ALLAH’IN İNSANA VERDİĞİ HİDAYETİ NASIL OLUŞUR?

Allah’ın hidayet ettiğini kimse saptıramaz, Allah’ın saptırdığına da kimse hidayet veremez olayını dilimiz döndüğünce yazalım. Bu olayı tam anlamak için, kader nedir nasıl taalluk eder? Sorusunu çözmeli, öylece derunumuzdaki ilme uzanmalıyız. Kaderi anlamak için varoluş olayının köküne inmemiz gerekir. Yoksa her anlatılan bilgi havada kalır. Bir yerde kopukluk olur. Sonra da olay anlaşılmadan yeni yeni … Devamını oku… ALLAH’IN İNSANA VERDİĞİ HİDAYETİ NASIL OLUŞUR?

RUHBANLIK VE HAKİKATİ

Hadid suresi 27. Ayetine göz atalım. Mealen şöyle der; Sonra onların peşinden ve izleri üzerinde elçilerimizi birbiri ardınca yollayıverdik. Meryem oğlu İsa’yı da arkalarından gönderdik; Ona İncil’i verdik ve Ona tâbi olanların kalplerinde şefkat ve merhamet duyguları yerleştirdik. Türettikleri ruhbanlığı ise, Biz onlara yazmadık. Ancak Allah’ın rızasını aramak için kendileri uydurup türetmişlerdi, ama buna da … Devamını oku… RUHBANLIK VE HAKİKATİ

VARLIĞIN KATMANLARI

Varlık özden bize kadar katman katmandır. Nuzul özden kabuğa doğru olur. Rücu ise kabuktan öze doğru olur. Tüm varlığın en deruni boyutu sudur. Bu su ayrı sudur, bildiğimiz su değildir. Bu su tüm varlıkların ondan yaratıldığı ana cevher olan sudur. Şu an içtiğimiz şu, o suyun toprak boyutuna uyarlandığı ve varlığını kendi öz cevheri olan … Devamını oku… VARLIĞIN KATMANLARI

RUH VE HAKİKATİ

Ruh dediğimizde bir kaç olgu mevzu bahistir. Halk içinde en çok bilineni ise, et kemik bedenin devamı olan ruhtur. Ruh denildiğinde ilk akla gelen de bu ruhtur. Mistisizmde bu ruha “zen” demişlerdir. Bu ruhu geliştirip et kemik bedenden soyutlamayı öğretenlere de “zen ustaları” denilmiştir. Bu ruhu, et kemik bedenin esaretinden arındırıp hafifletme dersleri veren “zen … Devamını oku… RUH VE HAKİKATİ

Hz.Muhammed sav son rasuldur

Fetih suresi son ayette yüce rabbimiz “MUHAMMEDÜN RASULULLAH” diye başlıyor. Muhammed ismi burada sanki nekire sıfat olarak gelmiş gibidir. Böyle gelmesinin işaret ettiği içerik ise, risalet işlevinin Hz.Muhammed Mustafa sallahu aleyhi ve sellem efendimiz ile bitmiş olduğunu izah etmek içindir. Yani tekrar tekrar övülmüş olan anlamına gelen Muhammed ismiyle işaret edilen Rasulullah. İşte bu Rasulullah … Devamını oku… Hz.Muhammed sav son rasuldur

ALLAH ADINA VE ALLAH ADIYLA FARKINDALIĞI

Biz yaptığımız her fiili Allah adına değil, Allah adıyla yapmaktayız. Allah adına diyenler ise, Allah’ın nurundan oluşan benliğinin farkına varmadı. Oysaki varlığımız Allah’ın zatından değil, Allah’ın zatının tabiri caizse ışıldayan nurundan varlıklarını aldılar. İşte kendisini Allah’ın nurundan değil de zatının parçası gibi zannedenler, kendini ona vekil etti. Hâlbuki birçok hususta cidden iyi yol almış kişiler … Devamını oku… ALLAH ADINA VE ALLAH ADIYLA FARKINDALIĞI

AYNALARDA GÖZÜKEN SENSİN

Her şeye Ayna gözü ile baktığımız müddetçe, kendimize kimlik gözü ile bakamayız ve kendimize kimlik veremeyiz, bu da bizi hayali bir varlık yapar. Hâlbuki hiçbir şey ve hiç kimse senin birebir aynan değildir. Çünkü sen bizzat Allah esma kuvveleri ile özel olarak kendine özgü olarak yaratıldın ve Allahın kendisinden üflenilen ruh ile donatılarak sanal benlik … Devamını oku… AYNALARDA GÖZÜKEN SENSİN

ALLAH HERKESTEN RAZI MIDIR?

Allah razıdır sözü herkes için ve her fiil için söylenemez. Allah razıdır demek, insanları robotlaştırma adımlarından bir adımdır. İnsanları cebriye mezhebine kaydırır ki, bu düşünce batıldır. Çünkü Allah, nimete erenlerin yolunda olan kişilerden razıdır. Şeytaniyetin yolunda olan kullarından da razı değildir. Eğer ki dünya yaşamı robotsal bir yaşantı olsaydı, elbette razı olurdu. Allah razıdır demek, … Devamını oku… ALLAH HERKESTEN RAZI MIDIR?

ŞAHİT OLMAK

Kelime-i şehadet getiririz. Dikkat ederseniz, bu şart İslamın temel şartıdır. İslam ise, elle tutulur gözle görülür olandır. İşte Allah’a şahitlik ediyoruz demek, Allahın emirlerini bilfiil yaparak insanların bunu bizden görmesi olayıdır. Çünkü burada apaçık bir şehadet söz konusudur. İşte müslüman oluyorsun demek, İslamın emirlerini yaşamında uygularken, insanlar bu yaşamına şahit oluyor demektir. Allah’ı gördün mü … Devamını oku… ŞAHİT OLMAK

ZAT TEFEKKÜR EDİLEMEZ

Bir çok tasavvuf ekolonun hakikatten sapmasının nedenini şöyle izah edelim. Olay şu ki, hakikattan sapanlar, varlık makamlarını bir birine karıştırdıklarındandır. Zat makamını fiiller makamına monte ediyorlar, öylece sapkınlık başlıyor. Oysa ki zat makâmının seyri, sırf kişiye özgü zevktir ki, asla ve asla kelimelere dökülemez. Zat makamının tefekkürü bile yasaklanmıştır. Ama gel gör ki bunu getirip … Devamını oku… ZAT TEFEKKÜR EDİLEMEZ