YARATIMLA İLGİLİ BİR KAÇ SORU

1.Herkesin yaratım fıtratı ayrı mıdır?

Allah’ın yaratım fıtratı mutlak olarak aynıdır ve değişmezdir. her bir yaratılan buna tabi bir şekilde yaşama gözlerini açmıştır. işte bu yaratıma rabbul erbab denilmiştir. Lakin her kişinin kendisine özgü yaratım fıtratı, yani sahip edildiği nakış misli, değişken olur. zira varlığımız bir tutam nurun içeriğinden yaratılmıştır. bu bir tutam nuru daha önce yazmıştık. işte her birimizin içerik fıtratı, makro planda Allahın düzenine tabi olarak yaratılmıştır. kendine has tarafından ise, ayrı ayı yaratılmıştır. işte bu yaratıma rabbi has denilmiştir.

2.Yaratım fıtratına uygun kitabımı nasıl okurum?

yaratım fıtratıma uygun kitabı ancak iman ederek okuruz. zira akıl indeki donelerle bakar. ve dolayısıyla öz fıtrat içeriğini kavrayamaz. işte kitabı okumanın birinci şartı, ğayba iman olarak bakara suresinin 3. ayetinde bildirmiştir. ğayba iman ettikten sonra, ilahi vahiy olarak peygamberler aracılığı ile bildirilen vahye sarılarak ve okuduklarını tek tek özünde ve varlığında seyrederek kendi kitabını okumaya başlar.

3.Fıtratla nefs düşman mi birbirlerine?

fıtratla nefis bir birine dost olarak doğar. daha sonra çevresel edinimler ile kendisini et kemik beden olarak kendisini sandığı için, bir yalancı düşmanlık ortaya çıkar. ne zaman ki uyanır, et kemik bedenin ötesindeki varlığını idrak eder, işte o zaman mutlak fıtratla nefsi bir biri ile tanış olur. nefsi artık kişiyi güzelliğe yönlendirir. zira bilir ki sonsuz bir hayat var. ve nefis de hep mutluluk ile olmak istediği için, sonsuzluk hayatındaki mutluluğu, et kemik beden ile ereceği mutluluğa tercih etmeye başlar. onun için de ayet derki nefsini tezkiye eden kurtuldu.

4.Nefs Allah’ın değil mi?

nefis kişilik hüviyeti demektir. Allah’ın nefsi diye ayette geçer. yani Allahlın öz hüviyeti. insanın nefsi dediğimizde, yani insanın öz hüviyeti. işte öz hüviyetimizi et kemik beden içinde olarak dünyaya geldiğimiz için bu bedenin güzelliklerini kendi güzelliğini sanır, üflenilen sonsuzluk ruhundan dolayı da bunu dünyada ara durur. yani nefis kişilik hüviyeti olup Allaha ait olan mutlak benlik iken, bize dönük olanı ise, sanal benlik olarak ifade edebiliriz. zira bizim nefsimiz mutlak olmayıp gölge bir varlıkla var edilmiştir.

5.Ümmül kitab nedir ?

ümmül kitap, tüm kitapların anası demek. her bir varlık bir kitabedir. insan, cin, melek, hayvan, taş, toprak vs… her birinin kendine özgü bir kitabesi vardır. işte tümünü kuşatan mutlak bir kitabe de vardır. öyle her bir şey planlı ve programlı olarak yürüyüp gider. Kur’an, ümmil kitaptan insanı ilgilendiren mutlak ilimdir ki, insan öylece yaşadığında, mutlak özgürlük ve mutlak mutluluk ile buluşur.

6.Resul herbirimize ayrı ayrı gelmeli kendi kitabımızı okumamız için değil mi ?

resul ümmül kitaptan insanı ilgilendiren mutlak fıtrat ile insani fıtratı buluşturan mutlak ilmi akıntıyı bize ulaştırır. öylece her birimiz kendimizi o sunulan mutlak fıtratta seyredip rabbi haasımızı rabbul erbab ile uyumlu hale getiririz.
öylece insani varlığımızı tekamül ettiririz. her ne kadar rabbi hassımız ayrı olsa da, rabbul erbab tektir. o da rabbul alemindir. yani rabbul erbaba kendimize uyumlamayız. aksine kendimizi rabbul erbaba uyumlarız. dolayışla her kesin resulü ayrı değil, aksine her kesin resulü aynı olmalıdır. çünkü varılmak istenilen hedef tektir.

7.Bir de Allahtan başka bir varlık yok diyoruz o zaman bedenen ve şuursal olarak yanacak olan kim.bu beden yok hükmünde toprak olup gidecek….

Allah varlık değildir. Allah mutlak var olandır. bizler ise varlığız. bizler yani mahlukat, Allahın zatından değil, Allahın nurundan var edilmiştir. bizler bir tutam nurun içeriğinden var edilip bize ruhundan üfleyerek yani sonsuzluk sezgisi verilerek yaratıldık. işte biz et kemik nedene dönük yaşadığımızda, ruhumuz buraya odaklanacak ve buradan zevk arayacak. bunu da hiç bir zaman elde edemeyeceği için de hep mutsuzluk için de kıvranacaktır. lakin Allaha dönük olarak yaşarsa, kendisine üflenilen sonsuzluk ruhu yoluna girecek ve mutsuzluktan kurtulacaktır. işte mutsuzluk kendisine cehennem ve yanma olarak bildirilmiştir. zira cehenneminin odununu kişi dünyadan götürür. zira cehennemin yakıtı insanlar ve taşlardır. yani cehennemde hem şuursal olarak kişi yanacak hem de bedensel olarak yanacak. işte ayette geçen, cehennemin yakıtı inşalardır yani insani şuur olarak kişinin yanışıdır. taşlardır yani insan bedenen de yanacaktır. çünkü insan iki gözlü varlıktır. çünkü insan hem maddi hem de manevi yapılı varlıktır.

  1. yanmaktan kasıt nedir

yunmaktan kasıt, kişinin yanmasıdır. yani bilinen yanma olan zahiri olanı ateştir. batini olanı içsel yanıştır. buna da örnek, kişin en yakınının ölümüne şahit olunca, içteki o manevi yanış ve gözden akan yaş…

Yorum yapın