ALLAH RIZASI NEDİR?

Allah rızası, Allah’ın insan için murat ettiği (dilediği) yaratılış konumuna ermek için ruhun yeniden dizayn edilmesidir. İnsan, özünde Allah’ın üzerine yarattığı fıtrat (yaratılış mayası) üzere doğar. Fakat zamanla nefsin, dünyanın ve benlik iddialarının etkisiyle bu öz hâlden uzaklaşabilir. İşte Allah rızasını aramak, insanın yeniden o asli hâline yönelme gayretidir.

Örneğin bir sadaka verirsin ve Allah’ın rızasını umarsın. Bunun yanında işlerinin yoluna girmesini de isteyebilirsin. Bu, insan olmanın tabiî bir yönüdür. Ancak burada asıl mesele, yapılan amelin insanı ne kadar bencillikten uzaklaştırdığıdır. Çünkü insan, yaratılış fıtratıyla bütünleştikçe Allah’ın rızasına yaklaşmış olur.

Sadaka verirken mal sevgisinden bir parça koparırsın. Kendi nefsini merkeze koyma hâlinden uzaklaşırsın. Böylece Allah’ın insan için murat ettiği yaratılış düzenine biraz daha yaklaşmış olursun. İşte bu yaklaşım, Allah’ın rızasına yaklaşmaktır.

Bu sebeple niyetlerde “Allah rızası için” deriz. Bunun manası şudur: “Ben bu ameli, Allah’ın razı olduğu yaratılış fıtratına ulaşmak ve ona yaklaşmak için yapıyorum.” Namaz kılmak, oruç tutmak, anne babaya iyilik etmek, adaletle davranmak, affetmek, paylaşmak ve Besmele ile başlanılan her hayırlı iş; insanı benmerkezcilikten uzaklaştırıp yaratılış özüne yaklaştıran bir eğitimdir.

Allah rızasına kavuşmak da işte bu dönüşümle mümkündür. Çünkü Allah’ın kulundan razı olması, kulun İslam fıtratıyla ahlaklanması ve o fıtratla bütünleşmesi nispetindedir. Yoksa hâşâ, Allah’ın kullarına olan bir ihtiyacından dolayı değildir. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir. Her şey O’na muhtaçtır.

Bu nedenle “Allah rızası için yapmak” demek, Allah’ın insanın üzerine yerleştirdiği fakat zamanla uzaklaştığı öz hâle yeniden inmeye çalışmak demektir. Kibirden tevazuya, cimrilikten cömertliğe, kinden merhamete, benlikten teslimiyete doğru yapılan her yolculuk, Allah rızasına doğru atılan bir adımdır.

İşte kul, kendi hakikatine yaklaştıkça kalbi saflaşır, ruhu berraklaşır ve dua ile Rabbi arasındaki perdeler incelmeye başlar. Duanın kabul mahalli de çoğu zaman budur. İnsan, Allah’ın yarattığı öz fıtrata ne kadar yaklaşırsa, ilahî rahmet ve lütuflara da o kadar açık hâle gelir. Çünkü Allah’a giden yol, insanın kendi özündeki hakikati bulmasından geçer. Bu sebeple Allah rızası, yalnızca bir söz değil; insanın özüne dönüş yolculuğunun adıdır.