AKINTI

Manadan akıntı
El aradan çıkınca olur
El dediğin ne peki
İşte el, tüm masivadır

El, istek ve arzuyu doğurur
Sahiplik ve duygunluk getirir
Ortadan kalkınca el
İşte o zaman bakiret oluşur

Bakir olun kalp
İşte o zaman evrilir
Yoksa etrafı çevrilir
İçindeki dumanda boğulur

Bu işler zahire benzemez
İstek gitmeden bezenmez
İstek gittiği anda
İşte o an, an içre an gerisi bilinmez

İşte kadim dostum
Geç içindeki o derinlikte olan mahzene
O mahzene firar edince işte
İşte o zaman veren el zaten sende

Bu bir nurî hak
Elden ele iner hele bak
Tarihe geçen tümü oldu müstehak
Erdi öylece eyledi hak

Ey şemsi tibrizi
Attın suya kitabeyi oldun mevlananın ikizi
Öylece kayboldu beşer izi
Artık oluştu âlemden aleme seyrin izi

İşte bu işler okul dersine benzemez
Yoksa atar mıydı kitabı suya eşşems
İşte bu ders ancak feragatı kalple
Kişiye açılır dersaadet

Geçmedi mi Sahabe canı canandan
Geçmedi mi Ebabekr tüm yarandan
Geçmedi mi Ömer kinu beladan
Geçmedi mi Osman halkı endamdan

Hele Ali, Hasan Hüseyin canda
Can vermedi mi kerbelada
Yetmiş küsür ev halkıyla
Geçmedi mi bu diyardan

Bey”at eden sahabeye bak
Her bir halden eylediler firak
Asla sahiplenmeden aktılar, bak.
İşte öyle olunca yol açılacaktır

Ben aciz garip günahkar kul
Ya rab tut elimden bulayım yol
Garip aciz kimsesizim
Gerçekten de muhtaç ve muzdaribim

Kâbe”ye geldin de erdin mi sandın
Umre ederek uçtuğunu mu sandın
Heyhat ki Heyhat…
Bu feryadı figanı neden mi sandın.

Kendi haline terk edilmiş
Kendi remzinde unutulmuş
Kendi yağında yanmış
İşte budur misali halkım

Ne olur şefaatına erdir ya rab
Ne olur elinden tut ya rab
Ne olur halini hal eyle ya rab
Ne olur ruhunu iman ile al ya rab

Huu…