33) HZ. AİŞE ANNEMİZİN EVLILIK YAŞI

  1. Kamer suresi rivayeti ve çocukluk hatırası Buhari’nin Telifü’l-Kur’an bölümünde geçen rivayette, Hz. Aişe validemiz şöyle anlatır: “Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz henüz Mekke’de iken, ben de oynayan bir çocuk iken, ‘Onların vadeleri kıyamettir. Kıyamet ne dehşetli ve ne acıdır!’ (Kamer Suresi, 46) ayeti nazil oldu.” Kamer Suresi Mekke devrinin birinci … Devamını oku… 33) HZ. AİŞE ANNEMİZİN EVLILIK YAŞI

32) EBCED DEĞERLERİYLE ZİKİR OKUMA

Esma zikirleri ebced (Arap harflerinin rakamsal karşılıklarına dayalı hesap sistemi) hesabıyla hesaplayıp adet vermek ve o adette okumak hatadır. Bu işler kafaya göre olmaz. Olayı anlayan birini takip etmek şarttır. Sonra Allah korusun kendini cinlere kaptırırsın ve kurtulamazsın bir daha. Zira Yüce Allah buyuruyor ki: “Sakın şeytana uymayın, çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.” (Bakara, 2/208) … Devamını oku… 32) EBCED DEĞERLERİYLE ZİKİR OKUMA

31) ZEYTİN VE İNCİR GÖLGESİNDE BİR YOLCULUK

İlk günden bu yana nice ilim erbabı, Kur’ân-ı Kerîm’in engin denizinde yol almış; kimisi sahilin kumlarını toplamış, kimisi derinliklere dalarak inciler çıkarmıştır. Dünyanın dört bir yanında gönül ve akıl ehli, Rabb’in kelamına kafa yormuş; kimi sessiz tefekkürle, kimi de kelimelere bürünmüş bir haykırışla kalbinin sesini duyurmuştur. Bu fakir ve garip kul da, gücünün yettiğince bu … Devamını oku… 31) ZEYTİN VE İNCİR GÖLGESİNDE BİR YOLCULUK

30) ALLAH BOYASI SENİN TEMEL GIDANDIR

Sıkıntılarımızın sebebi ne olabilir? Bir şey içimizi sürekli kemiriyor. Adını koyamadığımız, ama hep orada duran bir şey… Sanki içimizde saklı bir şey var, varamıyoruz. Sanki derinlerde bir yerde saklı bir hakikat var, biz ona ulaşamıyoruz. İnsanın hayatındaki sıkıntıların sebebi zahirde görünen sebepler değildir. İçimizde tanımlayamadığımız bir huzursuzluk, derin bir arayış ve sanki bizi bir yere … Devamını oku… 30) ALLAH BOYASI SENİN TEMEL GIDANDIR

29) YARATIM PLAN VE TECELLİSİ ÇERÇEVESİNDE TEVHİD

Tevhid, Allah’ın Zâtında, sıfatlarında, fiillerinde ve rububiyetinde tek ve eşsiz olduğunu idrak etmektir. Hakiki tevhid, sadece “Allah birdir” demekle tamamlanmaz; kulun kendi haddini bilmesi, kulluğunu muhafaza etmesi ve Yaratan ile yaratılan arasındaki farkı korumasıdır. Kişinin haddini bilmesi, şirk değil; bilakis tevhidin ta kendisidir. Çünkü sen sensin, O O’dur. Zât ile asla birleşme veya ayrışma söz … Devamını oku… 29) YARATIM PLAN VE TECELLİSİ ÇERÇEVESİNDE TEVHİD

28) ATEİSTLİK, DEİSTLİK VE FİRAVUNLUK

Tevhidin üç temeli vardır. Bunlar; ulûhiyet, rububiyet ve melikiyettir. Allah”ın ulûhiyetini kabul etmemek ateistliktir. Allah”ın melikiyetini kabul etmemek deistliktir. Allah”n rububiyetini kabul etmemek firavunluktur. Üçüsüde kafirliktir. Şimdi bu konu hakkında biraz yazalım… Ulûhiyet, Allah’ın tek mabud, tek ilah oluşudur. Kur’ân buyurur: “İlâhınız tek bir ilâhtır. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.” (Bakara, 2/163) … Devamını oku… 28) ATEİSTLİK, DEİSTLİK VE FİRAVUNLUK

27) MÂBED İLE ABAD OLMAK

Kur’ân-ı Kerîm’in her bir ayetinin derinliklerinde, bâtınî ve işarî mânâlar taşır. Ancak bu mânâların yanında, zâhirî anlamları da esastır. Kur’ân’a baktığımızda, camilerin ve mescitlerin inşası, korunması ve ihyasıyla ilgili nice ayetle karşılaşırız. Rabbimiz şöyle buyurur: “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar … Devamını oku… 27) MÂBED İLE ABAD OLMAK

26) ALLAH İÇİN DOSTLUK

Sırf ve som olmayandan arkadaş seçebilirsin. Yani hayatına giren insanlar arasında doğruluk ve sağlam karaktere sahip olmayanlarla arkadaşlık yapman mümkündür; fakat bu tür arkadaşlıklar çoğunlukla menfaate dayanır. Arkadaşlıkta müşterek menfaat bitince, arkadaşlık da biter. Böyle arkadaşlık, rüzgârın yön değiştirmesi gibi çabuk bozulur. Dostluk ise öyle değildir. Dostlukta nimette de külfette de hep beraberlik vardır. Hem … Devamını oku… 26) ALLAH İÇİN DOSTLUK

25) KUR’ÂN VE MÂNÂSINA TUTUNMAK

Elbette ki Kur’ân-ı Kerîm yazılırken kullanılan lafız, okunurken çıkan sesler, yazılan harfler ve üzerinde yazılı bulunduğu sayfalar mukaddestir. Çünkü Kur’ân’ın özü, bu maddî vasıtalar sayesinde bizlere somut olarak ulaşır. Ancak unutulmamalıdır ki, bunlar mahlûktur; yani yaratılmıştır. Kur’ân’ın özü ise Allah Kelâmıdır; ezelîdir, yaratılmış değildir. Lafızlar, harfler ve mushaf yalnızca bu kelâmın bizlere ulaşmasını sağlayan birer … Devamını oku… 25) KUR’ÂN VE MÂNÂSINA TUTUNMAK

24) CENNET YAŞAMI VE EN YÜCE NİMETLER

Cennetteki yaşam; kişiden açığa çıkan sayısız mânânın, ruhun derinliklerinden taşan ilâhî ilhamların ve Hak’tan gelen lütufların oluşturduğu bir mânâ kompleksidir. Allah’u Teâlâ’nın ikramıyla, “İstediğin mânâ terkibini oluştur.” denilir ve eline yetki verilir Hak tarafından… Artık sen, istediğin oluşumu, istediğin anda biiznillah mutlak kudretin senden oluşturduğu yaratım gücüyle, bilfiil zuhur ettirebilirsin. Ancak şu da hakikattir ki; … Devamını oku… 24) CENNET YAŞAMI VE EN YÜCE NİMETLER