NEFSİNİN İSTEĞİ

Bedensel hegemonya ile kişide ortaya çıkan tüm zevkler, aynı oranda ruhun kişide oluşturduğu zevki törpüler. Zira her bedene zevk veren ahval, o zevkin içeriğine göre beden de salgılama üretir ve kişide bir zevk meydana gelir. O zevk oranında da kişiden hâsıl olan ruhi zevk, kişiden elini çeker. Elbette helal ve haram çizgisi bizim için temel … Devamını oku… NEFSİNİN İSTEĞİ

ALLAH’IN SEVMESİ “HU” TECELLİGAHIDIR

Allah’ın sevgisi, mahlûkun seviyesinde bir duygulanım değildir; O’nun sevgisi, kulunu kendi nuruyla desteklemesidir. Sevmek, tecelli etmektir; sevilen kulda rahmetin, ilmin, nurun zuhurudur. Nefis mertebelerini sayarken, önce Râziye, sonra Merziye geliyor. Yani Allah’ın kulundan razı olması için, öncelikle kulun O’ndan razı olması gerekiyor. Bir örnekle konuya açalım… Güneş ve ayna… Güneş, ayna ile konuşup dost olacak … Devamını oku… ALLAH’IN SEVMESİ “HU” TECELLİGAHIDIR

ALLAH’IN SEVMESİNE UZANAN YOL

Allah neyi sever? Allah neyi sevmez? Allah’ın sevmesi ne demektir? İnsanın Allah’ın halifesi olması ve Allah’ın boyasıyla boyanmasının hakikati nedir? Şimdi bu konu hakkında biraz mürekkep dökelim, biiznillah… Bu konuyu anlamak için öncelikle birkaç hususa değinmek gerekir. Sonra konuyu, Allah boyasıyla boyanmanın içeriğini ve bunun da dayanağının Allah sevgisine uzandığını, kalem mürekkep akıttıkça yazalım… Kelime-i … Devamını oku… ALLAH’IN SEVMESİNE UZANAN YOL

ALLAH’IN GÜCÜYLE GÜCÜNÜ SENKRONİZE EYLE

Mesela birini yedireceğiz. “Allah yedirdi.” demek gerekir. Mesela elimizi yıkayacağız; “Allah yıkamamız için güç ve kuvvet verdi.” gibi söylem ve düşünceler nasıl olmalı? Yani Allah’ın varlığını, birliğini müşahede açısından mı; yoksa kendi inandığımız Allah’ın varlığı mı? Her insanın idrak ve şuurundaki Allah farklı iken, bunu sonsuz yüce Allah olarak mı düşünerek söylemek lazım? Buradaki ince … Devamını oku… ALLAH’IN GÜCÜYLE GÜCÜNÜ SENKRONİZE EYLE

ALLAH’IN VEFASI KULUN SADAKATİYLE ÖLÇÜLÜR

Vefa Allah esmâsıdır. Doksan dokuz esmâ içinde yer almaz. Açılımı şöyledir… Sen Allah’a sadık kaldıkça Allah da sana sadık kalır. Sen Allah’a olan sadakatini bırakırsan, O da seni terk eder. Sen O’na bir adım gidersen, O sana on adım gelir. Sen O’na yürüyerek gidersen, O sana koşarak gelir. Sen O’nu zikredersen, O da seni zikreder. … Devamını oku… ALLAH’IN VEFASI KULUN SADAKATİYLE ÖLÇÜLÜR

FIRKALAŞMAYA MAHAL VERME

İslam, fırkalaşmayı kesin bir şekilde haram kılar. Dolayısıyla kişi, dilediği yerde ve dilediği şekilde hatme yapabilir; bizim yaptığımız hatmeye de istediği gibi katılabilir. Bu edebi, Şeyh Müşerref ks. Hazretleri’nden öğrendik. Onun sohbetine eşlik eden herkes, sorgusuz sualsiz hatmesine de katılırdı. Katılım için hiçbir şart yoktu. Biz de onda gördüğümüz bu ahlak üzere, kim olursa olsun, … Devamını oku… FIRKALAŞMAYA MAHAL VERME

ALLAH’IN NURU İLE OLAN İLİŞKİMİZ

Bu konuyu bir örnek ile Allah’ın nurunu izah edeyim. Allah’ın mutlak nuru bir deniz ise, o denizden alınan her bardak nur bir katredir. Her katre, bir yaratımın öz cevheridir. Muhammedî nur da işte bir bardak sudur. İşte bardağa girmeden önce nur denizindendi. Nur denizi ise Allah’ın vechinden yansıyan nur idi. Ezelî ve ebedî O’nun nurudur. … Devamını oku… ALLAH’IN NURU İLE OLAN İLİŞKİMİZ

“MUTLAK VAR” İLE “VARLIK” FARKI

Kesret âleminden baktığımızda “ben”lik tek olamaz. Eğer “ben”lik tek olsaydı, o zaman insan bilincinde bir varlık var da olamazdı. Mutlak vücûd sahibi olan Allah tektir. “Vücûd” ile “ben”lik ise ayrı ayrıdır. Allah mutlak var olandır ve mutlak “ben”lik sahibidir; biz ise O’nun nurundan yaratılmış gölge vücûdla ama tümüyle özgü “ben”liklerle yaratılmışız. Bu yüzden insanın “ben”liği … Devamını oku… “MUTLAK VAR” İLE “VARLIK” FARKI

ALLAH ŞİRKİ AF ETMEZ

Konuya Allah’ın (azze ve celle) şu buyruğuyla başlayalım: “Allah, kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları dilediği kimse için bağışlar.” (Nisâ, 4/48). Bu uyarı, insanın zihnini berrak tutması, aklını mâsivâya teslim etmemesi içindir. Halk ile Hakk’ı aynı görmek; hulûl ve ittihâd veya panenteizm gibi inançlardır ki, bu düşünceler İslâm akaidinde küfürdür. Çünkü Allah, mutlak … Devamını oku… ALLAH ŞİRKİ AF ETMEZ

ALLAH İLE ARANA PERDE KOYMA

Âşık ve mâşuk birdir; sen ötesine geç ve Allah ile buluş. Aşkta ve mâşukta kalanlar, daha geda bile olamamışlardır. Âşık ve mâşuk konuşması çoğu kez esmâ aynasında başlar. İnsan bir hâle tutulur, bir lezzetle doyar ve “buldum” zanneder. Oysa hâl, kapı değildir; kapının tokmağıdır. Tokmağa yapışıp kapıda kalan çok olur. Sen tokmak ile oyalanma, kapının … Devamını oku… ALLAH İLE ARANA PERDE KOYMA