Canda nurum, ruhta ruhum, ulu şahanem.
Kelime kifayetsiz kaldı, akan ilahi aşkına…
Heceler kifayetsiz nefesimize, bu sekrimize…
Harfler donuk kalır, sır; sır olur hevesimize.
Kalb dahi yalnızlaşıp kaldı mülahazamıza.
Kalbin ötesinde, dokundun özdeki elimize.
İki cihanda tek remz ve yegâne nursun bize.
Sadık hem samimi hem rahmetsin hepimize.
Hidayete eren ulu bir çınarsın ey nur…
Sen ki beni bende ben eyleyen cansın ey nur…
Sen ki beni ben de ben eyleyen nursun ey nur…
Sen ki benim önümde uzayan bir fidansın ey nur…
Sen ki bende beni ben eden muhammedi şefkat.
Sırlanarak karaladı defterini bu gün, bu hilkat.
Boşalmıştı kalemden mürekkep o an eyle dikkat.
Dürüldü dürülecekti sanki defter o an eyle kat kat.
Ama rahmet eli uzandı, aldı himayesine o an.
Sevin ve sevil kaybolmadı ar her bir an.
Ey aziz nur, haydi ey ulu çınar, o bana bakan.
Hakka ülfet verdin koca çınar haydi bana dayan.
Titrer kalp, lal olur dil, üzlete ualşınca.
İçi kalay olur, hakkın elini kuldan görünce.
Kalb titrer, hakkın temaşasını kuldan temaşa edince.
Kalb arştır rahmana, kişinin berzahı edilince.