Hacı Bektaş-ı Veli der ki:“Yol seni yormuyorsa,muhtemelen yanlış yoldasındır.”Demek ki yolun doğru ise, elbette yorgunluk olacak.
Hiçbir şey yapmadan maksada ereyim diye bir şey, Allah’ın sünnetinde yok.Zira insana sadece çalışması vardır.“İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm Suresi, 39)
Çalışan da efor harcar.Dolayısıyla da yorulur.Ama mesele yorulmamak değildir.Mesele, ne uğruna yorulduğundur.Kimi dünya için yorulur, sonunda elinde sadece tükenen bir ömür kalır.Kimi Allah için yorulur, yorgunluğu bile rahmete dönüşür.Çünkü hakikat yolu, nefsi okşayan değil; nefsi dönüştüren yoldur.
Nefis kırılmadan teslimiyet açığa çıkmaz.Kalp daralmadan genişlemenin kıymeti bilinmez.İnsan mücadele etmeden içindeki gizli dayanıklılığı göremez.Tohum toprağın altında karanlığı yaşamadan filiz vermez.Altın ateşe girmeden saflaşmaz.Kalp de çetinlik görmeden olgunlaşmaz. “Andolsun ki sizi biraz korku, biraz açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele.” (Bakara Suresi, 155)
Bu yüzden bazı yorgunluklar nimettir.Çünkü insanı Allah’a yaklaştırır.Bazen bir secde için yorulursun, bazen bir haramdan kaçmak için yorulursun, bazen nefsini susturmak için yorulursun.
Ama Allah için çekilen hiçbir yorgunluk zayi olmaz.“Kim zerre kadar hayır işlerse onu görür.” (Zilzâl Suresi, 7)Hakikat yolu rahat arayanların değil, sabırla yürüyenlerin yoludur.