CÜZ’İ İRADE NEDİR?

İlk bakışta birçok olayı fark edemeyişimizin esas sebebi; birçok anlama gelebilecek bir kelimeyi, hafızamızda sabitlediğimiz bir mana ile önümüze konulan olaya bakmamızdır. Örneğin cüzi irade dediğimizde, hemen kafamızda canlanan şu oluyor. Bir külli irade var ve bende de bu külli iradenin bir cüzi yani parçası var. İşte yanılgı noktası burada başlar. Külli irade, Allah ismiyle … Devamını oku… CÜZ’İ İRADE NEDİR?

HER MAKAMI AYRI BİLEREK HAREKET EYLE

Birçok ayette Allah kullarına zulmetmez dendiği hâlde, kişinin elinde hiç irade yok deyip, insanların pasif hale getirmek isteyen “sözde hakikat ustalarını” Allah’a havale ederiz. Tek irade var dendi, tamam doğru öyledir. Kulun iradesi de var dendi, tamam doğru bu da öyledir. Evet, ikisi de doğru; sorun iki vechi doğru anlamadadır. Sen, kulda hiçbir irade yok … Devamını oku… HER MAKAMI AYRI BİLEREK HAREKET EYLE

KALBİ İHTİRAMLA AKLINI ÇALIŞTIR

Yeter ki yorum yap, aklını çalıştır… İsabet ederse iki sevap, etmezse bir sevap verilir. Yani bir konuyu düşününce eğer isabet etmezsen dahi bir sevap alırsın. Çünkü sana verilen aklı, kalemi oynattın. Birinci sınıfa giden çocuk kalemi yanlış tutar ve yanlış yazar; ama o yanlışlık onu zamanla güzel yazıya götürür. Akıl da böyledir… Çalıştırırsın, yap-boz gibi … Devamını oku… KALBİ İHTİRAMLA AKLINI ÇALIŞTIR

MUHAMMEDÎ OLMAK SAFİYETTİR

Biri çıkıp da yegâne kaynak olan Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’in sunumundan haber verdiğinde, hemen kimin ağzından döküldüyse onun adına bir etiket yapıştırırız. Çok meraklıyız insanlara etiket takmaya; “şucu”, “bucu” diye diye Müslümanları yüzlerce fırkaya bölmeye adeta gönüllüyüz. Bu bölüp parçalama öylesine genlerimize işlemiş ki, bir iki kelâm eden için bilinçaltımız hemen … Devamını oku… MUHAMMEDÎ OLMAK SAFİYETTİR

RABBE BAKIŞ İLE EYLE ÖZÜNÜ NAKIŞ

Rab dediğimizde, özümüzden bilinç varlığımıza doğru bir projeksiyon gibi düşünebiliriz. Bu, her birim için öyledir. O yüzden Rab bize bizden yakındır. Nitekim Yüce Allah buyurur: “Biz, insana şah damarından daha yakınız.” (Kâf, 50/16) Bu ayet, Allah Teâlâ’nın kullarına rububiyetiyle kuşatmış olarak mutlak yakınlığını ve onların her hâlini yaratarak ilmiyle çepeçevre sardığını ifade eder. İşte bu … Devamını oku… RABBE BAKIŞ İLE EYLE ÖZÜNÜ NAKIŞ

EBCED DEĞERLERİYLE SAKIN ZİKİR OKUMA

Esma zikirleri ebced (Arap harflerinin rakamsal karşılıklarına dayalı hesap sistemi) hesabıyla hesaplayıp adet vermek ve o adette okumak hatadır. Okuduğumuz zikirlerde dikkat etmemiz gereken hususların başında, kesinlikle ebced değerleriyle belirtilen miktarlarda zikirler okumamamız gelir. Çünkü ebced hesabı varlığımızdaki nârî katmanın frekans karşılığıdır. Bu da insanı, farkında olmadan, nârî varlıkların (cinlerin) alanına yaklaştırabilir. Hâlbuki Kur’ân bizlere … Devamını oku… EBCED DEĞERLERİYLE SAKIN ZİKİR OKUMA

ZEYTİN VE İNCİR GÖLGESİNDE BİR YOLCULUK

İlk günden bu yana nice ilim erbabı, Kur’ân-ı Kerîm’in engin denizinde yol almış; kimisi sahilin kumlarını toplamış, kimisi derinliklere dalarak inciler çıkarmıştır. Dünyanın dört bir yanında gönül ve akıl ehli, Rabb’in kelamına kafa yormuş; kimi sessiz tefekkürle, kimi de kelimelere bürünmüş bir haykırışla kalbinin sesini duyurmuştur. Bu fakir ve garip kul da, gücünün yettiğince bu … Devamını oku… ZEYTİN VE İNCİR GÖLGESİNDE BİR YOLCULUK

ALLAH BOYASI SENİN TEMEL GIDANDIR

Sıkıntılarımızın sebebi ne olabilir? Bir şey içimizi sürekli kemiriyor. Adını koyamadığımız ama hep orada duran bir şey… Sanki içimizde saklı bir şey var, varamıyoruz. Sanki derinlerde bir yerde saklı bir hakikat var, biz ona ulaşamıyoruz. İnsanın hayatındaki sıkıntıların sebebi, zahirde görünen sebepler değildir. İçimizde tanımlayamadığımız bir huzursuzluk, derin bir arayış ve sanki bizi bir yere … Devamını oku… ALLAH BOYASI SENİN TEMEL GIDANDIR

KALBİNM KATMANLARI

İnsan sadece et ve kemikten ibaret değildir; onun içinde nice latîfeler (ince manevî merkezler) vardır ve her biri ayrı bir idrak kapısıdır. Sadr göğsün tümüne denir; dışa açılan ilk menzil, benliğin ilk tecelli mahallidir. Kalp ise sol göğsün altında yer alan, ilahî nazarın yöneldiği merkezdir. Fuad, kalbin düşünme ve idrak etme yetisidir; gelen manayı tartan, … Devamını oku… KALBİNM KATMANLARI

ATEİSTLİK, DEİSTLİK VE FİRAVUNLUK

Konuya Nas suresinin ilk üç ayeti ile başlıyalım… “De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine, İnsanların hükümdârına, İnsanların ilâhına,” Tevhidin üç temeli vardır. Bunlar; ulûhiyet, rububiyet ve melikiyettir. Allah”ın ulûhiyetini kabul etmemek ateistliktir. Allah”ın melikiyetini kabul etmemek deistliktir. Allah”n rububiyetini kabul etmemek firavunluktur. Üçüsüde kâfirliktir. Tevhid ise bu üç hakikatin tamamını gönülde, dilde ve amelde kabul … Devamını oku… ATEİSTLİK, DEİSTLİK VE FİRAVUNLUK