92) RAB, MELİK VE İLAH SADECE ALLAH’TIR

Rububiyet, Melikiyet ve Uluhiyet kavramlarından her birinin kavram içeriği ayrı ayrıdır. Her birinin anlam nazariyesi farklıdır. Her biri mutlak olarak insan için geçerlidir. Sadece birini baz alıp hayata ve yaşantıya o pencereden bakarsak hakikatten saparız. Rabbe kulluk nasıl yapılır, ilaha kulluk nasıl yapılır ve melike kulluk nasıl yapılır? İnsan Rabbine kuldur, ilahına da kuldur ve … Devamını oku… 92) RAB, MELİK VE İLAH SADECE ALLAH’TIR

RAHMETİN NURU

Ruh kemale erer bir er ile,Kalb cemale erer yâr ile.Sır şahlanır dokunan rahmet ile,Öylece aynı cemale bakılır şefkat ile. İnsan kalbi rahmetiyle buluşunca,Kalb buna revan olunca,İki cihan insanın olur ayân beyan.Yapraklar dökülür misli hazân. Kalbinin şefkati ve rahmeti aktı yaa,Gerisi boş, kalır sonsuzlukta hülya.Bize kalan rahmetten bir derya,Deryada bir damla, ilahi mutluluk, bu yaa… Bu … Devamını oku… RAHMETİN NURU

91) HUZURU KALP ILE DUA EDELIM

Huzur-u kalp ile yapılan dua, acilen kişiye geri döner. Kişi huzur-u kalp ile yönelirse, bilinçaltı devreye girer. Tüm varlıkların bilinçaltı aynı havuz olduğu için, dua eden kimse o havuzdan gerekli noktayı harekete geçirir. Böylece kişinin ihtiyacını hangi birim yerine getiriyorsa, o birim bunu hisseder ve dua edenin ihtiyacı o vasıta ile giderilir. Dua, kulun aczini … Devamını oku… 91) HUZURU KALP ILE DUA EDELIM

90) KÂLÛ BELÂ (ELEST BEZMI)’Yİ HATIRLAMA

Bir örnek vererek konuya başlayalım; dünyaya yeni gelen bebek, annesinden süt emmek için kimseden talim almaz. Zaten talim almak için gerekli bir düzeye gelmemiştir. Annesinin sütünü doğrudan emmeye başlar. Yani yaratılışı onu o şekilde yönlendirir. Onun bünyesine emme melekesi yerleştirilmiş bir şekilde annesinin sütünü emmeye başlar. Bebeğin annesinin sütünü içebilecek halde içsel bir meleke ile … Devamını oku… 90) KÂLÛ BELÂ (ELEST BEZMI)’Yİ HATIRLAMA

89) KÂLÛ BELÂ (ELEST BEZMI) NEDİR?

İki ölüm ve iki dirilme hakikati; anlatıma şu ayeti kerime ile başlıyalım… Onlar: “Ya Rabbenâ!” derler, “Sen bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. İşte günahlarımızı itiraf ettik. Şimdi, telafi etme için buradan çıkmaya bir yol yok mudur?” (Mümin, 40/11) Kâlû Belâ’da sıfırdan var edildik ve Rabbimizin davetini kabul ettik. Sonra öldürülüp sekre (şuurun kapanması, … Devamını oku… 89) KÂLÛ BELÂ (ELEST BEZMI) NEDİR?

 88) ÖZGÜ KUVVELERİMİZİ BİZ ZUHUR EDERİZ

Doksan dokuz esmânın kişide ihsâsı (duyurulması) sonucu, mudillik (saptırıcılık) yolları kişiye apaçık olur. Böylece kişi kendisini korumaya alır. Doksan dokuz ismin kuvveden fiile çıkarılmasından mahrum kalması ise, kişiliğin mudilliğe bürünmesine sebep olur. İnsan, böylece kendi kendisinin düşüşünü fark eder. Aslında bu hâl, “El-Mudil” isminin bizatihi Allah’a ait bir fiil değil, kulun mahrumiyetine yüklenen bir işaret … Devamını oku…  88) ÖZGÜ KUVVELERİMİZİ BİZ ZUHUR EDERİZ

87) ALLAH’IN DEĞİŞMEZ KADERİ NEDİR?

Kader olayını tam olarak anlamak için varlık âleminin temeline inmek gerekir. Yoksa bu olay asla anlaşılmaz. Onun için de yaratım alanının künhüne inip bize doğru adım adım gelelim. Olayı anlamak için Nûr-i Muhammedî olarak bize sunulan hakikati iyi bilmemiz gerekir. Olay şöyle başladı: Allah, zâtının nurunu ışıldamasını kendinden kendine olarak seyretti. Seyrederken bir tutam nurunun … Devamını oku… 87) ALLAH’IN DEĞİŞMEZ KADERİ NEDİR?

86) ŞEYTANİYETİN BAŞLANGICI

İnsana secde etmeyen cin değildir; insana secde etmeyen şeytandır. Şeytaniyet, varlığın “nârî katmanı”na ait bir boyuttur. Ona bu ismin verilmesinin sebebi, kişiyi nefsinin hakikatinden uzaklaştırmasıdır. Zira “iblis” kelimesi, sözlükte şeytanca işler çeviren, kötülükte ileri giden, düzenbaz ve saptırıcı anlamına gelir. Bu katman, tüm iradeli varlıklarda mevcuttur. Asıl mesele, bu katmanın şerrinden korunup nûrî boyuta yönelebilmektir. … Devamını oku… 86) ŞEYTANİYETİN BAŞLANGICI

85) AŞKIN GERÇEĞİ

Allah aşkı nasıl olacak? İnsana olan aşk nasıl olacak? Aşkı kalbimize koyan Allah değil mi? Evet, aşk yaratılmıştır ve yaratılan bir haslettir; kimse bunu inkâr edemez. O hâlde bu aşk neyin nesidir, nerede, nasıl ve nereye kadar kullanılmalıdır? Çünkü hem Allah’ı severken hem eşimizi hem çocuklarımızı sevmekle mükellefiz. İşte burada mesele, aşkın mahiyetini doğru anlamaktır. … Devamını oku… 85) AŞKIN GERÇEĞİ

84) SEN “DEĞER”SİN EY İNSAN EVLADI

Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz ve tüm peygamberler, meleklerin en büyüğü olan Cebrâil’den daha yücedir. Çünkü peygamberler, yalnızca birer elçi değil; Allah’ın kulları arasında seçilmiş, halifelik sırrını en kamil şekilde taşıyan varlıklardır. Onların dışındaki hiçbir insan Cebrâil’den üstün değildir. Her varlık gibi meleklerin de kendilerine özgü bir nefisleri vardır. Fakat onların nefsi, … Devamını oku… 84) SEN “DEĞER”SİN EY İNSAN EVLADI