254) ESMÂNIN KAPILARI VE ALLAH İSMİNİN MAHİYETİ

Allah ve diğer isimler; mutlak Zât olarak bildiğimiz, tüm âlemler yokken var eden Mutlak Yaratıcı’nın isimleridir. Zikirde Allah ismi, diğer tüm isimleri câmi (kapsayıcı) değildir. Eğer öyle olsaydı, diğer isimleri sunmasına gerek kalmazdı. “Allah” lafza-i celâli, bütün varlıkların yöneldiği yüce isimdir; ancak O, diğer esmâların hakikatini perdelemez. Her isim, Zât’ın farklı bir yönünü gösteren ilahî … Devamını oku… 254) ESMÂNIN KAPILARI VE ALLAH İSMİNİN MAHİYETİ

253) İNSAN FİTRATININ YÖRÜNGESİNE TABİDİR

Biz insanlar, Allah’ın severek ve çok özel bir donanımla yarattığı kullarız. Yaratılışımız tesadüfî değil, tümüyle tevafukidir. Tüm yaratılmışlarla iç içeyiz ve tam bir uyum içindeyiz. Bitkisiyle, hayvanıyla, doğasıyla tam bir ahenk taşımaktayız. Bu ahenkle bütünleştiğimiz kadar mutluluk hissederiz. Ahenkten uzaklaştığımız kadar da mutluluktan uzaklaşırız. İnsanın yaratılışı sevgiden doğmuştur. Allah “sevdi ve yarattı.” Bu yüzden insan, … Devamını oku… 253) İNSAN FİTRATININ YÖRÜNGESİNE TABİDİR

252) KADIN GİDERSE, GÜN GECE OLUR

Kadın deyip geçme… Değer ver, üzme. Hayata ve dünyaya anlam veren, erkeği terbiye eden kadındır. Kadın, yaratılışın zarafetidir. O, merhametin somut hâlidir. Rabb’in “Rahmân” ismi, kadının rahminde tecellî eder; oradan hayat filizlenir. Kadın, hem var eder hem onarır. Onun dokunduğu her şey canlanır, onun incindiği her şey solar. Kadın, Allah’ın “Latîf” isminin yeryüzündeki cilvesidir; incelikte … Devamını oku… 252) KADIN GİDERSE, GÜN GECE OLUR

251) İMAN SONSUZA DOĞRU YOL AYDINLIĞIDIR

İman hiçbir zaman kalkmaz. Her zaman belirleyici temel faktördür. Bu, sonsuza kadar da öyle kalacaktır. İman, varlığın mayasıdır. Allah dilerse evreni yok eder, ama iman nurunu yok etmez; çünkü o nur, “Ol” emrinin yankısıdır. İman, hem yaratımın sebebi hem de dönüşün kapısıdır. Her nefeste diri kalan tek hakikat imandır. “Allah, iman edenlerin dostudur; onları karanlıklardan … Devamını oku… 251) İMAN SONSUZA DOĞRU YOL AYDINLIĞIDIR

250) DUAMIZIN KABUL OLMASI İÇİN

Dua kesin ve net olmalıdır. Asla içinde “kabul olmayacak” hissi barındırmamalıdır. Dua, kulun Rabb’ine irade beyanıdır; dua, kulun Rabb’ine istek tezahürüdür; dua, kulun Rabbiyle buluşma noktasıdır. Dua, kalbin fiilidir; dilin sözleri, kalpte doğan niyetin yankısıdır. Dua ne kadar kesin, niyet ne kadar saf ise, kabul kapısı o kadar aralanır. Çünkü Allah’a karşı “kabul olur mu?” … Devamını oku… 250) DUAMIZIN KABUL OLMASI İÇİN

249) TESLİMİYET NEDİR?

İslam’ın teslimiyeti, test usulü bir şeyler bilip sınıfı geçme olayı değildir. İslam’ın teslimiyeti, kalbin huşu ve huzuru elde edip Rabb’e olan tevessülü (yakınlık isteğini) hissediştir. Teslimiyet, bilginin değil hâlin işidir. Kâğıt üzerindeki bilgi, gönüldeki huzura dönüşmedikçe sadece ezber olarak kalır. İslam’ın özü, kalbin Allah’a tam yönelmesidir. Bu yöneliş, huşu (saygıyla titreme) ve huzur (Rabbin huzurunda … Devamını oku… 249) TESLİMİYET NEDİR?

248) VAHYİ HAKEM KIL ÖYLECE YAŞA

Çok dikkatli olmalıyız ve söylenilen her sözde, vahyin hakemliğini keşfetmeliyiz. Zira ölçü vahiydir; akıl, ilham, tecrübe, hatta keramet bile onun terazisinde tartılır. Hakikat arayışında insanın en büyük sığınağı vahiydir. Çünkü ilham, keşf ve sezgi, Rahmânî de olabilir, nefsânî de. Ancak vahiy, doğrudan Allah’tan gelen ışıktır ve karışık değildir. “O, hevâdan konuşmaz; O’nun söyledikleri vahiyden ibarettir.” … Devamını oku… 248) VAHYİ HAKEM KIL ÖYLECE YAŞA

247) ÜRETTİĞİN SALGI SENİ ŞAŞIRTMASIN

İnsan fehminde (anlayış, idrak yetisinde) çok yönlü bakış yerleştirilmiştir. İnsana verilen çok yönlü bakış, onun imtihan sahasının en belirgin işaretidir. Bir yönden hakka, bir yönden hevaya bakar. Kalp ne yöne dönerse, fehm o yönden şekil alır. Bu yüzden insan, zahiren akıllı olsa bile, batınen yanılabilir. “Allah, iki kalbi bir adamın göğsünde yaratmadı.” (Ahzâb 4) İdrak … Devamını oku… 247) ÜRETTİĞİN SALGI SENİ ŞAŞIRTMASIN

246) ADIM ADIM YARATIM TECELLİSİNİ İZLE

Öncelikle bilelim ki, panteistlik girdabı öyle şeytanî bir girdaptır ki, giren artık kolay kolay çıkamaz. Kisvesini değiştirir ama düşüncesini devam ettirir. Panteizm, varlığı Hakk’ın zâtıyla özdeş kılarak mahlûku İlâh’ın içinde eritmeye çalışan ince bir tuzaktır. Bu düşünce, zâhiri tevhid gibi görünür; fakat bâtında şirk taşır. Çünkü Allah, yarattıklarından münezzehtir. Varlık, O’nunla değil, O’nun kudretiyle kâimdir. … Devamını oku… 246) ADIM ADIM YARATIM TECELLİSİNİ İZLE

245) İLMİN HAMİSİ OLAN ÂLİME VEFA

İlim, Allah’ın en büyük sıfatlarından olup insanlığa saçılan nurun en değerli vasıflarından biridir. Bu vasıf ile insan kendisini tanır. Bu vasıfla insan Rabb’ini tanır. Bu vasıfla insan iki cihanda mutlu ve huzurlu olur. İlim, Allah’ın “Alîm” (her şeyi bilen) isminden tecellî eden bir nurdur. Bu nur insana verildiğinde, o kişi kendini tanır; kendini tanıyan da … Devamını oku… 245) İLMİN HAMİSİ OLAN ÂLİME VEFA