184) DERİN UYANIŞA DOĞRU ADIM ADIM

Allah ile bir olmak, birleşmek ve Allah’a yaklaşmak gibi tabirler hep duymaktayız. Bunların aslı var mıdır? Ayetlerde bunun için hangi tanımlamalar yapılmıştır? İnsanlar bu tanımlamaları nasıl anlamıştır? Bu konuya az değinelim. Öncellikle bu konudaki bir ayete ve bir hadise göz atalım. Sonra da inşallah konunun izahına geçelim. Ayette rabbimiz şöyle der; “Her kim Allah’a kavuşmayı … Devamını oku… 184) DERİN UYANIŞA DOĞRU ADIM ADIM

183) ALLAH ZİKRİ SENİN İÇİN EN BÜYÜKTÜR

Zikrullah yani Allah’ın zikri en büyük ameldir. Zikrullah (Allah’ı anmak), kalbin özünde açılan bir penceredir. Bu pencere açıldığında insan kendi hakikatini fark eder. Zikir, yalnızca dilin tekrarı değil, kalbin Hakk’a yönelmesidir. Zikrin olmadığı bir kalp, yağsız kandil gibi yanmaz, ışık veremez. Zikretmeden hiçbir şey üretilemez. Zikir olmadan ne manevi ne de maddi bir üretim tam … Devamını oku… 183) ALLAH ZİKRİ SENİN İÇİN EN BÜYÜKTÜR

182) RUH VE BEYİN İLİŞKİSİ

Dön kalbine dal içine… İnsan kendi hakikatini bulmak istiyorsa, dışarıya değil içine dönmelidir. Kalp, Rabb’in insana yerleştirdiği bir sır hazinesidir. Oraya indikçe insan, özündeki ruhun güzelliklerine ulaşılır. Kalbine dönmek, hakikate açılan ilk kapıdır. Bu dönüş aynı zamanda dışarıda aradığın huzuru içeride bulmak demektir. İnsanın hakikati, dışarıda gördüğü manzaralarda değil, kalbin derinliklerinde gizlidir. Kalp, ruhun aynasıdır. … Devamını oku… 182) RUH VE BEYİN İLİŞKİSİ

181) HALKIN ALLAH İLE BÜTÜNLEŞMESİ YOKTUR

Allah ile aldatanlar, birçok enstrüman kullanır. Tarih boyunca insanları hakikatten uzaklaştırmak isteyenler, kullandıkları sözleri süsleyerek bâtılı hak gibi göstermişlerdir. Bu, şeytanın en eski hilesidir. İnsanı Allah’a yaklaştırır gibi görünen ama aslında Allah’tan uzaklaştıran yolların en tehlikelisi budur. Bu enstrümanlardan biri de fenafillah olayını çarpıtıp insanların Allah ile haşa bütünleşme saçmalığı iledir. Fenafillah, yani “Allah’ta fani … Devamını oku… 181) HALKIN ALLAH İLE BÜTÜNLEŞMESİ YOKTUR

180) AŞK HALİ MİRAÇ HALİ MİDİR?

Önce aşk konusuna az değinelim, sonrada miraç konusuna dokunduralım. İnsanlık literatüründe elbette aşk vardır. Ama İslam’ın literatürde ise, olay TEVEDDÜD tür. Birbirini Allah için sevmektir. Aşk ise tek yönlü bir bağlanıştır. Bu tek yönlüde öyle bir bağlanmaktır ki, aklı ve imanı devre dışı ediştir. Meczup ve metfun olmaktır. Burada farkı iyi anlamak gerekir: aşk, insani … Devamını oku… 180) AŞK HALİ MİRAÇ HALİ MİDİR?

179) RUH VE ŞUUR HAKKINDA KISA BİR SEZGİ

Bireysel ruh ile bu et kemik beden arasında hüviyet olarak fark yoktur. Çünkü beden, ruhun kendisini gösterdiği bir kabuktan ibarettir. Ruh, bedensiz görünemez; beden de ruhsuz yaşayamaz. İnsanın kimliğini belirleyen şey, ikisinin birlikteliğidir. Ama aslolan ruhtur; beden onun bir aracı, bir yansımasıdır. İnsanın özünde taşıdığı ruh, onun hüviyetini belirleyen asli cevherdir. Et ve kemikten oluşan … Devamını oku… 179) RUH VE ŞUUR HAKKINDA KISA BİR SEZGİ

178) MURŞİDİN GEREKLİĞİ VE KİŞİSEL GELİŞİM

İnsanların mürşide bağlılıkları nasıl olur? Mürşide bağlılık şart mıdır? Mürşide bağlı olmayan bir şey kaybeder mi? Gibi birçok soru ilim yolunun yolcusunun aklını karıştırmaktadır. Kişi mürşid ararken veya bağlanmak isterken, onun bilinçaltında var olan teslimiyet melekesinin tatmin aramasındandır. Çünkü Allah, kişinin içine teslim olma hasletini de yerleştirmiştir. İnsana tevdi edilen bu “teslimiyet” hasleti, aslında Allah’a … Devamını oku… 178) MURŞİDİN GEREKLİĞİ VE KİŞİSEL GELİŞİM

177) MARİFET KÖKÜN TOPRAKLA BULUŞTUĞU ANDIR

Marifet Allah’a tam eriştir. Ağaç kökünün toprakla buluşması gibidir. Önce fidan ekilir ve o fidan kök atar. Sonra toprak kökü kaplar, sarmalar ve besler. Sonra kök ve toprak bütünleşir. İşte kişinin Allah ile kaim olduğu hakikatını hissetmesine yani bu bütünleşmeye mana ilminde marifet derler. Marifet, yalnızca bir bilgi değil, varlığın tüm zerresinde Allah’a ait olduğunu … Devamını oku… 177) MARİFET KÖKÜN TOPRAKLA BULUŞTUĞU ANDIR

176) SUYUN HAFIZASINDA SAKLI OLAN HAKİKAT

Ya “su” sen ne mübareksin… SU Muazzam bir yapıdır. İçine girdiği kabın rengini alır. Su, Hakk’ın isimlerinin tecellilerini taşır. Bir kapta nasıl renk değiştiriyorsa, insanda da niyete göre şekillenir. Saf kalpte rahmet olur, kirli nefiste azap olur. Zira Kur’an’da “Biz her canlıyı sudan yarattık” buyrulmuştur; yani su yalnız bedenin değil, mananın da taşıyıcısıdır. Su, hakikatin … Devamını oku… 176) SUYUN HAFIZASINDA SAKLI OLAN HAKİKAT

175) KADINA ZULÜM, RAHİM’E İHANETTİR

Kadına zulmetme, o rahim’in tecelligahıdır. Kadınlar erkeklere göre velayete ulaşanlar erkeklerden kat kat fazladır. Ama onlar setr ehli olduklarından perde arkasındadırlar ve tanınmazlar. Allah kadınları aşırı mübarek yarattığı için, perde arkasında olmalarını istemiş ve açılıp saçılmalarını hoş görmemiştir. Ayrıca Allah, rahim esmanın tecellisi olan kadınlara mahremiyet açısından hep gizleyerek sahip oldukları nuraniyetin inişe geçmesini istememiştir. … Devamını oku… 175) KADINA ZULÜM, RAHİM’E İHANETTİR