EGO
Benlik girdabında kaybolarak… İki dünyamızı yakıyoruz.
Benlik girdabında kaybolarak… İki dünyamızı yakıyoruz.
Sürekli iyilik edelim. O kadar adamsak (erkek-bayan) bize yapılan kötülüğe de iyilik edelim.
Bir ateist demiş ki tanrıya inanmam. Ama bir şeyi gözden kaçırır. İnanmadığı tanrıysa Hz İbrahim AS binlerce yıl önce tanrılığın olmadığını keşif etti. Sevginin ilmin kudretin hayatın algılamanın çıkan her bir kelimenin sahibini keşif etti ve vechini ona çevirdi. Ona derken dikkat “zamansız ve mekansız”
Kaynaşma ve birleşmenin yolları candan ve Özden aranmalı. Tahrikler ve ayrılıklar elinin tersiyle yabana atılmalı. Her İman eden diğeriyle duvarın tuğlaları gibi olmalı. Hatta hatta tuğlayı yapıştıran harç gibi olunmalı.
Günümüzde evde olması imkansız dediğimiz ve evin uzağına taşıdığımız düğünler, evle kaynaşmayı yok eder. Sonunda ne mi olur? Baba-anneler huzur evine… Çocuklar kreşe.. Karı-koca ise maddi alemle sözde mutlu olmaya. Ve dağılan aileler veya huzursuz fertler.
Misafirlerle evde buluşup hasbıhal etmek ve misafirleri otel değilde evde konuk etmek, o ev halkına şifa ve rahmetin nazil olmasına yol açar. Misafir rahmettir, berekettir, şifadır.
Evde pişirilen yemekte sevgi vardır. Ondan yiyen misafire sevgi yansır. Dışarıdaki yenilen yemekte para aşkı vardır. Ondan yiyen sevgi duymaz.
İSLAM’daki saadet… Anlık uyuşturmaların verdiği fikir-ilaç gibi değildir. İnsanın ta genlerine kadar işler ve sonsuz huzur sağlar.
Allah aşkı ile uyanan kişinin yönelişi son bulamaz ebeden… Aradaki inilti ve çıkıntılar ise, ses dalgasını sana ulaştıran taşıyıcı havanın yaptığı tepe çukurdan başka olamaz. Atılan ok yayın çekim gücü oranında yukarı çıkıp düşer. Ama atmosferi geçen uydu artık düşmez. İnsani aşka örnek oktaki gerilim ise, ilahi aşka örnek atılan uydu gibi atmosferi delip geçen … Devamını oku… ALLAH AŞKI İLE UYAN EY DOST
Doğumlar doğum evinde… Düğünler düğünevinde… Misafirler otelde… Yemekler dışarıda… Ölümler hastane köşesinde… Taziye taziye evinde… YA ALLAH aşkına böyle bir hale dönüşen toplumda nasıl maneviyat oluşur. AH ESKİ GÜNLER…