
Tüm yazdıklarım şu ayet gereğince kaleme alınmıştır:
“İndirdiğimiz açık delilleri ve hidayeti biz kitapta insanlara açıkça belirttikten sonra gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lânet eder hem de bütün lânet edebilenler lânet eder. Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıklayanlar başkadır. Onları bağışlarım; çünkü ben tövbeyi çok kabul edenim, çok esirgeyenim.”
(Bakara, 2/159-160)
Ve şu hadis-i şerifin uyarısına riayet ederim:
“Kendisine bir ilim sorulup da bunu gizleyen kimseye, kıyamet gününde ateşten bir gem vurulacaktır.”
(İbn Mâce, Hâkim)
Okuyup, okuduklarımı nefsimde seyir ettikten sonra yazmanın dışında bir vasfım olamaz. Sadece Allah’ın kuluyum ve Resulullah Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’e tâbiyim.
Yazdıklarım sadece beni bağlar. Hiç kimseyi bağlamaz. İsteyen, nefsimle beraber kulak verir; dileyen ise oralı olmaz. Şunu da diyeyim ki, hatasız kul olamaz. Bu fakir de elbette birçok hata ve günah işlemiştir. Tüm günahlarımızdan tövbe eder, korumasına alması için Rahmeti Hakk’a sığınırım.
Sahabiler de bu ayeti aynı şekilde anlamış ve dünyanın dört bir yanına hiçbir ücret istemeden dağılıp İslâm’ı, din-i mübîni tebliğ etmişlerdir.
Ebû Hüreyre’nin şöyle dediği rivayet edilmiştir:
“Eğer Allah’ın kitabındaki bir ayet olmasaydı, size hiçbir hadis rivayet etmezdim.”
Ebû Hüreyre, bundan sonra ilmi gizleyenlerle ilgili olan yukarıda yazdığım ayet-i kerimeyi okumuştur.
(Ebû Hayyân, el-Bahru’l-Muhît, I, 454)
İLMİN NURUYLA YÜRÜYEN
Tıpkı öncüm gibi sebildir her yazdığım,
Öncüm bu hasleti aşıladı, aşıldı nefsim.
İlim Allah malı, kimseden olmaz talebim,
Hiçbir zaman bitmedi ilme hasretim.
Selamımı ilmin öncülerine iletirim,
Onlarla hasıl oldu tüm himmetim.
Haktan selam ve rahmet dilerim,
Saçılan nurla nurlanmayı isterim.
Mutlu eden, Rasulullah huzuru idi,
Hak sözüyle yaşantımı fetheyledi.
Hakk’ın ona desturuyla cemale ayna idi,
Allah nuruyla bakıp, Rauf ve Rahim ile dedi.
İlim bir kandildir; yanarsa, gönül yanar onunla,
Sönmezse marifet ateşi, arş olur kalp o nurla.
Her kelam bir nefes olur Rahman’ın buyruğuyla,
Benliğim erir, ilmin cemali parlar basar’ın nazarıyla
“İlmiyle amel eden kâmil zat”ı gören kişi,
Nefsini bilir, bilir Hakk’ı; bulur varlıktaki işi.
Bir nazar eder mürşid, olur gönül gül bahçesi,
Bir kelimeyle yeşerir kalbin sonsuz meyvesi.
İlimle hikmet birleşir, olur sırlar kapısı,
Kalp aynası parlar, görünür Rahman’ın yansıması.
Her harf bir cevher olur, “Oku!” diyenin nefesi,
Her okuyan, olur vuslatın gizli habercisi.
Ben yazmam, yazdırılır; yazdırılanı bildiririm,
Kalemim bir şahittir, Hakk’a secde eder sözlerim.
Nefsim sustu, gönül dedi: “HU”dan gelen sesim,
Sebil oldum, ilim suyundan içsin isteyen neslim.

Telif Hakkı Beyanı
Aziz kardeşlerim…
TÜM YAZILARIM KOPYALANABİLİR, ÇOĞALTILABİLİR VE İNSANLARIN İSTİFADESİNE ÜCRETSİZ SUNULABİLİR.
ANCAK!!!
Kopyalanıp başkasının adıyla yayımlanması veya çoğaltılıp ücretle satılması telif hakları dâhilinde korunma altındadır.
AYRICA…
Tüm yazılarım nefsimle alakalıdır. Hiçbir insana öneri, tavsiye veya kınama değildir.
“Senli benli” dil kullanımı gibi görünen yazılar, ifade kıtlığından ötürüdür.
Her kişi benden iyidir. Kötülük nefsimden, iyilik Allah’tandır.
Saygılarımla.
MUHAMMED N. Özalp