435) DOKUNSUN SANA BİR HAK ERİ
Hakikat nuru, insana gelişi itibarıyla hep bir “el” ile anlatılagelmiştir. Bu el, bazen zahirde görünen bir el, bazen gönle dokunan bir hâl, bazen de insanın iç dünyasında ansızın açılan bir idrak kapısıdır. Aslında nur, dilerse aracı olmadan da ulaşır; ama kulun kaldırabileceği ölçü, çoğu zaman bir vesile, bir perde, bir el talep eder. İşte bu … Devamını oku… 435) DOKUNSUN SANA BİR HAK ERİ