MUHAMMEDÎ OLMAK SAFİYETTİR

Biri çıkıp da yegâne kaynak olan Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’in sunumundan haber verdiğinde, hemen kimin ağzından döküldüyse onun adına bir etiket yapıştırırız. Çok meraklıyız insanlara etiket takmaya; “şucu”, “bucu” diye diye Müslümanları yüzlerce fırkaya bölmeye adeta gönüllüyüz. Bu bölüp parçalama öylesine genlerimize işlemiş ki, bir iki kelâm eden için bilinçaltımız hemen … Devamını oku… MUHAMMEDÎ OLMAK SAFİYETTİR

RABBE BAKIŞ İLE EYLE ÖZÜNÜ NAKIŞ

Rab dediğimizde, özümüzden bilinç varlığımıza doğru bir projeksiyon gibi düşünebiliriz. Bu, her birim için öyledir. O yüzden Rab bize bizden yakındır. Nitekim Yüce Allah buyurur: “Biz, insana şah damarından daha yakınız.” (Kâf, 50/16) Bu ayet, Allah Teâlâ’nın kullarına rububiyetiyle kuşatmış olarak mutlak yakınlığını ve onların her hâlini yaratarak ilmiyle çepeçevre sardığını ifade eder. İşte bu … Devamını oku… RABBE BAKIŞ İLE EYLE ÖZÜNÜ NAKIŞ

EBCED DEĞERLERİYLE SAKIN ZİKİR OKUMA

Esma zikirleri ebced (Arap harflerinin rakamsal karşılıklarına dayalı hesap sistemi) hesabıyla hesaplayıp adet vermek ve o adette okumak hatadır. Okuduğumuz zikirlerde dikkat etmemiz gereken hususların başında, kesinlikle ebced değerleriyle belirtilen miktarlarda zikirler okumamamız gelir. Çünkü ebced hesabı varlığımızdaki nârî katmanın frekans karşılığıdır. Bu da insanı, farkında olmadan, nârî varlıkların (cinlerin) alanına yaklaştırabilir. Hâlbuki Kur’ân bizlere … Devamını oku… EBCED DEĞERLERİYLE SAKIN ZİKİR OKUMA

ZEYTİN VE İNCİR GÖLGESİNDE BİR YOLCULUK

İlk günden bu yana nice ilim erbabı, Kur’ân-ı Kerîm’in engin denizinde yol almış; kimisi sahilin kumlarını toplamış, kimisi derinliklere dalarak inciler çıkarmıştır. Dünyanın dört bir yanında gönül ve akıl ehli, Rabb’in kelamına kafa yormuş; kimi sessiz tefekkürle, kimi de kelimelere bürünmüş bir haykırışla kalbinin sesini duyurmuştur. Bu fakir ve garip kul da, gücünün yettiğince bu … Devamını oku… ZEYTİN VE İNCİR GÖLGESİNDE BİR YOLCULUK

ALLAH BOYASI SENİN TEMEL GIDANDIR

Sıkıntılarımızın sebebi ne olabilir? Bir şey içimizi sürekli kemiriyor. Adını koyamadığımız ama hep orada duran bir şey… Sanki içimizde saklı bir şey var, varamıyoruz. Sanki derinlerde bir yerde saklı bir hakikat var, biz ona ulaşamıyoruz. İnsanın hayatındaki sıkıntıların sebebi, zahirde görünen sebepler değildir. İçimizde tanımlayamadığımız bir huzursuzluk, derin bir arayış ve sanki bizi bir yere … Devamını oku… ALLAH BOYASI SENİN TEMEL GIDANDIR

KALBİNM KATMANLARI

İnsan sadece et ve kemikten ibaret değildir; onun içinde nice latîfeler (ince manevî merkezler) vardır ve her biri ayrı bir idrak kapısıdır. Sadr göğsün tümüne denir; dışa açılan ilk menzil, benliğin ilk tecelli mahallidir. Kalp ise sol göğsün altında yer alan, ilahî nazarın yöneldiği merkezdir. Fuad, kalbin düşünme ve idrak etme yetisidir; gelen manayı tartan, … Devamını oku… KALBİNM KATMANLARI

ATEİSTLİK, DEİSTLİK VE FİRAVUNLUK

Konuya Nas suresinin ilk üç ayeti ile başlıyalım… “De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine, İnsanların hükümdârına, İnsanların ilâhına,” Tevhidin üç temeli vardır. Bunlar; ulûhiyet, rububiyet ve melikiyettir. Allah”ın ulûhiyetini kabul etmemek ateistliktir. Allah”ın melikiyetini kabul etmemek deistliktir. Allah”n rububiyetini kabul etmemek firavunluktur. Üçüsüde kâfirliktir. Tevhid ise bu üç hakikatin tamamını gönülde, dilde ve amelde kabul … Devamını oku… ATEİSTLİK, DEİSTLİK VE FİRAVUNLUK

MÂBED İLE ABAD OLMAK

Kur’ân-ı Kerîm’in her bir ayetinin derinliklerinde, bâtınî ve işarî mânâlar taşır. Ancak bu mânâların yanında, zâhirî anlamları da esastır. Kur’ân’a baktığımızda, camilerin ve mescitlerin inşası, korunması ve ihyasıyla ilgili ayetlerle karşılaşırız. Rabbimiz şöyle buyurur: “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder.” … Devamını oku… MÂBED İLE ABAD OLMAK

ALLAH İÇİN DOSTLUK

Sırf ve som olmayandan arkadaş seçebilirsin. Ama dost seçemezsin. Yani hayatına giren kişiler arasında, adanmış ruha sahip olmayanlarla arkadaşlık yapmak mümkündür; fakat bu tür arkadaşlıklar dünyevi menfaate dayanır. Arkadaşlıkta müşterek menfaat bitince, arkadaşlık da biter. Dostluk ise öyle değildir. Dostlukta nimette de külfette de hep beraberlik vardır. Hem sırf sevgi, hem samimiyet, hem de kalpten … Devamını oku… ALLAH İÇİN DOSTLUK

KUR’ÂNA TUTUNAN FİTNEDEN HALAS OLUR

Elbette ki Kur’ân-ı Kerîm yazılırken kullanılan lafız, okunurken çıkan sesler, yazılan harfler ve üzerinde yazılı bulunduğu sayfalar mukaddestir. Çünkü Kur’ân’ın özü, bu maddî vasıtalar sayesinde bizlere somut olarak ulaşır. Ancak unutulmamalıdır ki, bunlar mahlûktur; yani yaratılmıştır. Kur’ân’ın özü ise Allah Kelâmıdır; ezelîdir, yaratılmış değildir. Lafızlar, harfler ve mushaf yalnızca bu kelâmın bizlere ulaşmasını sağlayan birer … Devamını oku… KUR’ÂNA TUTUNAN FİTNEDEN HALAS OLUR