İLAHÎ MUHABBETE YELKEN

İlahî muhabbete ile gönül huşûda olmalı,Gönül, Hakk’ın huzurunu özünde hissetmeli.Teslimiyetle derinleştikçe rahmete ram olmalı,Bu ram ile kullukta bencillikten arınmalı. Ey huşû yelkeninde sükûnu bulan ruh,Sen bu cihanda bir fısıltı, bir nefes, oldun zirruh.Senin ruhun sonsuz deryada secdeyle eyledi oh,Secdede yüzdükçe masivayı aramaz, bulur ruh. Ey Hak teslimiyetinde secde misli yükselen nida,Bu nida ile gönlünü topla, … Devamını oku… İLAHÎ MUHABBETE YELKEN

AŞKA YELKEN AÇMAK

Aşka yelken açmak için gönül teslim olmalı,Gönül, Hakk’ın divanını özünde hissetmeli.Teslimiyeti hissettikçe rahmete ram olmalı,Bu ramda, ramlıkta hamlıktan arınmalı. Ey aşka yelkende karamsar olan ruh,Sen bu cihanda bir seda, sen oldun zirruh.Senin ruhun sonsuz deryada yüzdü misli Nuh,Gemide yüzerken oğlunu arar, almaz bir yuh. Ey Hak sevdasında ışık misli yükselen seda,Bu seda ile yüreğini topla, … Devamını oku… AŞKA YELKEN AÇMAK

174) EY İNSAN! TEVDİ EDİLEN EMANETE SAHİP ÇIK

Ayeti kerimede Rabbimiz şöyle der: “Gerçek şu ki, Biz emaneti göklere, yere ve dağlara arz ettik de; onlar bunun yüklenmekten çekindiler ve ondan korkuya kapılıp titrediler. O’nu insan yüklendi. Gerçekten o, pek zalim ve çok cahildir.” (Ahzâb, 72) Bu ayet insana verilen yükün sıradan bir yük değil, varoluşun özü olduğunu göstermektedir. Göklere, yere ve dağlara … Devamını oku… 174) EY İNSAN! TEVDİ EDİLEN EMANETE SAHİP ÇIK

173) AYNI RUHUN PARÇALARI DEĞİLİZ

Tek ruhun parçaları mıyız? Parça mıyız? Tek miyiz? Ruh muyuz? Neyiz acaba? Ruhundan üflemişse, ruhu bizde bölüm mü olmuş? Ruhundan nereden nereye üflemiş? Bu sorular, insanın varlığının merkezine dokunur. Tasavvufî yolculuk da aslında bu soruları sorarak başlar. Ruh meselesi insana dair en ince sırdır. İnsanlık tarihi boyunca en çok sorulan sorulardan biri budur: “Biz kimiz, … Devamını oku… 173) AYNI RUHUN PARÇALARI DEĞİLİZ

172) AHFAYA UZANAN YOLCULUK

Allah ismiyle bize kendisini tanıtan mutlak zatın kendinden kendine yansıyan nurunun içeriği olan kuvveler, şekerin içindeki tat gibi her tarafımızı oluşturur. Bedenimiz, ruhumuz, manamız, sırrımız, hafimiz veya ahfamız yani her şeyimiz. İnsan özüne yöneldiğinde anlar ki, varlığında hissettiği her latife, aslında Allah’ın nurundan gelen bir tecellidir. “Biz insana şah damarından daha yakınız” (Kâf 16) ayeti, … Devamını oku… 172) AHFAYA UZANAN YOLCULUK

171) FENAFİLLÂHA ERMEK ESAS GAYE DEĞİLDİR

Yolun çok ötesindeki trafik bilgisiyle oraya odaklanarak arabanı süremezsin. Onun için de faydasız ilimden hakka sığın. Faydalı olanı alarak önüne ışık yak ve yürü. Zira uzaklardaki yol ışıkları senin önünü aydınlatmaz. Onun için de kişinin içsel âlemine yerleştirilen epifiz bezi olarak bilinen uzakları keşfetme gözünü Allah kapalı tutarak sadece ihtiyaçlarını gideren başın gözlerini faal etmiştir. … Devamını oku… 171) FENAFİLLÂHA ERMEK ESAS GAYE DEĞİLDİR

AŞKIN LİMANI

Aç kollarını ey derya sahnesi,Sar beni Hakk’ın sonsuz nefesi.Kokunla dolsun özümün kafesi,Bakışın rahmet, azamet hevesi. Titredi gönlüm senin sesinde,Yandım aşkın ateş kâsesinde.Kurbanım aşkın şarap kesesinde,Nağme nağme yüksel ses nefesimde. Girmesin araya ne felek ne melek,Kelebek uzak dursun, zeybek ne gerek.Coşunca içimde sevgiyle yürek,Yaklaşmasın bana ne acem, ne dilek. Yâr kadehinden içtim ben şifayı,Ona akıttım ben … Devamını oku… AŞKIN LİMANI

HAYATA BAKIŞIM…

En çok önem verdiğim konu, sağlam bir itikattır. Mesele itikadî bir konu oldu mu, gözüm başka hiçbir şeyi görmez olur. Dünya menfaatleri, makam, mevki, dostluklar, hatta en yakın bağlar bile bu noktada ikinci planda kalır. Zira iman, Allah Teâlâ’nın kalbimize emanet ettiği en büyük nimettir. Onu korumak, her şeyden önce gelir. Nakşî silsilem eksiksizdir; bu … Devamını oku… HAYATA BAKIŞIM…

PEYGAMBERDİR ESAS MURŞİD

Seçkin bir dua يَا رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، أَنَا الْعَاجِزُ الْفَقِيرُ، أُسَلِّمُ رُوحِي وَقَلْبِي وَنَفْسِي إِلَيْكَ، فَخُذْ بِيَدِي إِلَى مَوْلَايَ الْكَرِيمِ، وَاقُدْنِي إِلَى رِضَاهُ الْعَظِيمِ، وَأَسْكِنِّي فِي جَنَّاتِ قُرْبِهِ، وَأَبْلِغْنِي مَعْرِفَتَهُ وَمَشَاهِدَ أَنْوَارِهِ، وَاجْعَلْنِي مِنْ أَحِبَّائِهِ وَمُخْلِصِي أَوْلِيَائِهِ. Yâ Resûlallâhi sallallâhu aleyhi ve sellem, ene’l-âcizu’l-fakîr, usellimu rûhî ve kalbî ve nefsî ileyke, fe-huz … Devamını oku… PEYGAMBERDİR ESAS MURŞİD

170) İNSAN; VAR MIDIR?, YOK MUDUR?

Yaşam alanımızda insana “yoksun, hiçsin” denilerek ve bu zihnine kodlanarak kendisine zulüm edilir. Bil ki yoktan var edilen her bir varlık asla yok olmaz ve yok değildir. Çünkü her şey O’ndan gelmiş olup, O’nunla kaim olarak O’na döner. İnsan, hakikatte yokluk değil, Allah’ın kudret eliyle var edilmiş bir tecellidir. Kur’an’da “Biz sizi boş yere yarattığımızı … Devamını oku… 170) İNSAN; VAR MIDIR?, YOK MUDUR?