63) İNSANIN MES’ULİYETİ NEREDE BAŞLAR

Şimdi derin derin düşünerek burada yazılanlar üzerinde gözümüzü gezdirelim… İnsan da diğer tüm varlıklar gibi; bizce keyfiyeti tümüyle mechul bir tarzda, Allah’ın bir tutam nurundan varlığını alarak ve Allah’ın ilmiyle kuşanarak, yani Allah’ın ilminde ilmi bir birim olarak var edildi. İnsan da tüm varlıklar gibi Allah’ın ilminde bir fıtrat ve düzen dahilinde var edilmiştir. “O, … Devamını oku… 63) İNSANIN MES’ULİYETİ NEREDE BAŞLAR

62) TASAVVUF HOBİ DEĞİL YAŞAM ALANIDIR

Mutavassıt olmak genelin bakış açısıdır. Yani çoğunluğun yolu orta yolda kalmaktır. Fakat bu orta hâl, hakikatin derinliklerine ermek için yeterli değildir. “Onların çoğu zanna uyar. Zan ise hakikatin yerini tutmaz.” (Yûnus, 10/36) buyrularak çoğunluğun zanda kalışı anlatılmıştır. Genel için her iki uçta yani teşbih veya tenzihte yoğunlaşmak farkına varmadan ayağı kaydırır. Hristiyanların “İsa Allah’ın oğludur” … Devamını oku… 62) TASAVVUF HOBİ DEĞİL YAŞAM ALANIDIR

61) NEFSİ ANLAMAK ÜZERE BİR ÖNSÖZ

Nefsin kendisi soyut bir kavramdır. Nefs, üzerinde var edilen bedenin şeklinde kendisini bilir. Nefs, görünmez ama varlığın özü olan bir hakikattir. Beden, onun suret bulmuş hâlidir. “Nefse ve onu şekillendirene andolsun.” (Şems, 91/7) buyrularak nefsin yaratılışına dikkat çekilmiştir. Benlik de soyut bir kavramdır, o da nefsin üzerinde nefisle bütünleşerek yaşam alanı edinir. Nefis, benlik üzerine … Devamını oku… 61) NEFSİ ANLAMAK ÜZERE BİR ÖNSÖZ

60) ALLAH’A ERMEK OLAYININ İÇ YÜZÜ

Evvet Allah’a ermek olayı… Hakikate erme yolculuğu tasavvufta seyr u sülûk diye anılır. İnsan, Allah’a erme arzusuyla kendi varlığını tanıma seyrine girer. “O’na yönelen doğru yolu bulmuştur.” (Şûrâ, 42/47) buyrularak Allah’a yönelişin doğru yol olduğu bildirilmiştir. Bir ırmak düşünelim. Doğuyor, deveran edip denize varıyor. Irmak misali, varlık da asıldan doğar ve tekrar asla döner. “Şüphesiz … Devamını oku… 60) ALLAH’A ERMEK OLAYININ İÇ YÜZÜ

59) DOSTLUK, EMPATİ VE ÜMMET BİLİNCİ

Bir dostla veya arkadaşla sohbet ederken, onların üzerinde oldukları ruh ve mana yakınlığını bilmeli, o söz söylenirken hangi ruh halinde söylendiği iyi tetkik edilmelidir. Zira insan sözü, ruh hâlinin yansımasıdır. Dostun sözünü anlamak için yalnız kelimeye değil, arkasındaki hâle de kulak vermek gerekir. “Söze en güzeliyle karşılık verin.” (Fussilet, 41/34) buyrularak muhatabın ruh hâline göre … Devamını oku… 59) DOSTLUK, EMPATİ VE ÜMMET BİLİNCİ

58) HIZIR

Mazlum olan kişi hızıriyet makamı ile buluşur ve duası makbul olur. Zulme uğrayan kişinin duası engel tanımaz, doğrudan kabul olunma sırrına erişir. Hadiste: “Mazlumun duasından sakının; onun duası ile Allah arasında perde yoktur.” buyrulmuştur. Bu kabul noktası “hızıriyet makamı” olarak bilinir. Hatta hatta mazlum kâfir dahi olsa da… Zulme uğramış kişinin dini farklı olsa bile … Devamını oku… 58) HIZIR

57) MAHREMİYET MESELESİ

İki namahremin derileri birbirlerine dokunsa abdestleri bozulur der İmam Şafii (rahmetullahi aleyh)… Bu hükmün arkasında derin bir hikmet vardır. Çünkü erkek ve kadın iki farklı enerji kutbunu temsil eder. Kur’an’da: “O’nun ayetlerinden biri de, size kendinizden eşler yaratmasıdır ki onlarda huzur bulasınız. Aranıza sevgi ve merhamet koydu.” buyrularak bu kutupların hikmeti anlatılmıştır. Niye acaba??? Çünkü … Devamını oku… 57) MAHREMİYET MESELESİ

56) MELEKUT ÂLEMİNDEN IŞILTILAR

Melekut âlemi her ortamın bünyesine göre şekillenir. Melekût, yani eşyanın iç yüzü ve ruh âlemi, bulunduğu ortamın mahiyetine göre görünüm kazanır. Kur’an’da: “Her şeyin melekûtu O’nun elindedir.” buyrularak bu hakikate işaret edilir. Uygun yerlerde değişik atomlar şeklinde şekillenir. Maddî âlemin en küçük yapıtaşı olan atomlar bile melekûtun bir yansımasıdır. Kur’an’da: “O, her şeyi yaratmış ve … Devamını oku… 56) MELEKUT ÂLEMİNDEN IŞILTILAR

55) SANAL BENLİK YOK EDİLİR Mİ?

İnsan bir sanal benlik sahibi olarak var edilmiştir. Sanal benlik, kişinin kendi varlığını algılayabilmesi için verilmiş bir emanet varlıktır. Bu benlik aslında bir perde gibidir. Kur’an’da: “Biz insanı en güzel kıvamda yarattık.” buyrularak bu benliğin hakikatine işaret edilmiştir. Bu benlik asla yok olmayacaktır. İnsan kendi varlığını seyredebilsin diye bu benlik ona verilmiştir. Ölümle veya manevî … Devamını oku… 55) SANAL BENLİK YOK EDİLİR Mİ?

54) HAZİNE İŞTE

Kur’an… Duysak bir hazineyi ve elimize haritası verilse… Burada Kur’an, gerçek hazineye ulaşmayı sağlayan ilahî bir haritaya benzetiliyor. Nitekim Kur’an’da: “Şüphesiz bu Kur’an, en doğru yola iletir.” buyrulmuştur. Yani insanın en büyük hazinesi dünya malı değil, Allah’ın kelamıdır. Çünkü sonsuzlığa açılır. Ama hazinenin haritası Çince olsa… İnsan, dünyevî bir hazineye ulaşmak için bile zorluğu göze … Devamını oku… 54) HAZİNE İŞTE