38) ZİNAYA YAKLAŞMAYAN KAZANIR

Haram sıradan bir davranış hâline gelmişse, bil ki senin manan kirlenmiş demektir. Kalbindeki siyah nokta büyümüş ve kalbi istila etmiş demektir.

Allah’ın hem yaratıp ünsiyet kazanmamızı istediği, hem de korunup bedensel sezgilerine mahkûm olmamızı istemediği nimet, kadın-erkek ilişkisidir. Dikkat edilip rayında tutulmazsa, kişiyi Allah’tan uzaklaştıran en büyük fitne oluverir.

Sakınmamız gereken şey; asla ve asla sahip olma duygusuyla bakmamaktır. Sahip olma duygusunu oluşturan söz, fiil, davranış, giyim-kuşam gibi nefsi harekete geçiren, afaktaki davranışlardan uzaklaşmamız gerekir.

Bizi bu günaha sürükleyen her kelime, aşk değil; zinaya ön hazırlıktır. Cenâb-ı Hak buyurur: “Zinaya yaklaşmayın! Şüphesiz o, çirkin bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.” (İsrâ, 17/32)

Zina, sadece fiilî boyutta işlenen bir günah değildir; gözle, kulakla, dille ve kalple de işlenebilir. Resûlullah Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz buyurur ki: “Gözün zinâsı bakmaktır; kulağın zinâsı işitmektir; dilin zinâsı konuşmaktır; elin zinâsı tutmaktır; ayağın zinâsı yürümektir. Nefis ise arzular ve temenni eder; tenasül uzvu da bunları ya tasdik eder ya da yalanlar.” (Buhârî, İsti’zân, 12; Müslim, Kader, 20)

Bu sebeple korunmak, sadece bedeni değil, kalbi de muhafaza etmeyi gerektirir. Gönülde safiyet olmadan, davranışlarda istikamet sağlanamaz. Zira Harama bakmak, gönle düşen bir kıvılcımdır; eğer hemen söndürülmezse, gönlü yakar. Öylece rahmani bakışı kalpten uzak eder.

Korunmak için öncellikle gözleri korumak gerekir. Zira kapısı gözdür. Filizler ise kapte atılır. Sonra nefis devreye girer ve kişiyi mahrum eder. Zira ayeti kerimede Allah şöyle buyurur; “Mümin erkeklere söyle: Gözlerini sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar.” (Nûr, 24/30) onun için de öncellikle göz temasında sınır koymalı ve bakışımızı edep dahilinde tutmalıyız.

Korunmak için kalbimizi ilahi edep ile temiz tutup, bedensel arzu ile göze direktif vermekten korumalıyız. Zira hadisi şerifte ise şöyle buyurur peygamberimiz (sav); “Helâl bellidir, haram bellidir. İkisi arasında şüpheli şeyler vardır…” (Buhârî, Îmân, 39) Dolayısıyla şüpheli davranışlardan uzak durmalı ve gönlü temizleyen zikir ve ibadet ilahi huzurda kalmaya gayret etmeliyiz.

Kesinlikle zinanın hiçbir türlüsüne Yaklaşmamalı ve kalbimizi çiteleyen bu en büyük dışsallıktan başlayıp içe sirayet eden halden uzak durmalıyız. Zira ayeti kerimede Allah şöyle buyurur; “Zinaya yaklaşmayın…”(İsrâ, 17/32) Dolayısıyla günaha götüren ortam, konuşma ve davranışlardan önceden uzak durmak, bizi emniyete alan temel perspektiftir.

Allah cümlemizi kendisinden uzaklaştıran her davranıştan uzak etsin; sırf ve sâf olmamız için engel olan her fiilden korusun.

Yorum yapın