8) GÖNLE YOLCULUK VE HAKİKATİN İDRÂKİ

Esas gayemiz, gönüle; yani hür ve özgür olana yol almaktır. Kendi perdelerimizi, tanımlarımızı ve kayıtlarımızı kaldırabildiğimiz kadar, gönle yolculuk ederiz. Gönüle ulaşıldığında ise, artık her şey aslına döner, hakkına rücu eder. İşte burada “Haydan gelip Hû’ya gitmek” sözü, apaçık bir şekilde ortaya çıkar. Burada artık kelam, düşünce, hiçbir şey mevcut değildir. Çünkü hakikat, kelamdan öte … Devamını oku… 8) GÖNLE YOLCULUK VE HAKİKATİN İDRÂKİ

7) HAKİKÎ HÜRRİYETE ULAŞMAK

Tanımlamalara his ve duygular yüklediğimizde, aslında yükümüzü ağırlaştırmaktayız. Bu yükümüz, kendi hakikatimize perde olmaktadır. Hisler ve duygular elbette yaşanacaktır; ama sadece onlara kapılmadan, cemalullâha giden yolda taviz vermeden yaşamak gerekir. Aksi hâlde, his ve duygulara kendimizi kaptırırsak, hürriyetimize kilit vurmuş oluruz. Ey insan, unutma ki gönlünü perdeleyen şeyler, hakikate giden yolu da karartır. “Rabbim! Yükümü … Devamını oku… 7) HAKİKÎ HÜRRİYETE ULAŞMAK

6) YAŞANTIMIZDA DEĞERİ FARK ETMEK

Bu hayat içinde olanları yargılamadan ve kesin hüküm vermeden, içinde bulunduğun fiile bakıp önce anlamaya çalışmalıyız. Böylece anlayış gösterme çabasına girerek, mürid olan Hakk’ın irade gücünü kullanmak suretiyle değere yani bilinmek istenilen değere kavuşulur. Ama yargıda bulunduğunda, içeriğinden mahrum kalınır. Böylelikle, kendindeki Hakk’ın, bilinmek istenilenin hakkını vermiş olmaktasın. Anlayıp anlayış gösterdiğimiz kadar gerçek değerin kıymeti … Devamını oku… 6) YAŞANTIMIZDA DEĞERİ FARK ETMEK

5) HAYATI ANLAMAK VE HUZURA VARMAK

Hayatı ve içindekileri anlamlandırdığımız kadar değerlendiririz ve miracımızı yaşarız. Hayatın verdiği gülü de tat, dikeni de tat ve her ikisine de “Eyvallah” de. Çünkü her şey, yani eşya ve varlık âlemi geçici; ama anlam ve değer verdiğimiz gerçeklik oranında, bizim için ebedî kalıcı olur. İşte huzuru ötelerde arama; sadece kendi özündeki huzura açık ol ve … Devamını oku… 5) HAYATI ANLAMAK VE HUZURA VARMAK

4) YAŞANTIMIZIN FARKINDA MIYIZ?

Güzel olan, güzel olanı sever. İnsan en güzeldir ve her zaman mükemmeliyeti sever. Hayat, yaşanması ve içindeki güzelliklerinin bilinmesi ve tadılması için verilen bir nimettir. Bir ve Haktır. Tüm gaye, yaşadığımızı bilmek ve bunu hakkı ile değerlendirebilmektir. Körü körüne yaşamak değil; uyanık bir hâl üzere, bilerek, severek, saygı göstererek ve içtenlikle yaşamak gerekir. Bu, ilahî … Devamını oku… 4) YAŞANTIMIZIN FARKINDA MIYIZ?

3) AHDE VEFA

Ahd etmek, kesin karar vermek anlamına gelir. Vefa ise verilen karara bağlı kalmak, sözünde durmak, sadakatle o sözü yaşamak demektir. Adem evladı gündelik hayatta da birbirine sözler verir, yeminler eder, niyetler kurar ve bunları yerine getirmeye çalışır. Kimi zaman bir fiili gerçekleştirmek için karar veririz ve bu kararı hayat boyu, hatta ölüme kadar taşırız. Tüm … Devamını oku… 3) AHDE VEFA

2) VAHDET-İ VÜCUD PANTEİSTLİK Mİ?

Olayın künhünü bilmeyen yoksun kişi konuşuyor oradan… Neymiş efendim? Vahdet-i vücudu kabul eden kâfirmiş… Peki de bana dedi ötekisi ona… “Allah’ın sağı, solu, önü, arkası, üstü ve altı yoksa senin varlığın O’nun varlığının neresinde? Üstünde mi veya altında mı? Sağında mı veya solunda mı? Önünde mi veya arkasında mı?” Zavallı, akla bürünen muhatap ise az … Devamını oku… 2) VAHDET-İ VÜCUD PANTEİSTLİK Mİ?

1) ALLAH’IN İNSANA RUHUNDAN ÜFLEMESİ

Aklımızın ermeyeceği şeyleri düşünmek veya anlamaya çalışmak, bizdeki sonsuzluk hissinden dolayıdır. Bu sonsuzluk hissi de bize üfürülen ruh nedeniyledir. Bizler her kavrama gündelik manada anlamlar yüklediğimiz için, “Ruhumdan üfledim” ibaresine de kısıtlı aklımızla manalar yüklediğimizde, olayın hakikatinden uzağa düşmüş oluruz. Oysa ey insan, düşün ki bu üfleme, sana verilen sırdır; seni yücelten ve fânilikten kurtarıp … Devamını oku… 1) ALLAH’IN İNSANA RUHUNDAN ÜFLEMESİ

UYANIŞ YOLUNDA KİTABIMIZ ÖNSÖZ

Meşrebimiz; kişilik üzerinde oynanan bunca anarşi içinde, onun özünde kaybolmak üzere olan fıtratının kısık sesini yeniden yükseltmektir. Tüm çabamız işte buna yöneliktir ki, “(Rabbimiz!) Bizi Müslümanlar olarak vefat ettir ve bizi salihler arasına kat.” (Âl-i İmrân, 3/193) ayetinde olduğu gibi, bu çırpınışımız fıtratımıza dönüş için bir yakarıştır. Yazılarımız, tasavvuf yolcularının yürürken hissettikleri manevi duraklar veya … Devamını oku… UYANIŞ YOLUNDA KİTABIMIZ ÖNSÖZ