83) ALLAH’IN TECELLİSİ MUHALDIR

Allah hiçbir kulundan tecelli etmez. O’nun mahlûk üzerinde tecelli ettiği zannı, gafletin ve yanlış anlayışın ta kendisidir. Bizler Allah’ın kullarıyız; Allah ise ezelî ve ebedî, mutlak varlıktır. Bizdeki tüm manalar O’nun kudretiyle yaratılmıştır, fakat asla “Allah’ın kendisi” değildir. O, Allahu Ekber’dir; insan ise O’nun dokundurduğu mana terkibinden, ruhundan üflenmiş bir nefes ile sanal benlik verilmiş … Devamını oku… 83) ALLAH’IN TECELLİSİ MUHALDIR

82) AKLEDEN KALP SIRF AŞKTAN İLAHÎ HUŞÛYA

İlahi huşû, duygunun taşkınlığını aklın terazisine bırakıp, ardından içsel sezgiyi akleden kalp ile aşarak sırf aşk hâlinden çıkıp huşû yolunda yürümektir. Bu sebeple Kur’an-ı Kerîm’de: “Şüphesiz bunda, kalbi olan veya hazır bulunarak kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.” (Kâf, 37) buyrulmuş, akleden kalbin önemi vurgulanmıştır. Aşk kalbe bir kıvılcım olarak düşer, fakat huşû bu … Devamını oku… 82) AKLEDEN KALP SIRF AŞKTAN İLAHÎ HUŞÛYA

81) ARABANA SAHİP ÇIK EY ŞOFÖR

Eğer şoför, arabasını sürerken çölün ortasında arabasını veya yolcusunu terk edecek kadar maddî ya da manevî hevese kapılırsa, bu büyük bir felakettir. Bu durum sadece dünyevî yönetim için değil, aynı zamanda ilim yolculuğu için de geçerlidir. Çünkü her bir yolcu, eğer sahipsiz bırakılırsa, kurda kuşa yem olur; gafletin ve hevânın pençesine düşer. İşte bu sebeple, … Devamını oku… 81) ARABANA SAHİP ÇIK EY ŞOFÖR

80) VAHDETİ ŞUHUD MÜMKÜN MÜDÜR?

Şuhud yani şehadet âleminde gözüken her şey demektir. Görülen her şeyin bir olması ve tek bir bedene sahip olması için, biri diğerinin bir uzvunu oluşturması gerekir. Her biri ayrı bir parçayı oluşturan varlıkların tümünün tek bir tümel yapıyı oluşturması gerekir. Bu şekilde bir tümel yapı olmadığı gibi, tümel yapının bir parçasını oluşturan parçacıklar da olamaz. … Devamını oku… 80) VAHDETİ ŞUHUD MÜMKÜN MÜDÜR?

79) VAHDETİ VÜCUD MU? VACIBÜ’L-VÜCUD MU?

Vahdet-i Vücud, vücudun tek olması demektir. Fenâ fillah ise Allah’ta fani olmak demektir. Bu iki tabir, Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimizin dilinde, sahabenin zikrinde veya tâbiînin fikrinde olmayan kavramlardır. Peki tabirler nereden geldi? Hangi mantıkla bu kavramlar dine sokuldu da birçok aklını az kullananı aklından etti, aklını çok kullananı huzursuz etti, iman … Devamını oku… 79) VAHDETİ VÜCUD MU? VACIBÜ’L-VÜCUD MU?

78) AŞKA TUTUNMAK FENÂFILLÂH YAŞAMI MIDIR?

Geldik fenâfillâha. Bizim çalışma tarzımızda “Aşk yok” ama mutlak muhabetullah ve derin tefekkür ile hakka teveccüh vardır. Zira bu düşüncemizin altını doldurmadan olayın anlaşılmayacağını fark ettik. Onun için önce FENAFİLLAHA az dokunalım dedik. Aşk yoksa, o zaman herhangi bir kişinin başka bir kişide fenası da yok demektir. Bu düşünce -tarzı itibarıyla- insandan insana olduğu gibi, … Devamını oku… 78) AŞKA TUTUNMAK FENÂFILLÂH YAŞAMI MIDIR?

77) DÜNYA YAŞAMI SADECE BİR SERAPTIR

Bir avuç insan değil, bütün insanlık bir araya gelse… Hepsi birden ayağa kalksa, esas duruşa geçse, sana hürmet edip saygı gösterse… Tüm isteklerini yerine getirse, önüne sermeler yapsa… Eğer bu hürmetlerin karşılığında Rabbü’l-âleminin kulluğuna ters düşecek bir talep gelse, bil ki tüm bu saygılar bir seraptır. Çünkü hakikatte Allah’a kulluğa aykırı olan her şey, ne … Devamını oku… 77) DÜNYA YAŞAMI SADECE BİR SERAPTIR

76) NEFSÎ AŞK VE HAKİKÎ AŞK

Evet aşk nedir? Halk arasında aşk genelde bir kişinin bir kişiyi sevmesi, onda kendi tatminini bulması olarak anlaşılır. Bu yönüyle aşk hayvanlarda da vardır. Çünkü onların erkek-dişi hormonları belli zamanlara bağlıdır ve o vakitlerde birbirlerine yönelirler. İnsanlarda ise hormonal yöneliş zamana bağlı değildir; her daim vardır. İnsan, karşı cins ona yöneldiği sürece yönelmeye devam eder. … Devamını oku… 76) NEFSÎ AŞK VE HAKİKÎ AŞK

75) VEYSEL KARÂNÎ VE ÜVEYSÎLIK HÂLI

Veysel Karânî aşkı, şaşmaz bir aşktır. Bu aşk, kul ile Allah arasında derin bir ülfete, yakınlığa ve samimiyete sebep olur. İllâ Hû” diyerek kalpten kopan nida, işte bu aşkta kemâl bulur. Böyle bir aşk, insanı Rabbine bağlayan en saf iptir. Çünkü hakikatte aşk, insanın kalbini Allah’a yönelten en güçlü cezbedir. Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi … Devamını oku… 75) VEYSEL KARÂNÎ VE ÜVEYSÎLIK HÂLI

74) YENİ ÂLİMLERİ ESKİ ÂLİMLERİN PENCERESİNDEN SEYRET

Eski âlimlerle sırdaş olup yeni yeni keşifler üretmek varken ya eskiye saplandık ve kişisel gelişimi kilitledik, ya da eskiden ders alıp yeniliği düşünen kişilerin ürettiği güzellikleri başka mecralara çektik. Dikkat edin kardeşlerim… Eski âlimler birçok sırrı, anlama kıtlığı çekenler başka yöne çekmesin diye gizlediler. Çünkü toplumun geneli her hakikati kaldırabilecek olgunlukta değildi. Onlar hikmeti, zamanı … Devamını oku… 74) YENİ ÂLİMLERİ ESKİ ÂLİMLERİN PENCERESİNDEN SEYRET