Aşka yelken açmak için gönül teslim olmalı,
Gönül, Hakk’ın divanını özünde hissetmeli.
Teslimiyeti hissettikçe rahmete ram olmalı,
Bu ramda, ramlıkta hamlıktan arınmalı.
Ey aşka yelkende karamsar olan ruh,
Sen bu cihanda bir seda, sen oldun zirruh.
Senin ruhun sonsuz deryada yüzdü misli Nuh,
Gemide yüzerken oğlunu arar, almaz bir yuh.
Ey Hak sevdasında ışık misli yükselen seda,
Bu seda ile yüreğini topla, kalbinde oluşsun eda.
Bu eda ile gönlünün derunu bulsun sefa,
Bu sefada kendinle yüzleş, kendinle bul vefa.
Rahmete ram olmak aslında çok kolay,
Bu kolay vecihte nakşını eyle olay.
Olayda bakışırken kalbinde bul onay,
Öylece zahmetten arın, ortaya çıksın dolunay.
Gönül teslim oldukça aşkın nefesi parlar,
Her nefeste esma ile manalar çağlar.
Çağladıkça ilahî sır perdeleri aralar,
Araladıkça ruh, hakikat ile bağlar.
Derya içinde derya, aşkın feneri yanar,
Yandıkça kalpte Hak nuruyla canlar.
Canlandıkça seyrinde menziller ışıldar,
Işıldarken anlar ki hakikati kalbinde anar.
Sevda bir gemidir, kaptanı hakikat olur,
O gemide yol alan hamlıktan kurtulur.
Her dalga bir imtihan, sabırla yoğrulur,
Yoğruldukça aşkla vuslata doğrulur.
Ey gönül, teslim ol; bu deryada boğulma.
Boğulmak zahirdir, aslı bâtına yol bulma.
Her dalganın ardında rahmet var, unutma.
Unutma ki aşk sırdır, sırda Hakk’a varma.
Kalbini aşkla süsleyen gamdan kurtulur,
Her gam rahmetin deryasında çözülür.
Çözüldükçe kul aşk ile bütünlenir,
Bütünlendikçe aşk, Hak ile güzellenir.
Son menzil vuslattır: Hak ile buluşmak,
Buluşunca kul, hedef rahmet ile konuşmak.
Konuşmak ile aşkı her an yeniden yoğurmak,
Yoğurdukça kalpte, yeniden ebediyete doğmak.