66) YILBAŞI GECELERİ ERKEN UYUYALIM

Bedensel bir frekans üzeri bir yayın oluşur yılbaşı geceleri. Düşünsenize; 2 milyara yakın insan ve onların havasına kapılan diğer dinlerden insanlar aynı gecede içki, eğlence ve çeşitli bedensel zevkleri içeren etkinlikler ortaya koyarlar. Hem de büyük bir kitle piyango gibi kumara dayalı yayınlara kilitlenir. Bu sebeple bu gece erken uyumayı bu kul tavsiye eder. yani en geç saat 22.00 uyku vakti olsun inşallah.

Kesinlikle yılbaşı gecesi yeni yıla girmeye en az 2 saat kala uyumalıyız. Dikkat edin ki bu gece uyanık kalan kişi, o bedensel frekansın yayılan dalgalarına kapılır ve perişan olur. “Ben dua ederim, zikir yaparım” deyip de uyanık kalmaya özenmeyin; en güzeli o vakitte doğrudan uyumaktır. Duanızı sabah namazında yapın, o zaman hem kalp saf olur hem de rahmet kapıları açılır.

Rabbimiz buyuruyor: “Şeytan içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ı zikretmekten ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?” (Mâide, 5/91). Yine sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Kim bir kavme benzerse, o da onlardandır.” (Ebû Dâvûd, Libâs 4).

İnsan kalbi, bir ayna gibidir; ne tarafa dönükse o tarafın yansımasıyla dolar. Yılbaşı gecesi, dünya sevgisinin ve nefsî arzuların frekansı yoğunlaşır; kalpler gafletin buharıyla bulanır. O anda uyanık kalmak, nefsin havasını solumak demektir.

Hâlbuki; “Kalbin gözü vardır; o gözün perdesi gaflettir.” İşte bunun için gecenin feyzi seher vaktiyle başlar. Yılbaşı gecesi uykuda olmak, aslında bedeni gafletten çekip kalbi muhafaza etmektir. Sabah namazına uyanmak ise, seher nuruyla kalbi parlatmaktır.

Unutmayalım ki her gece aslında yeni bir yıla açılır. Gerçek yılbaşı, kalbin Allah’a döndüğü andır. Gerçek kutlama, secdede gözyaşı dökmektir. Gerçek mutluluk, kalbin Allah ile buluşmasıdır. Yeni yıl dediğimiz şey aslında muhasebe zamanıdır; bir yıl daha geçti, ne yaptık, ne ettik, Allah’a ne kadar yaklaştık? Asıl sorulması gereken budur. Hz. Ömer (radıyallahu anh) buyurmuştur: “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin; amelleriniz tartılmadan önce onları tartın.” (Tirmizî, Kıyâme 25).

Velhasıl, yılbaşı gecesi gafletin, oyun ve eğlencenin yoğun olduğu bir vakittir. Mümin kalbini muhafaza için uykuya çekilmeli, yeni yıla dua ve namazla girmelidir. Çünkü asıl yeni yıl, takvim yapraklarının değişmesi değil; kalbin Allah’a yönelip nefsinden arındığı andır.

Asıl kutlama, sabah namazında seccadeye kapanıp, “Ya Rab! Bu yılı Senin rızana uygun yaşamamı nasip et” diye yakarmaktır. Asıl şenlik, kalbin Allah zikriyle dolmasıdır. Zira Kur’an buyurur: “Dikkat edin! Kalpler ancak Allah’ı zikretmekle huzur bulur.” (Ra’d, 13/28).

Böylece bizler, dışarıda eğlenceye dalan kalabalıklardan değil, Allah’a yönelen kullardan olalım. Çünkü gerçek yılbaşı, “yeni bir ömür fırsatının verildiği an”dır. Nefsimizi arındırıp kalbimizi saflaştırabilirsek, işte o zaman her günümüz, Allah’ın rahmetiyle yenilenmiş bir bayram olur.

Yorum yapın