6) YAŞANTIMIZDA DEĞERİ FARK ETMEK

Bu hayat içinde olanları yargılamadan ve kesin hüküm vermeden, içinde bulunduğun fiile bakıp önce anlamaya çalışmalıyız. Böylece anlayış gösterme çabasına girerek, mürid olan Hakk’ın irade gücünü kullanmak suretiyle değere yani bilinmek istenilen değere kavuşulur. Ama yargıda bulunduğunda, içeriğinden mahrum kalınır. Böylelikle, kendindeki Hakk’ın, bilinmek istenilenin hakkını vermiş olmaktasın. Anlayıp anlayış gösterdiğimiz kadar gerçek değerin kıymeti anlaşılır ve bizden yansıma bulur.

İnsan, kendisine verilen halifeliği ancak bu değeri yansıtmak suretiyle icra eder. Aksi hâlde hilâfetinin hakkından mahrum kalır. Yargılamak ise yargılananı yargı çemberi içine almaktır; nefessiz, ruhsuz bırakmaktır; fark edememektir. Aslında bu, gizli bir isyandır ve örtüdür. Samimi şükür ise, verilen her nimete razı olabilmektir. Kanaat etmek, hamd etmek, elindeki nimeti fark etmek; perdenin kalkması veya kapının anahtarıdır ki sana gizli hazineyi açar.

Tefekkür ise anahtarın dişleridir. Hakikat; kayıtsız, şartsız, yargısız dikkat ederek değeri görebilme sanatıdır. Gönül sultanlığıdır. Marifet, Arafat’ta varlığın ta merkezinde sırat-ı müstakimde kalabilmektir. Hakk’a gönül verip hâl edindiğin ve hayatta yürürlüğe koyduğun kadar yol almaya başlarsın. Yol alırken, yani seyr-i sülûkte geçirdiğin vakitlerde yaptığın çalışmalar kadar gönül aynan parlaklık kazanır ve içinde barındırdığın hazine, güzelliğini önüne sergiler.

Her ibadet, anda ve anın kıymetini bilmek içindir; kendi değerini yükseltip, diri ve dik tutman içindir. Hem miracını gerçekleştirmek içindir. Elif gibi kıyama geçmektir. Kibir perdesini örtüp, Kibriyâ perdesini açmaktır. En büyük değer buradadır. Bu sunulan ikramı gaflet ile heba etme ve örtülü perdeleri kaldır. Uyan, gör, dinle ve hisset. “Namaz insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar.” (Ankebût, 45). İşte bu bilinç, seni hakikate yaklaştırır.

Hayatta çalkantılar olacaktır. Sakın kendini bunlara kaptırma. Hüküm vermeden, bunlara hükmet. İşte gerçek özgürlük buradadır. Yaşananlar hep bu kıymeti, bu değeri bilmen ve bunu kendine hâl edinmen içindir. Bu bir ikinci bahara geçiştir. Bu kıymetin içinde derin bir sevgi mevcuttur; diridir ve diriltir, tek çıkış yoludur. İşte bu, özgürlüğe dayanan yoldur. “Gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır.” (İnşirah, 6).

Tüm çıkışlar ve aydınlıkla kazanılanlar sevgiden ibarettir. Gerçek cenneti, bunu bildiğin anda inşa etmeye başlarsın. Bu zarif libası giyinmeyi bil. Kendine güzel davran, ince ol ve kesinlikle kendini incitme. Kendi kıymetini her seferinde böylelikle bir üst noktaya taşı. Yolda sensin, yolcu da sen. Kendi değerine sahip çık ve sorumluluğunu al; çünkü esas değer burada gizlidir. Kendi yokluğunu hissedip, mânânda fânî olarak Bâkî olan Allah’ı seyretmendir.

İşte bu değeri bilince tüm âlemlere meydan okursun. Çünkü bu değer ile varlığa tenezzül edersin ve kimse seni tutamaz. “Enel Hak” denilen salt bilinç, burada sana terennüm edecektir. Sakın bu terennümün sesine kapılıp “Enel Hak” demeyesin. Çünkü her ne kadar sen bunu seyir etsen de, sen “Enel Hak” diyemezsin. Sen, o terennümde yerini almış olsan da, her şey dahi o terennümün içinde yer almıştır. Ve Hak, hiçbir şeyle sınırlanamayacak hâlde, yalnızca kendinden kendinedir.

Gerçek olan değer her zaman özgürdür ve kayıtsızdır. Değerini bil, değerini bul ve değerini yaşa. Hayatın gizemi ve güzelliği burada saklıdır. Bu arada sırat-ı müstakimde yol aldığını unutma. Saklı olan, Bâkî olanda; açıkta olan da ondadır. Hem yokluktaki varlık, hem varlıktaki yokluk… Tümü senden sana yolculuğun kalıntılarında saklıdır. Tüm mana ustaları, sende olanı keşfetmek için çabaladılar.

Kendinde olan, üflenen Allah ruhunu keşfettiğinde artık senin için seyr-i sülûk bitmiştir. Çünkü ruhun özündeki sır açığa çıkınca, hayatın her anı bir miraç olur. O zaman yaşadığın her şey bir işaret, her zorluk bir imtihan, her güzellik bir ikram olur. Ey insan, bu sırrı fark et ve değerlendir; çünkü hayatın manası ancak böylece sonsuzluğa taşınır.

Yorum yapın