ALLAH’IN VEFASI KULUN SADAKATİYLE ÖLÇÜLÜR

Vefa Allah esmâsıdır. Doksan dokuz esmâ içinde yer almaz. Açılımı şöyledir… Sen Allah’a sadık kaldıkça Allah da sana sadık kalır. Sen Allah’a olan sadakatini bırakırsan, O da seni terk eder. Sen O’na bir adım gidersen, O sana on adım gelir. Sen O’na yürüyerek gidersen, O sana koşarak gelir. Sen O’nu zikredersen, O da seni zikreder. … Devamını oku… ALLAH’IN VEFASI KULUN SADAKATİYLE ÖLÇÜLÜR

ALLAH’IN NURU İLE OLAN İLİŞKİMİZ

Bu konuyu bir örnek ile Allah’ın nurunu izah edeyim. Allah’ın mutlak nuru bir deniz ise, o denizden alınan her bardak nur bir katredir. Her katre, bir yaratımın öz cevheridir. Muhammedî nur da işte bir bardak sudur. İşte bardağa girmeden önce nur denizindendi. Nur denizi ise Allah’ın vechinden yansıyan nur idi. Ezelî ve ebedî O’nun nurudur. … Devamını oku… ALLAH’IN NURU İLE OLAN İLİŞKİMİZ

“MUTLAK VAR” İLE “VARLIK” FARKI

Kesret âleminden baktığımızda “ben”lik tek olamaz. Eğer “ben”lik tek olsaydı, o zaman insan bilincinde bir varlık var da olamazdı. Mutlak vücûd sahibi olan Allah tektir. “Vücûd” ile “ben”lik ise ayrı ayrıdır. Allah mutlak var olandır ve mutlak “ben”lik sahibidir; biz ise O’nun nurundan yaratılmış gölge vücûdla ama tümüyle özgü “ben”liklerle yaratılmışız. Bu yüzden insanın “ben”liği … Devamını oku… “MUTLAK VAR” İLE “VARLIK” FARKI

ALLAH İLE ARANA PERDE KOYMA

Âşık ve mâşuk birdir; sen ötesine geç ve Allah ile buluş. Aşkta ve mâşukta kalanlar, daha geda bile olamamışlardır. Âşık ve mâşuk konuşması çoğu kez esmâ aynasında başlar. İnsan bir hâle tutulur, bir lezzetle doyar ve “buldum” zanneder. Oysa hâl, kapı değildir; kapının tokmağıdır. Tokmağa yapışıp kapıda kalan çok olur. Sen tokmak ile oyalanma, kapının … Devamını oku… ALLAH İLE ARANA PERDE KOYMA

AFUVV HÂLİ KİŞİYİ ALLAH DOSTU YAPAR

Allah dostları bizim en yakınlarımızdır. Çünkü Allah en yakınımızdır. En yakınımızın dostu da bize çok yakın olur. Onlar asla menfaat için bizimle olmazlar. Çünkü Allah, menfaati için bizimle olmaz. Çünkü Allah’ın ihtiyacı yoktur. Allah dostunun da ihtiyacı yoktur. O sırf ve somdur. Zira Allah’ın menfaate ihtiyacı olmadığı gibi, Allah dostlarının da ihtiyacı yoktur. Onlar sırf … Devamını oku… AFUVV HÂLİ KİŞİYİ ALLAH DOSTU YAPAR

ALLAH’IN VÜCUDİ TECELLİSİ MUHALDİR

Allah hiçbir kulundan tecellî etmez. O’nun mahlûk üzerinde tecellî ettiği zannı, gafletin ve yanlış anlayışın ta kendisidir. Bizler Allah’ın kullarıyız; Allah ise kıdem ve bekā sahibi olarak mutlak var olandır. Bizdeki tüm mânâlar O’nun kudretiyle yaratılmıştır; fakat asla “Allah’ın kendisi” değildir. O, Allahu ekber’dir; insan ise O’nun mutlak nurundan alınmış bir tutam nur üzerinde dokundurduğu … Devamını oku… ALLAH’IN VÜCUDİ TECELLİSİ MUHALDİR

ALLAH’IN TEKLİĞİ KONUSU

Vahidiyet, yani insanlardan istenilen birleme, ulûhiyet makamı bakımından mutlak olarak Allah’a aittir. Hem yukarıdan aşağıya, yani zâttan mahlûkata; hem aşağıdan yukarıya, yani mahlûkattan zâta bu hakikat kesinlikle ve her açıdan değişmezdir. Ulûhiyette bu sıfatı Allah’tan alıp mahlûka verenler, açık olarak şirke girmiş olurlar. Vahidiyet; rubûbiyet ve melikiyet makamları açısından ise yukarıdan aşağıya, yani zâttan mahlûkata … Devamını oku… ALLAH’IN TEKLİĞİ KONUSU

RAB, MELİK VE İLAH SADECE ALLAH’TIR

Rubûbiyet, melikiyet ve ulûhiyet kavramlarından her birinin kavram içeriği ayrı ayrıdır. Her birinin anlam nazariyesi farklıdır. Her biri mutlak olarak insan için geçerlidir. Sadece birini baz alıp hayata ve yaşantıya o pencereden bakarsak hakikatten saparız. Rabb’e kulluk nasıl yapılır, ilâha kulluk nasıl yapılır ve Melik’e kulluk nasıl yapılır? İnsan Rabb’ine de kuldur, ilâhına da kuldur … Devamını oku… RAB, MELİK VE İLAH SADECE ALLAH’TIR

ALLAH BOYASI SENİN TEMEL GIDANDIR

Sıkıntılarımızın sebebi ne olabilir? Bir şey içimizi sürekli kemiriyor. Adını koyamadığımız ama hep orada duran bir şey… Sanki içimizde saklı bir şey var, varamıyoruz. Sanki derinlerde bir yerde saklı bir hakikat var, biz ona ulaşamıyoruz. İnsanın hayatındaki sıkıntıların sebebi, zahirde görünen sebepler değildir. İçimizde tanımlayamadığımız bir huzursuzluk, derin bir arayış ve sanki bizi bir yere … Devamını oku… ALLAH BOYASI SENİN TEMEL GIDANDIR

ALLAH’A ERMEK OLAYI…

Hakikate erme yolculuğu tasavvufta seyr u sülûk diye anılır. İnsan, Allah’a erme arzusuyla kendi varlığını tanıma seyrine girer. “O’na yönelen doğru yolu bulmuştur.” (Şûrâ, 42/47) buyrularak Allah’a yönelişin doğru yol olduğu bildirilmiştir. Bir ırmak düşünelim… Doğuyor, deveran edip denize varıyor. Irmak misali, varlık da asıldan doğar ve tekrar asla döner. “Şüphesiz biz Allah’tan geldik ve … Devamını oku… ALLAH’A ERMEK OLAYI…