9- TEVBE SURESİ 

Tevbe Suresi 129. Ayet فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۘ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ OKUNUŞU: Fe-in tevellev fekul hasbiya(A)llâhu lâ ilâhe illâ hu(ve)(s) ‘aleyhi tevekkeltu vehuve rabbu-l’arşi-l’azîm(i). ÖZ BAKIŞ: Eğer ki, senin tüm insanlara olan rahmet ve şefkatine rağmen senden yüz çevirirlerse; o zaman onlara de ki, Allah bana yeter. … Devamını oku… 9- TEVBE SURESİ 

10- YÛNUS SURESİ

Yûnus Suresi 3. Ayet اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يُدَبِّرُ الْاَمْرَۜ مَا مِنْ شَف۪يعٍ اِلَّا مِنْ بَعْدِ اِذْنِه۪ۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ OKUNUŞU: İnne rabbekumu(A)llâhu-lleżî ḣaleka-ssemâvâti vel-arda fî sitteti eyyâmin śümme-stevâ ‘alâ al’arş(i)(s) yudebbiru-l-emr(a)(s) mâ min şefî’in illâ min ba’di iżnih(i)(c) żâlikumu(A)llâhu rabbukum fa’budûh(u)(c) … Devamını oku… 10- YÛNUS SURESİ

11- HÛD SURESİ 7. AYET

Hûd suresi 7. ayet   وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ وَكَانَ عَرْشُهُ عَلَى الْمَٓاءِ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًاۜ وَلَئِنْ قُلْتَ اِنَّكُمْ مَبْعُوثُونَ مِنْ بَعْدِ الْمَوْتِ لَيَقُولَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ OKUNUŞU: Vehuve-lleżî ḣaleka-ssemâvâti vel-arda fî sitteti eyyâmin vekâne ‘arşuhu ‘alâ-lmâ-i liyebluvekum eyyukum ahsenu ‘amelâ(en)(k) vele-in kulte innekum meb’ûśûne min … Devamını oku… 11- HÛD SURESİ 7. AYET

12- YÛSUF SURESİ

YÛSUF SURESİ 106. AYET Yusuf suresi وَمَا يُؤْمِنُ اَكْثَرُهُمْ بِاللّٰهِ اِلَّا وَهُمْ مُشْرِكُونَ Vemâ yu/minu ekśeruhum bi(A)llâhi illâ vehum muşrikûn(e) İnsanların büyük çoğunluğu; imanlarının içinde şirki barındırmadan Allah’a iman etmezler. Abdulbaki Gölpınarlı MealiÇoğu inanmaz da ona şirk koşar. Abdullah-Ahmet Akgül MealiOnların (gafil ve cahil insanlardan mü’min sanılanların) çoğu da ancak ortak koşarak (ve bir yönden … Devamını oku… 12- YÛSUF SURESİ

13- RA’D SURESİ

Ra’d suresi 2. ayet اَللّٰهُ الَّذ۪ي رَفَعَ السَّمٰوَاتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ يُدَبِّرُ الْاَمْرَ يُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّكُمْ تُوقِنُونَ OKUNUŞU: (A)llâhu-lleżî rafe’a-ssemâvâti biġayri ‘amedin teravnehâ(s) śümme-stevâ ‘alâ-l’arş(i)(s) vesaḣḣara-şşemse velkamer(a)(s) kullun yecrî li-ecelin musemmâ(en)(c) yudebbiru-l-emra yufassilu-l-âyâti le’allekum bilikâ-i rabbikum tûkinûn(e). ÖZ BAKIŞ: Allah o Allah’tır … Devamını oku… 13- RA’D SURESİ

20- TÂ-HÂ SURESİ

Tâ-Hâ Suresi 5. Ayet   اَلرَّحْمٰنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوٰى OKUNUŞU:  Errahmânu ‘alâ-l’arşi-stevâ. ÖZ BAKIŞ: Rahman, yani mevcudatı yaratıp ve yarattıklarını mutlak olarak rızıklandırıp yaşatarak ayakta tutan; arşın üstüne, terbiye edici kuvvesinin mutlak halini yani ortaya çıkarıcı mutlak yaratım ve terbiye kuvvesini yaslattı.

21- ENBİYÂ SURESİ

Enbiyâ Suresi 22. Ayet لَوْ كَانَ ف۪يهِمَٓا اٰلِهَةٌ اِلَّا اللّٰهُ لَفَسَدَتَاۚ فَسُبْحَانَ اللّٰهِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ OKUNUŞU:  Lev kâne fîhimâ âlihetun illa(A)llâhu lefesedetâ(c) fesubhâna(A)llâhi rabbi-l’arşi ‘ammâ yasifûn(e). ÖZ BAKIŞ: Eğer ki ikisinde Allah yanı sıra başka herhangi bir ilah olsaydı, ikisi de bozulup gidecekti. Arşı tertipleyip yaratan Allah; onların kendisine uydurup yakıştırdıkları tüm vasıflardan … Devamını oku… 21- ENBİYÂ SURESİ

23- MÜ’MİNÛN SURESİ

Mü’minûn Suresi 86. Ayet قُلْ مَنْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ السَّبْعِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ OKUNUŞU:  Kul men rabbu-ssemâvâti-sseb’i verabbu-l’arşi-l’azîm(i). ÖZ BAKIŞ: Allah yanı sıra başka ilahlar edinenlere de ki; yedi göğün tertipleyen ve düzene sokup terbiye eden kimdir? Hem büyüklüğü ve sahip olduğu ihtişam ile bilinen arşı yaratıp terbiye ederek tertipleyen kimdir?   Mü’minûn Suresi 116. Ayet … Devamını oku… 23- MÜ’MİNÛN SURESİ

25- FURKÂN SURESİ

Furkân Suresi 59. Ayet اَلَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۚۛ اَلرَّحْمٰنُ فَسْـَٔلْ بِه۪ خَب۪يرًا OKUNUŞU:  Elleżî ḣaleka-ssemâvâti vel-arda vemâ beynehumâ fî sitteti eyyâmin śümme-stevâ ‘alâ-l’arş(i)(c) errahmânu fes-el bihi ḣabîrâ(n). ÖZ BAKIŞ: O diri olup asla kendisi için ölüm olmayan odur ki; gökleri, yeri ve arasındakileri altı günde yaratandır. … Devamını oku… 25- FURKÂN SURESİ

27- NEML SURESİ

Neml Suresi 26. Ayet اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ OKUNUŞU:  (A)llâhu lâ ilâhe illâ huve rabbu-l’arşi-l’azîm(i). ÖZ BAKIŞ: Oysaki Allah; büyüklüğü ve sahip olduğu ihtişam ile bilinen arşın rabbi olarak, yani yaratımını terbiye ederek yaratan yanı sıra, başka hiçbir ilah yoktur.