PEYGAMBERDİR ESAS MURŞİD

Seçkin bir dua

يَا رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، أَنَا الْعَاجِزُ الْفَقِيرُ، أُسَلِّمُ رُوحِي وَقَلْبِي وَنَفْسِي إِلَيْكَ، فَخُذْ بِيَدِي إِلَى مَوْلَايَ الْكَرِيمِ، وَاقُدْنِي إِلَى رِضَاهُ الْعَظِيمِ، وَأَسْكِنِّي فِي جَنَّاتِ قُرْبِهِ، وَأَبْلِغْنِي مَعْرِفَتَهُ وَمَشَاهِدَ أَنْوَارِهِ، وَاجْعَلْنِي مِنْ أَحِبَّائِهِ وَمُخْلِصِي أَوْلِيَائِهِ.

Yâ Resûlallâhi sallallâhu aleyhi ve sellem, ene’l-âcizu’l-fakîr, usellimu rûhî ve kalbî ve nefsî ileyke, fe-huz bi-yedî ilâ Mevlâyel-Kerîm, ve’kudnî ilâ ridâhû’l-azîm, ve eskinnî fî cennâti kurbihî, ve eblignî ma‘rifetehû ve meşâhide envârihî, ve’c‘alnî min ahibbâihî ve muhlisî evliyâihî.

Anlamı

“Ey Allah’ın Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), ben âciz ve fakir bir kulum. Ruhumu, kalbimi ve nefsimi sana teslim ediyorum. Elimden tut ve beni cömert Mevlâ’ya götür. Beni yüce rızasına eriştir, yakınlık cennetlerinde yerleştir. Beni marifetine (hakikat bilgisine) ve nurlarının müşâhedelerine eriştir. Beni O’nun sevgili kullarından ve ihlâslı velîlerinden kıl.”

DUA İLE İLGİLİ AÇIKLAMA

Bu dua, Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’in vesileliği üzerinden Allah’a yönelişin ifadesidir. Yani kalbini ona teslim etmek, kalbi onun işleviyle diriltmek, bir mürşidin müridine terbiye edici tesiri gibi, Efendimiz’in manevi terbiyesine yönelmektir.

Buradaki teslimiyet, bizzat Hz. Peygamber’e (sallallahu aleyhi ve sellem) “ilahî bir paye” vermek değildir; bilakis Allah’a giden yolda onun en büyük rehber olduğunun kabulüdür.

“Elimi tut ve beni götür” ifadesi, baba çocuğunun elinden tutması gibi şefkat ve rehberliği sembolize eder. Burada “ver” değil “götür” denilmesi, doğrudan Allah’a ulaştırma talebidir.

Bu, duanın akışındaki inceliği gösterir: Peygamber vesile, Allah ise nihai hedeftir.

“Beni kıl” ifadesi, bir öğretmenin öğrencisini eğitip başarılı kılması gibidir. Öğrenci, öğretmene “beni başarılı kıl” dediğinde, aslında başarıyı Allah’tan talep eder; fakat öğretmen vasıtasıyla yol ve yöntem öğrenir.

Aynı şekilde Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de ümmetine manevi eğitim vererek onları Allah’ın sevgili kulları arasına yönlendirir.

Mana büyükleri de bu hakikati şu benzetmeyle açıklar: “Şeriatte öğretmen, tarikatte mürşid, hakikatte Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem), marifette ise bizzat Allah vardır.”

Yani her mertebede farklı bir vasıta ve terbiye söz konusudur.

Dolayısıyla bu dua, caizdir ve edebe uygundur. Çünkü kalbinizi teslim ettiğiniz zat, sizi Allah’a götüren Resûl’dür; O’nun yetkisi ve tesiri Allah’tandır. Bu yöneliş şirke değil, bilakis Allah’a yakınlığa kapı açar.

“Andolsun ki Allah’ın Resûlünde sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için en güzel örnek vardır.”

🌷Ahzâb, 21🌷

“Allah ve melekleri Peygamber’e salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selam verin.”

🌷Ahzâb, 56🌷

Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Ben size bir baba gibiyim, size öğretirim.”

Ebu Davud, Tahâret, 4🌹

Yine buyurdular: “Benim misalim, ateş yakmış bir kimse gibidir; ateş böcekleri ve kelebekler oraya üşüşür. Ben de sizin eteğinizden tutuyorum ki ateşe düşmeyesiniz.”

Buhârî, Rikak, 26)🌹

🌹 sallellahû aleyhi ve sellem 🌹

Yorum yapın