461) RUHUN TARLASI VE NEFSİN OYUNU

Elbette ruhumuza tarla, et kemik bedendir. İşte ruhumuzu köreltecek şeylerden uzak durduğumuzda, et kemik beden ruhumuza iyilik tohumları eker. Ruhumuzu köreltecek şeyleri nefsimiz bilmez; önüne gelene sahip olmak ister. Ama iman ederek Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’e ve onun vahiy alarak yasakladığı şeylerden uzak durursa, tertemiz olur. Nefis, et kemik bedenin zevkleri … Devamını oku… 461) RUHUN TARLASI VE NEFSİN OYUNU

460) İÇİMİZİ KEMİREN HUZURSUZLUK

Bazısı der ki: “Zaten herkesin yolu doğru.” Eğer herkesin yolu doğru olsaydı, neden içi içini kemirir? Neden insan, gecenin bir yerinde iç muhasebe ile yüzleşir, neden kalbinin derininde bir eksiklik duygusu taşır? Bu hâl sadece halk için değil, tüm eğitmenler için de geçerlidir. Çünkü hakikate çağırma iddiasında olan herkes, önce kendi yolunun hesabını vermek zorundadır. … Devamını oku… 460) İÇİMİZİ KEMİREN HUZURSUZLUK

459) HER AN YENİ BİR ŞAN, HER DEM YENİ BİR İMTİHAN

Her an yeni şan oluşur sen ile. Her yeni şan oluşur “kün” ile. Kuldaki “kün” oluşur isteği ile. Ama sendeki istek ise O’nun hükmü ile. Her an yeni bir şan oluşması, “Külle yevmin hüve fî şe’n – O, her an bir iştedir.” hakikatinin kulda hissediliş hâlidir. Her yeni hâl, her yeni tecelli, her yeni imtihan; … Devamını oku… 459) HER AN YENİ BİR ŞAN, HER DEM YENİ BİR İMTİHAN

458) FITRAT, CİNSELLİK VE HELÂK KAPISI

Hayvan, kendi halinde fıtrat gereğini yaşar; yaradılışına ne yazılmışsa onu sürdürür. Onun yaptığı, emanet aldığı programa uygun davranmaktır. İnsanda ise iş farklıdır; insanın ruhsal dalga gücü yüksektir, iç dünyasında taşıdığı hâller çevresine de sirayet eder. Bu yüzden kimi zaman kendi içindeki bozulmayı, baktığı varlıklara yansıtarak okur. Bir şeyin üzerine eğilip “Bak hayvanlarda da böyle.” diyen … Devamını oku… 458) FITRAT, CİNSELLİK VE HELÂK KAPISI

457) MUHAMMED, SİZDEN HİÇBİR ERKEĞİN BABASI DEĞİLDİR

“Muhammed, içinizden hiçbir erkeğin babası değildir; ancak o, Allah’ın Resulüdür ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.” (Ahzâb 33/40) Bu ayetin iniş sebebi mâlumdur. Her ayetin konumu, iniş makâmı, öncelik tercihi ve verdiği hüküm ayrı ayrıdır. Burada madde âlemi öncelik tercihtir. Ayet gayet açıktır: Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimizin büyüyüp bulûğ … Devamını oku… 457) MUHAMMED, SİZDEN HİÇBİR ERKEĞİN BABASI DEĞİLDİR

456) KUR’AN’A YÜZEYSEL BAKAN MEALZEDE OLUR

Kur’an’a yüzeysel bakarsan mealzede olursun; eremezsin özüne, yoksa el süremezsin içeriğine. Yani temiz olmak lazım. Zahirî ve bâtınî tüm dedikoduları terk etmek lazım. Onun için de haramlardan el çekmek lazım. Sonra “Allah” deyip anlamak için dua etmek lazım. Sonra zikirle hemhâl olmak lazım. Sonra hâllenmek lazım. Sonra özümsemek lazım. Sonra kavramak lazım. Anlamak için anlamak … Devamını oku… 456) KUR’AN’A YÜZEYSEL BAKAN MEALZEDE OLUR

455) HER İNSAN BİR CAN SAHİP ÇIKALIM

Her insan bir can… Ne olur can insanlar, sahip çıkalım; piyasaya çıkmasın canavarlar. İnsanlığı sömürmek isteyen haysiyetsiz tüccarlar, almasın insanlarımızı, etmesinler heveslerine kurban. Ne olur yetkililer, insanlığı sömüren bu insan tüccarlarına göz açtırmayın. Ne olur anneler, babalar; sahip çıkalım evlatlarımıza, onlara ulaşmasın canavarlar. Her insan, Hak yüzüne açılan bir pencere; bu zehirlerle kapanmasın yüzümüze ey … Devamını oku… 455) HER İNSAN BİR CAN SAHİP ÇIKALIM

454) UYANIŞIN BITMEYEN YOLCULUĞU

Uyanış, tek bir kapının açılması değil; her kapının ardında başka bir kapı olduğunu fark etmektir. Bir defa uyandı iş bitti yok. O yüzden ölüme dek çalışma devam eder. Her ilim ile ilimlenmek, yeni bir uyanıştır. İşte uyanışlar ölüme dek sürecektir. Her uyanışın üstünde başka uyanış vardır. Hem uyanmalar her kişide ayrıdır, hem uyanmanın sınırı yoktur. … Devamını oku… 454) UYANIŞIN BITMEYEN YOLCULUĞU

453) HUZUR, KALP VE SIRAT-I MÜSTAKİM

Bir video izledim. Öyle bir huzuru kalp ile etrafında dönüyordu ki, o an tam huşu yaşıyor gibiydi. İşte tam da bu manzara, kalbin tek başına ölçü olamayacağını gösteren en büyük delildir. Çünkü kalp, yönlendirildiği şeye karşı huşu bile yaşayabilir. Kalbin huşu yaşaması, yöneldiği şeyin hakikat olduğunu ispatlamaz; sadece o kalbin, yönünü yanlış yere çevirdiğini gösterir. … Devamını oku… 453) HUZUR, KALP VE SIRAT-I MÜSTAKİM

NEFSİNİ EYLE EHİL

Huu de hak yolundaEman verme hak dinanındaHakkı hisset her anındaHakkın gayrı görme varlığında Kötülük nefsin kendi hakikatini unutmasındanRabbini ötelerde aramasındanSen ötelerden vaz geç olma gafillerdenHalı her an, an ol öncülerden Hakkın emri zuhur eder her anında bilfiilNefis gaflet ettiğinden olmaz ahilSen nefsini İslam la et ehilEhil olan kazanır her iki cihanı bil