İNSAN KOMPLEKS BİR VARLIKTIR

İnsan yalnız kalpten ibaret değil. Akıl var, nefis var, ruh var, sır var… Ve daha bir çok letaif… Her birinin ayrı imtihanı, ayrı yönelişi var. Fakat bütün mesele şurada düğümleniyor: Bu letaifler masivaya mı akıyor, yoksa Hakk’a mı yöneliyor?

Çünkü insan bazen “terk ettim” der ama zihni hâlâ insanlarla meşguldür… Dili susar ama iç dünyasında gıybet sürer… Dünyayı bıraktığını söyler ama bu sefer de kendi hâlini seyretmeye başlar. İşte en ince perde de budur.

Hakikat sadece terk lafzında kalınca, yine aklî dairede betimlenen bir mana oluyor. Ama esas olan, bütün letaifin yönünü HU’ya çevirebilmek… Gözün de, aklın da, kalbin de, hayalin de aynı merkeze yönelmesi…

Yoksa insan bazen masivayı bırakayım derken, bu sefer de kendi terkini seyredip onunla meşgul oluyor. Bu da başka bir perde oluyor.

Onun için mesele sadece dünyayı terk etmek değil; insanı Hakk’tan alıkoyan bakışı terk etmektir. Çünkü mana, masiva ile uğraşan kalpte değil; yönünü HU’ya çeviren gönülde doğar.

İlmen konuşması kolay… Hayal etmesi kolay… Ama bütün azalarıyla, bütün letaifiyle o hâli yaşayabilmek… İşte mesele bu.

Allah bakışımızı masivadan kurtarıp kendisine yönelen kullarından eylesin.