İMAN YOLU, MANA YOLU: TESLİMİYETİN TECELLİSİ

Kişi diyelim ki bu manaları kendinde “açamadı”… Peki Allah’ı vekil tutsa yine de olur mu? Olur. Çünkü mesele, “açtım-açamadım” diye zihnin kurduğu bir hesap defteri değil; mesele, teslimiyetin hakikatidir. İman yolu, mana yoludur. Mana yolu da, isimlerin ve tariflerin ötesinde kalbin Allah’a yönelişidir. “Açma veya açmama” diye konuştuğumuz şeylerin çoğu, aslında bir ütopyadır. Zira kalpteki … Devamını oku… İMAN YOLU, MANA YOLU: TESLİMİYETİN TECELLİSİ

CENNET YAŞAMI VE EN YÜCE NİMETLER

Cennetteki yaşam; kişiden açığa çıkan sayısız mânânın, ruhun derinliklerinden taşan ilâhî ilhamların ve Hak’tan gelen lütufların oluşturduğu bir mânâ kompleksidir. Allah’u Teâlâ’nın ikramıyla, “İstediğin mânâ terkibini oluştur.” denilir ve eline yetki verilir Hak tarafından… Artık sen, istediğin oluşumu, istediğin anda biiznillah mutlak kudretin senden oluşturduğu yaratım gücüyle, bilfiil zuhur ettirebilirsin. Ancak şu da hakikattir ki; … Devamını oku… CENNET YAŞAMI VE EN YÜCE NİMETLER

TECELLÎYİ GÖREN GÖNLÜN HÂLİ

Bu gece gördüğüm ne sûret idiGördüğüm kendi yokluğum idiPerde kalktı, hakikat göründüSana teslimim ya Hak Bir ben var sanıyordum evvelMeğer ben dediğim gölgeymişZerreymiş, nurdan bir tecellîymişSana teslimim ya Hak Ayağına yüz sürmek dediğinHakikatine teslim olmaktırBenliğin eriyip yok olmasıdırSana teslimim ya Hak Bana verdiği armağan zikirdiDil değil, kalp söylemeye başladıNefsim sustu, sır konuştuSana teslimim ya Hak … Devamını oku… TECELLÎYİ GÖREN GÖNLÜN HÂLİ

MUHAMMEDÎ OLAN KURTULDU

Yol, sadece Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimizin yoludur. O yol, zahirde fıkıh, bâtında marifettir. Dört mezhep imamı, Muhammedî yolun amelî boyutunun uygulayışını kayıt altına almış havastandırlar. İmam Eş’arî ve İmam Mâturîdî, Muhammedî inancı haykıran büyük zevattandır. Onların yolu, Resûlullah’ın yoludur. Aksini düşünen, kendi nefsinin vehimlerine kapılmış olur. Şu anki elimizdeki tüm fıkıh … Devamını oku… MUHAMMEDÎ OLAN KURTULDU

MUHAMMEDİ OLMAK İNSANLARI GÜTMEMEKTİR

“Ey iman edenler! (Resûl’e) ‘Bizi güt!’ demeyiniz, ‘Bizi gözet!’ deyiniz ve onu dinleyiniz. İnanmayanlara acıklı bir azap vardır.” (Bakara, 2/104) Demek resul dahi çoban değildir ümmete. O sadece öğretmendir bize ve bizi gözetendir. Hani sınavda gözetmen olur ya. Öyle bir şey… Hata yaparsak uyarır. Doğru telkin eder. İnsanı en mutlu bir sona hazırlanmada yardımcı olur. … Devamını oku… MUHAMMEDİ OLMAK İNSANLARI GÜTMEMEKTİR

AMELİMİZ AZ DA OLSA DAİMİ OLSUN

“İki günü eşit olan zarardadır.” Bu nebevî hikmet ile konuya başlayalım; bu hadîs-i şerifi şöyle izah edebiliriz: Diyelim ki bugün 10 defa “Allah Allah” zikri çektin, yarın 15, sonra 20… Her gün üzerine koyarak gidersen, bir zaman gelir ki 24 saat bile yetmez olur. Oysa bu yol böyle değil. Resûlullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), … Devamını oku… AMELİMİZ AZ DA OLSA DAİMİ OLSUN

RAB VE HAK KAVRAMLARINA BAKALIM

Bu dünya günleri başka günler. Nice bilgiyi özümüzde bulma günleri. Elden çıktı mı bir daha ulaşamayacağımız günler. Rab ve Hak, her şeyimizdir. “Rab miyiz, kul muyuz bilmem” diyenlere takılmadan seyr edelim iç âlemimizin derinliklerini; ifrat ve tefrite düşmeden… Kendini seyretmenin kapısı: Rab ve Hakk sıfatlarının işaret kapsamlarını bilmek ve gereği gibi amel etmektir. Her bir … Devamını oku… RAB VE HAK KAVRAMLARINA BAKALIM

BENCİLLİK BENLİĞİN PUTU

Ey nefsinin iddiasına aldanan, kendini var sanan aziz insan… Düşün bir an: Hangi nefes senin, hangi akış senin kontrolünde? Kalbinin atışı mı, gözünün görmesi mi senin mülkündedir? Her şeyin sahibi olan Allah, seni yokluktan varlığa çıkardı, sana benlik verdi; ama o benliği senin üstüne ilah yapmadı. Gel, nefsine sor: “Sen misin rızık veren, sen misin … Devamını oku… BENCİLLİK BENLİĞİN PUTU

ŞERİAT VE TARİKAT

Konuya şu dua ile başlayalım… Selam ismi, ruhumuzu sardığı gibi maddemizi de sarsın. Öyle sarsın ki ruhumuzu, benliğimizi aydınlık sarsın ve derunumuz nurla buluşsun. Aziz Yunus der ki: “Şeriat, tarikat yoldur varana; hakikat, marifet ondan içeri.” Evet, yol olmadan hedefe varılmaz. Maksadımız hakikat ve marifet ise, şeriata ve tarikata sarılmak zorundayız. Zira çoğu kişi ruh … Devamını oku… ŞERİAT VE TARİKAT

AKIL, KALP VE İDRAK

Aklımızı kalbî bir bakışla desteklediğimiz ölçüde kalbimiz de derin hassasiyetleri üstlenmeye başlar. Çünkü akıl tek başına soğuk bir çözümleyicidir; ancak kalbin nuruyla aydınlandığında hakikati sezebilir. Çünkü duygu merkezi kalbimizdir. “Gerçek şu ki, gözler kör olmaz, fakat göğüslerdeki kalpler kör olur.” (Hac, 46) Akıl, kalbe indirildiğinde; yani sadece mantık değil, hikmet ve sezgiyle de çalıştığında, ruhsal … Devamını oku… AKIL, KALP VE İDRAK