426) SEVGİ SİYAH MI, BEYAZ MI, GRİ Mİ?

Sevgi öyle bir hâldir ki, orada orta yol olmaz. Ya seversin ya sevmezsin. Sevgi, içte netlik ister. “Acaba?”larla, ihtimallerle, menfaat hesaplarıyla yürüyen bir sevgi, aslında sevgi değildir; o en fazla hoşlanmadır, alışkanlıktır, çıkar ortaklığıdır. O yüzden gönül dilinde sevgi, ya siyah ya beyazdır. Ama hayatın diğer alanları böyle değildir. Yaşamımızdaki pek çok şeyde dengeyi (mizanı) … Devamını oku… 426) SEVGİ SİYAH MI, BEYAZ MI, GRİ Mİ?

425) HALİFELİK VE ESMA-İ İLÂHİYE’NİN İNSANDA TECELLİSİ

Soru:Ayette Rabbimiz yeryüzünde bir halife yaratacağım diyor. Ama halifeyi kendime demiyor anladığım kadarıyla, bunu biraz açar mısınız? Cevap:“Rabbin meleklere dedi ki, muhakkak ki ben yeryüzünde bir halife oluşturacağım. Melekler dediler ki; sen yeryüzünde fesat çıkarıp kan dökecek kimseyi mi halife olarak oluşturacaksın? Ve biz senin hamdın olarak seni tesbih ederken ve seni mukaddes bilirken… Rabbin … Devamını oku… 425) HALİFELİK VE ESMA-İ İLÂHİYE’NİN İNSANDA TECELLİSİ

424) NUR-İ MUHAMMEDÎ HAKKINDAKİ BİR SIR

Nuri Muhammedi konusu aslında anlaşılması çok kolay bir konu… O da şu… İnsanlar zannediyorlar ki nuri Muhammedi, Peygamber Efendimiz’dir. Veya Hristiyanlar zannediyorlar ki bu nur, İsa Mesih’tir. Veya başka inançlardakiler zannediyorlar ki bu nur, kendi dinlerindeki en çok kutsadıklarıdır. Hayır, böyle değildir… Önceki insanlardan günümüze tüm peygamberler İslam’ı ve varlığın oluşum şeklini izah etmişlerdir. Öylece … Devamını oku… 424) NUR-İ MUHAMMEDÎ HAKKINDAKİ BİR SIR

423) MÜNAFIKLIK VE AJAN RUHU

Münafıklık nedir… Münafık eşittir ajanlık demektir. Müslümanlar arasına gizlenen ajanlar/münafıklar her devirde olmuştur. Sahabeler devrinde de iman ehli arasına karışan münafıklar yani ajanlar vardı. Burada kastettiğimiz “münafık”; içten içe İslam’ı yıkmak için çalışan, kâfirle gizli işbirliği yapan, iman ehlinin içine sızmış ajandır. Yoksa günah işleyip tevbe eden, zaaf yaşayan ama kalbiyle Allah’a bağlı olan mümin … Devamını oku… 423) MÜNAFIKLIK VE AJAN RUHU

422) MELEKELER VE İNSANIN İMTİHANI

Her dönemin münafıkları olduğu gibi, bu dönemin de münafıkları var. Münafıklık melekesi kişide revaç yaptığında, artık öylece şekillenir. Her bir zaman diliminde iman ehlinin kafasını karıştırmak isteyenler hep olmuştur. Uyanık olalım, işin hikmetini bilelim, şeytana geçit vermeyelim. Münafıklık, insanın içindeki çarpık melekelerin organize hâle gelmesidir. İnsandaki bu bozulmuş meleke hâli, sadece bir ahlâk zaafı değil, … Devamını oku… 422) MELEKELER VE İNSANIN İMTİHANI

421) MUHAMMEDÎ YOLDA REHBER, MEAL VE İRADE

Kişi der ki; “Neden Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’i rüyada görmüyorum?” Çünkü O’nunla arana başka sevgiler koymuşsun. Onun için görmüyorsun. Ama unutmayalım ki bizi ona götüren sadece kalbi sevgidir. Kalbi sevgi olduktan sonra, er veya geç kesinlikle onula buluşacağız. Yol, sadece Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’in yoludur. O da … Devamını oku… 421) MUHAMMEDÎ YOLDA REHBER, MEAL VE İRADE

420) MANA GÖZÜ

Materyalist tasavvuf anlayışı, son yüzyılda gelişti. Özellikle dijital baskı ile bu daha da çirkefleşti, merakı olan insanları madde hayalleri arasında kaybettirdi. Tasavvufun özünü, ekran ışığına, görsel efektlere, enerjisel gösterilere indiren bu yeni anlayış, insanı hakikat arayışından alıp sanal ilizyonlara teslim etti. Hâlbuki tasavvuf, maddede “mana”yı okumak iken; materyalist tasavvuf, manayı maddeye hapsetti. Böylece merak ehli, … Devamını oku… 420) MANA GÖZÜ

419) MADDİ GÜÇ MANEVİ ETKİ ALTINDA

Konuyu İbrahim Hakkı Hazretleri’nin oğlunun hikâyesiyle şekillendirelim. Oğlunun içki içtiği hâlde sonradan kırklar meclisine alındığı bazı eserlerde geçiyor. Bu rivayet, zahirde aklı zorlayan bir manzara sunsa da, batında “veli kulun tasarrufuyla kulun korunması” hakikatine işaret eder. Velâyet, sadece kitap bilgisi değil; Allah’ın izniyle kul üzerinde, hâl ve kader noktasında incelikli bir korunma tecellisidir. Bu tür … Devamını oku… 419) MADDİ GÜÇ MANEVİ ETKİ ALTINDA

418) LA İLÂHE İLLÂ ENTE DUASININ SATIR ARASI HAKİKATİ

La (hayır/yoktur), ilahe (tanrılar), illa (sadece), ente (sen varsın, yani tek yönelim alanı sadece sensin, gayrı bir kuvvet ve güç sahibi yoktur.)… subhaneke (kendisinde güç ve kuvvet zanneden her varlıktan beri ve münezzehsin, hem tüm varlıklardaki güç ve kuvveti sen verirsin )… inni kuntu (muhakkak ben bu idrakten bir nebze olsun perdelendiğim için), minezzalimin (zalimlerden … Devamını oku… 418) LA İLÂHE İLLÂ ENTE DUASININ SATIR ARASI HAKİKATİ

417) TÜTSÜ, KOKU VE RUH HÂLİ

Tütsü yakmak sakıncalı mı? Ruhanileri çağırıyor deniliyor. Bir kısmı da sünnet diyor, bu işin hakikati nedir? Soru, aslında tek bir noktada toplanıyor: “Tütsü ve koku, beni nereye uyandırıyor?” Eğer insanı rahmete, huzura, tefekküre ve ibadete uyandırıyorsa, koku bir nimettir. Eğer nefsin arzularını, tensel zevkleri, bedensel tahriki körüklüyorsa, o zaman aynı koku, kişinin önüne haram kapıların … Devamını oku… 417) TÜTSÜ, KOKU VE RUH HÂLİ