NAKKAŞ SÖZLER ( 1001-1250)

1001) Esareti sevmeyen onun içinde cepheden cepheye koşup zaferler kazanan tüm ecdada ve yollarındaki tüm vatandaşlara selam olsun. 1002) Emir ve yasaklarını Allah, hem Kur’an ile hem de peygamberinin lisanıyla bildirir. 1003) Erdiğini mi düşündün? Ya hu erişilecek bir yer yok. Bunu fark ettiğinde… Tebessüm edersin geçmişine ve ereceğim diye hayal kurduğun günlere… 1004) Sakın … Devamını oku… NAKKAŞ SÖZLER ( 1001-1250)

NAKKAŞ SÖZLER (751-1000)

751) Bir dua… Düşümüzde düş olan dostlara selam olsun. Tüm günlerini nur kuleleri kaplasın. Tüm soyut ilimler bilinçlerinde somutlaşsın. Amin… 752) Kişi özellikle değer verdiği yakın dostunun ayağının kaymasına daha çok üzülür. 753) Her tasavvufa dem vuranın ermiş olduğunu mu sanırsın… Velev ki diplomalı olsun… Eminliğine emin olmadığına emniyetle gönlünü teslim eyleme… 754) Devir değişti. … Devamını oku… NAKKAŞ SÖZLER (751-1000)

NAKKAŞ SÖZLER (251-500)

251) Âlemsizlik âlemi olan tanımsızlığın nazarıyla bakıldığında, rüşvet alanın veya rüşvet verenin ateşte olduğu görülecektir. 252) Görmeyenin bakışıyla okumaya devam edersen, zamanla var olan görüşüne de “katarak” gelir. Ameliyata muhtaç olursun. 253) Ayetlerde var olan Allah’ın tavsiyeleri, insan için en büyük bir nimettir. 254) Allah namına değil de başkası namına kesilen hayvan, islâm’da ayeti kerime … Devamını oku… NAKKAŞ SÖZLER (251-500)

NAKKAŞ SÖZLER (1-250)

1) Burağın yoksa nasıl miracı düşünürsün? Miracı yaşamadan nasıl kendi nefsinle ve nefsinin sahibiyle buluşursun? İşte bu eserde miraca götüren ipuçlarını bulacaksın… 2) Allah sana senden yakındır. Besmele de Allah ismi ile işaret edilen Zat idrak edilmezse göz, serap gibi sağda, solda, aşağıda, yukarıda, dışında, içinde veya daha başka yerlerde onu arar durur. Bu idrak … Devamını oku… NAKKAŞ SÖZLER (1-250)

NAKKAŞ SÖZLER önsöz

Bu eseri kendisindeki hazineye müştak olan her bir kişiye ayrı ayrı ithaf ediyorum… Gönül dünyasından kopup gelen ışık zerrecikleri cümlelere döküldü… Her bir cümle sizlere takdim edildi… Her cümlenin arkasında ışıldayan nurla sizi baş başa bırakırken, acizane duam şudur ki, her bir içeriğin işaret kapsamını kendinde veya dışında seyredip, özündeki hazineye ulaşmaya ve şerefli yolculuğu … Devamını oku… NAKKAŞ SÖZLER önsöz

ALLAH HER YÖNDEN MÜNEZZEHTİR SENDEN

Varlığımız, Allah’ın zatında bir katre olarak varlık almadığı için Allah, bizden zatı olarak münezzehtir. Zat, hiçbir mahlûkun koklayamayacağı bir yakınlık mertebesidir. Biz, O’nun zatında erimiş bir parça değil, O’nun yaratmasıyla varlık kazanmış aciz bir kuluz. Zatın münezzeh oluşunu idrak eden, kendisini ilahî hakikatin içinde erimiş bir “parça Allah” zannetmez; haddini bilir, kul olduğunu idrak eder. … Devamını oku… ALLAH HER YÖNDEN MÜNEZZEHTİR SENDEN

ALLAH HER YERDE Mİ?

Allah için “Bir yerdedir” diye düşünemeyiz. Bu, zatı için ne ise, sıfat, esma ve ef’ali için de aynıdır. Rabbimiz için ise “A’ma’daydı” demek, Allah’ın sonsuz ve sınırsız esma kuvveleri biz yaratılmadan önce, bizi var eden esma kuvvelerimizin A’ma’da olduğu anlamına gelir. Yani tüm yönleriyle sonsuz ve sınırsız olan gizli hazinedeydi. Sonsuz ve sınırsız olan bilinemez; … Devamını oku… ALLAH HER YERDE Mİ?

ALLAH’I TANIYARAK KULLUK EDELİM

Biz kuluz, Allah ise Rab. Allah’ı ancak sıfatları ile tanırız. Allah’ın sıfatları zâtî ve subûtî olmak üzere ikiye ayrılır. Zâtî sıfatlar O’na ait olup hiçbir yaratılmışa verilmez. Bu sıfatlar, Allah’ın eşsizliğinin nişaneleridir. Her biri kulun zihnini açar, kalbine “O’na benzer hiçbir şey yoktur” hakikatini nakşeder. Subuti sıfatlar ise, o bizi yarattıktan sonra, bu sıfatlarla bezemiştir. … Devamını oku… ALLAH’I TANIYARAK KULLUK EDELİM