SEYR-Ü SÜLÛK YOLUNDA İSTİKAMET VE İNCE ÇİZGİ

Seyr-ü sülûk yolunda alınacak nice feyizler vardır; nasip ile açılır, lütuf ile devam eder. Bu yol, zâhirde yürüyüş gibi görünse de hakikatte kalbin istikamete yönelmesi, nefsin arınması ve ruhun aslına dönmesidir. Ancak bu yolda en büyük tehlikelerden biri, bâtında oluşan hâllerin birbirine benzemesi ve aslolan yol ile tâli yolların karıştırılmasıdır. Hak yolunun esası, ana caddeden … Devamını oku… SEYR-Ü SÜLÛK YOLUNDA İSTİKAMET VE İNCE ÇİZGİ

ATEİSTLİK, DEİSTLİK VE FİRAVUNLUK

Konuya Nas suresinin ilk üç ayeti ile başlıyalım… “De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine, İnsanların hükümdârına, İnsanların ilâhına,” Tevhidin üç temeli vardır. Bunlar; ulûhiyet, rububiyet ve melikiyettir. Allah”ın ulûhiyetini kabul etmemek ateistliktir. Allah”ın melikiyetini kabul etmemek deistliktir. Allah”n rububiyetini kabul etmemek firavunluktur. Üçüsüde kâfirliktir. Tevhid ise bu üç hakikatin tamamını gönülde, dilde ve amelde kabul … Devamını oku… ATEİSTLİK, DEİSTLİK VE FİRAVUNLUK

MÂBED İLE ABAD OLMAK

Kur’ân-ı Kerîm’in her bir ayetinin derinliklerinde, bâtınî ve işarî mânâlar taşır. Ancak bu mânâların yanında, zâhirî anlamları da esastır. Kur’ân’a baktığımızda, camilerin ve mescitlerin inşası, korunması ve ihyasıyla ilgili ayetlerle karşılaşırız. Rabbimiz şöyle buyurur: “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder.” … Devamını oku… MÂBED İLE ABAD OLMAK

ALLAH İÇİN DOSTLUK

Sırf ve som olmayandan arkadaş seçebilirsin. Ama dost seçemezsin. Yani hayatına giren kişiler arasında, adanmış ruha sahip olmayanlarla arkadaşlık yapmak mümkündür; fakat bu tür arkadaşlıklar dünyevi menfaate dayanır. Arkadaşlıkta müşterek menfaat bitince, arkadaşlık da biter. Dostluk ise öyle değildir. Dostlukta nimette de külfette de hep beraberlik vardır. Hem sırf sevgi, hem samimiyet, hem de kalpten … Devamını oku… ALLAH İÇİN DOSTLUK

KUR’ÂNA TUTUNAN FİTNEDEN HALAS OLUR

Elbette ki Kur’ân-ı Kerîm yazılırken kullanılan lafız, okunurken çıkan sesler, yazılan harfler ve üzerinde yazılı bulunduğu sayfalar mukaddestir. Çünkü Kur’ân’ın özü, bu maddî vasıtalar sayesinde bizlere somut olarak ulaşır. Ancak unutulmamalıdır ki, bunlar mahlûktur; yani yaratılmıştır. Kur’ân’ın özü ise Allah Kelâmıdır; ezelîdir, yaratılmış değildir. Lafızlar, harfler ve mushaf yalnızca bu kelâmın bizlere ulaşmasını sağlayan birer … Devamını oku… KUR’ÂNA TUTUNAN FİTNEDEN HALAS OLUR

İMAN YOLU, MANA YOLU: TESLİMİYETİN TECELLİSİ

Kişi diyelim ki bu manaları kendinde “açamadı”… Peki Allah’ı vekil tutsa yine de olur mu? Olur. Çünkü mesele, “açtım-açamadım” diye zihnin kurduğu bir hesap defteri değil; mesele, teslimiyetin hakikatidir. İman yolu, mana yoludur. Mana yolu da, isimlerin ve tariflerin ötesinde kalbin Allah’a yönelişidir. “Açma veya açmama” diye konuştuğumuz şeylerin çoğu, aslında bir ütopyadır. Zira kalpteki … Devamını oku… İMAN YOLU, MANA YOLU: TESLİMİYETİN TECELLİSİ

CENNET YAŞAMI VE EN YÜCE NİMETLER

Cennetteki yaşam; kişiden açığa çıkan sayısız mânânın, ruhun derinliklerinden taşan ilâhî ilhamların ve Hak’tan gelen lütufların oluşturduğu bir mânâ kompleksidir. Allah’u Teâlâ’nın ikramıyla, “İstediğin mânâ terkibini oluştur.” denilir ve eline yetki verilir Hak tarafından… Artık sen, istediğin oluşumu, istediğin anda biiznillah mutlak kudretin senden oluşturduğu yaratım gücüyle, bilfiil zuhur ettirebilirsin. Ancak şu da hakikattir ki; … Devamını oku… CENNET YAŞAMI VE EN YÜCE NİMETLER

TECELLÎYİ GÖREN GÖNLÜN HÂLİ

Bu gece gördüğüm ne sûret idiGördüğüm kendi yokluğum idiPerde kalktı, hakikat göründüSana teslimim ya Hak Bir ben var sanıyordum evvelMeğer ben dediğim gölgeymişZerreymiş, nurdan bir tecellîymişSana teslimim ya Hak Ayağına yüz sürmek dediğinHakikatine teslim olmaktırBenliğin eriyip yok olmasıdırSana teslimim ya Hak Bana verdiği armağan zikirdiDil değil, kalp söylemeye başladıNefsim sustu, sır konuştuSana teslimim ya Hak … Devamını oku… TECELLÎYİ GÖREN GÖNLÜN HÂLİ

MUHAMMEDÎ OLAN KURTULDU

Yol, sadece Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimizin yoludur. O yol, zahirde fıkıh, bâtında marifettir. Dört mezhep imamı, Muhammedî yolun amelî boyutunun uygulayışını kayıt altına almış havastandırlar. İmam Eş’arî ve İmam Mâturîdî, Muhammedî inancı haykıran büyük zevattandır. Onların yolu, Resûlullah’ın yoludur. Aksini düşünen, kendi nefsinin vehimlerine kapılmış olur. Şu anki elimizdeki tüm fıkıh … Devamını oku… MUHAMMEDÎ OLAN KURTULDU

MUHAMMEDİ OLMAK İNSANLARI GÜTMEMEKTİR

“Ey iman edenler! (Resûl’e) ‘Bizi güt!’ demeyiniz, ‘Bizi gözet!’ deyiniz ve onu dinleyiniz. İnanmayanlara acıklı bir azap vardır.” (Bakara, 2/104) Demek resul dahi çoban değildir ümmete. O sadece öğretmendir bize ve bizi gözetendir. Hani sınavda gözetmen olur ya. Öyle bir şey… Hata yaparsak uyarır. Doğru telkin eder. İnsanı en mutlu bir sona hazırlanmada yardımcı olur. … Devamını oku… MUHAMMEDİ OLMAK İNSANLARI GÜTMEMEKTİR