Mana ikliminden aşkı rahman dokur,
Umudunu sadece Allah’a okur,
Hû der, gönülleri cezbeyle dokur.
Aşk şarabıyla gönülleri yoğur.
Misk-i amber kokusunu duyur.
Habîb sevdasını kalplere sunar,
Sevdalı bir kul olup Rahman’a bakar.
Zikrini muhabbet ile yolunda anar,
Hak ile hakikati ruhunun özünde anar,
Allah’ı tanıtmayı en büyük gaye sayar.
Zerre miskal ummaz bir karşılık, paye gönüllere,
Işık olur yürümek isteyen tüm gönüllere,
Seferi bildirir uyanmak isteyen gönüllere,
Hakk’a çağrıyı fısıldar arayan gönüllere,
Habîb’in nurunu öğretir tek tek gönüllere.
Amacı öze ulaşıp hemhâl olmak Allah’a,
Zâtı ile buluşup kul olmaktır Allah’a,
Âşıklara karışıp yol olmaktır Allah’a,
Lale gibi yücelip râm olmaktır Allah’a,
Peygamberî sevda ile yol almaktır Allah’a.
Sevgili bir kul olmuş, gönülde yer alan,
İnci gibi sesi titrer, ışık olur her an,
Belkıs gibi Süleyman’a bakar sevgiyle o an,
Sırlarını Rahman’a açar, boyun büker her an,
Elbet gönlü zengin, ruhu en derin olan can.