKATİ NEDİR?

153) SADECE 99 ESMA-İ HÜSNA ZİKİR EDİLİR

Zikirler konusunda çok hassas olmalıyız. 99 esma dışında kalan isimleri kesinlikle zikir olarak okumamalıyız. Zikir, kalbin Allah’a yönelişinin en derin ifadesidir. Bu yol, rastgele açılan bir kapı değil, ölçü ve edep ile yürünmesi gereken bir sırdır. Hak yolunun büyükleri zikri, kalbin nurunu artırmak ve nefsi terbiye etmek için en güvenli alan olan Esma-i Hüsnâ ile … Devamını oku… 153) SADECE 99 ESMA-İ HÜSNA ZİKİR EDİLİR

152) GIYBETİN HAKİKATİ VE NEFSİN TERBİYESİ

Gıybet sadece insanlara karşı değil, her bir yaratılmışa karşı işlenilen bir günahtır. Gıybet, yalnızca dillerden dökülen sözle değil, kalpte küçümseyici düşüncelerle de işlenir. Çünkü her mahlûk Allah’ın esma bileşimlerinden nasibini almıştır. Bir gönlü inciten, Arş’ı titretir. Bir varlığı küçümseyen, aslında kendi özündeki nuru küçümser. Var olanı hor gören, aslında Yaratan’ın kudretini küçümser. Kudretin küçümsendiği yerde, … Devamını oku… 152) GIYBETİN HAKİKATİ VE NEFSİN TERBİYESİ

151) İNDİRİLMİŞ DİN VE UYDURULMUŞ DİN ALDATMACASI

İman ehlini, dini İslâm-ı Mübîn’in uygulama alanında şüpheye düşürüp yönelişten alıkoymanın yeni modası… Unutmayalım ki; şeytan bazen kılıçla gelir, bazen tesbihle. Tesbihle geldiğinde uyanık ol, çünkü orada hile gizlidir. Hak yolun yolcusunu şüpheye düşürmek, şeytanın en eski oyunudur. İnsan kalbine düşen vesvese, “acaba” ile başlar ve sonunda teslimiyeti zayıflatır. Oysa iman, kalpteki itminandır. Yüce Allah … Devamını oku… 151) İNDİRİLMİŞ DİN VE UYDURULMUŞ DİN ALDATMACASI