HAYDİ GÖZÜNÜ AÇ EY NEFSİM

İçinde olduğun vaktin öncesindeki tüm vakitler eski vakit olurken… İçindeki an da eski vakit olmak üzere aday olurken… Geleceğin gelip gelmemesi meçhul iken… Ey nefsim sen hala birilerinin nefesinden meded umup özüne ekilen tohumları çürütürken… Haktan uzaklaşman veya rabbe utanıp ona sığınmaman… Seni kuşatan en gizli virus olan şeytaniyet virusu seni rehin almış demektir… Sirkelen…. … Devamını oku… HAYDİ GÖZÜNÜ AÇ EY NEFSİM

TEFRİKAYA SON VER EY İMAN EHLİ

Kur’anı bile değiştirmeye kalkan insanlar, birçok sahte hadis uyduran insanlar, günümüze kadar gelen zatların kitaplarına eklemeler veya çıkarmalar yaparak İslam ümmetini bir birine düşürmüşlerdir. Sen zannediyor musun ki, elimizdeki kitapların hepsi orijinal İslam erlerinin kitapları mı? Hadisler bile uydurup peygambere iftara atanlar, elimizde olup okuduğumuz o kitaplarda aralara sıkıştırıp o İslam erlerine iftira atmazlar mı … Devamını oku… TEFRİKAYA SON VER EY İMAN EHLİ

DUANIN KABUL YERİ OLAN ÖZ ALT BİLİCİMİZ

Öz alt bilincimiz bizim esas yaşam alanımızdır. İyi veya kötü tüm dualarımızın karar yeridir. Öz alt bilincimiz, üst bilincimizin günlük çalkantılarından zaman zaman etkilense de, onun bakış açısı bizim temel düsturumuzdur. ihtiyacı nispetinde mutlak bilinçle iletişime geçip önüne getirir. Senin de günlük kullanım alanın olan üst bilinç münasebetiyle, hayatına giren oluşumları veya kişileri keyfi veya … Devamını oku… DUANIN KABUL YERİ OLAN ÖZ ALT BİLİCİMİZ

21- ENBİYÂ SURESİ

Enbiyâ Suresi 22. Ayet لَوْ كَانَ ف۪يهِمَٓا اٰلِهَةٌ اِلَّا اللّٰهُ لَفَسَدَتَاۚ فَسُبْحَانَ اللّٰهِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ OKUNUŞU:  Lev kâne fîhimâ âlihetun illa(A)llâhu lefesedetâ(c) fesubhâna(A)llâhi rabbi-l’arşi ‘ammâ yasifûn(e). ÖZ BAKIŞ: Eğer ki ikisinde Allah yanı sıra başka herhangi bir ilah olsaydı, ikisi de bozulup gidecekti. Arşı tertipleyip yaratan Allah; onların kendisine uydurup yakıştırdıkları tüm vasıflardan … Devamını oku… 21- ENBİYÂ SURESİ

23- MÜ’MİNÛN SURESİ

Mü’minûn Suresi 86. Ayet قُلْ مَنْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ السَّبْعِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ OKUNUŞU:  Kul men rabbu-ssemâvâti-sseb’i verabbu-l’arşi-l’azîm(i). ÖZ BAKIŞ: Allah yanı sıra başka ilahlar edinenlere de ki; yedi göğün tertipleyen ve düzene sokup terbiye eden kimdir? Hem büyüklüğü ve sahip olduğu ihtişam ile bilinen arşı yaratıp terbiye ederek tertipleyen kimdir?   Mü’minûn Suresi 116. Ayet … Devamını oku… 23- MÜ’MİNÛN SURESİ

25- FURKÂN SURESİ

Furkân Suresi 59. Ayet اَلَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۚۛ اَلرَّحْمٰنُ فَسْـَٔلْ بِه۪ خَب۪يرًا OKUNUŞU:  Elleżî ḣaleka-ssemâvâti vel-arda vemâ beynehumâ fî sitteti eyyâmin śümme-stevâ ‘alâ-l’arş(i)(c) errahmânu fes-el bihi ḣabîrâ(n). ÖZ BAKIŞ: O diri olup asla kendisi için ölüm olmayan odur ki; gökleri, yeri ve arasındakileri altı günde yaratandır. … Devamını oku… 25- FURKÂN SURESİ

27- NEML SURESİ

Neml Suresi 26. Ayet اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ OKUNUŞU:  (A)llâhu lâ ilâhe illâ huve rabbu-l’arşi-l’azîm(i). ÖZ BAKIŞ: Oysaki Allah; büyüklüğü ve sahip olduğu ihtişam ile bilinen arşın rabbi olarak, yani yaratımını terbiye ederek yaratan yanı sıra, başka hiçbir ilah yoktur.

34- SECDE SURESİ

Secde Suresi 4. Ayet اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۜ مَا لَكُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا شَف۪يعٍۜ اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ OKUNUŞU:  (A)llâhu-lleżî ḣaleka-ssemâvâti vel-arda vemâ beynehumâ fî sitteti eyyâmin śümme-stevâ ‘alâ-l’arş(i)(s) mâ lekum min dûnihi min veliyyin velâ şefî’(in)(c) efelâ teteżekkerûn(e). ÖZ BAKIŞ: Allah odur ki; gökleri, … Devamını oku… 34- SECDE SURESİ

AH HATALARIM AH

Ah hatalarım ne kadar insanca yaptım sizi Oysa her gün kendi kendime kaldığımda yüzleştiğim derin yaralarım Neden bu kadar insanca olan bir suça karşı kendimi affetmeyişim? O bile bir tövbeyle her şeyi silerken benim bu gururum ve kibrim neye? Kime? Sen SETTAR’ken benim durup durup hatalarımı yüzüme vuruşum neden? Af diye yalvarıp yakarıyorum rabbim, Asil … Devamını oku… AH HATALARIM AH

BESMELE İLE GÜCÜNE GÜÇ KAT

İnsan varlığa tahammül edemiyor bazen. Çünkü tek başına kalıp kendi yağında kavruluyor. Onun içinde bulunduğu ortamın sorunlarına tahammül etmek için, ortamın rububiyet alanıyla iletişimde olması gerekir. Bu da başladığı işi besmeleyle yapıp ortamın rabbini kendine vekil tayin etmesiyle gerçekleşir. İmtihanlar ile insanin omuzundaki yük taşınmaz hale geliyor. Çünkü insan aciz bir varlıktır. Her zaman, zamanın … Devamını oku… BESMELE İLE GÜCÜNE GÜÇ KAT