456) KUR’AN’A YÜZEYSEL BAKAN MEALZEDE OLUR

Kur’an’a yüzeysel bakarsan mealzede olursun; eremezsin özüne, yoksa el süremezsin içeriğine. Yani temiz olmak lazım. Zahirî ve bâtınî tüm dedikoduları terk etmek lazım. Onun için de haramlardan el çekmek lazım. Sonra “Allah” deyip anlamak için dua etmek lazım. Sonra zikirle hemhâl olmak lazım. Sonra hâllenmek lazım. Sonra özümsemek lazım. Sonra kavramak lazım. Anlamak için anlamak … Devamını oku… 456) KUR’AN’A YÜZEYSEL BAKAN MEALZEDE OLUR

455) HER İNSAN BİR CAN SAHİP ÇIKALIM

Her insan bir can… Ne olur can insanlar, sahip çıkalım; piyasaya çıkmasın canavarlar. İnsanlığı sömürmek isteyen haysiyetsiz tüccarlar, almasın insanlarımızı, etmesinler heveslerine kurban. Ne olur yetkililer, insanlığı sömüren bu insan tüccarlarına göz açtırmayın. Ne olur anneler, babalar; sahip çıkalım evlatlarımıza, onlara ulaşmasın canavarlar. Her insan, Hak yüzüne açılan bir pencere; bu zehirlerle kapanmasın yüzümüze ey … Devamını oku… 455) HER İNSAN BİR CAN SAHİP ÇIKALIM

454) UYANIŞIN BITMEYEN YOLCULUĞU

Uyanış, tek bir kapının açılması değil; her kapının ardında başka bir kapı olduğunu fark etmektir. Bir defa uyandı iş bitti yok. O yüzden ölüme dek çalışma devam eder. Her ilim ile ilimlenmek, yeni bir uyanıştır. İşte uyanışlar ölüme dek sürecektir. Her uyanışın üstünde başka uyanış vardır. Hem uyanmalar her kişide ayrıdır, hem uyanmanın sınırı yoktur. … Devamını oku… 454) UYANIŞIN BITMEYEN YOLCULUĞU

453) HUZUR, KALP VE SIRAT-I MÜSTAKİM

Bir video izledim. Öyle bir huzuru kalp ile etrafında dönüyordu ki, o an tam huşu yaşıyor gibiydi. İşte tam da bu manzara, kalbin tek başına ölçü olamayacağını gösteren en büyük delildir. Çünkü kalp, yönlendirildiği şeye karşı huşu bile yaşayabilir. Kalbin huşu yaşaması, yöneldiği şeyin hakikat olduğunu ispatlamaz; sadece o kalbin, yönünü yanlış yere çevirdiğini gösterir. … Devamını oku… 453) HUZUR, KALP VE SIRAT-I MÜSTAKİM

NEFSİNİ EYLE EHİL

Huu de hak yolundaEman verme hak dinanındaHakkı hisset her anındaHakkın gayrı görme varlığında Kötülük nefsin kendi hakikatini unutmasındanRabbini ötelerde aramasındanSen ötelerden vaz geç olma gafillerdenHalı her an, an ol öncülerden Hakkın emri zuhur eder her anında bilfiilNefis gaflet ettiğinden olmaz ahilSen nefsini İslam la et ehilEhil olan kazanır her iki cihanı bil

452) CEALE KELİMESİNİN ANLAMI VE HZ. ÂDEM’İN YARATILIŞI

Ceale kelimesinin anlamı… Hz. Âdem aleyhisselâm herhangi bir canlıdan evrimleşmedi. Direkt Allah’ın emriyle yaratıldı. Yerin hamurundan yaratıldığı için de “ceale” kelimesi geldi. Yani sıfırdan değil, yerin hamurundan oluşturuldu. “Yeryüzünün hamurundan bir halife dönüştüreceğim.” Yani çamurunu alıp, şekillendirip, halife olacak şekilde dönüştüreceğim diyor. Daha önce yeryüzünde dönüştürüp var ettiği varlıklar birbirini kesip boğazlayıp yerlerdi. Örneğin kurt … Devamını oku… 452) CEALE KELİMESİNİN ANLAMI VE HZ. ÂDEM’İN YARATILIŞI

451) ALLAH’IN MUTLAK ZATI VE TÜME VARIM TUZAĞI

Allah’ı nazarî olarak dahi olsa, “Bu varlık Allah’ı var etti, şu varlık yok olsa Allah yok olur.” demek, şirk ve küfür bataklığının ta kendisidir. Bilelim ki Allah’a tüme varım olarak bakıp, Allah’a ulaşmayı tüme ulaşma olarak düşünmek hatadır. Allah’a tüm olarak bakmak bile hatadır. Çünkü O’nu hiçbir tabirimiz tanımlayamaz. “O’nu hiçbir tabirimiz tanımlamaz.” demekle de … Devamını oku… 451) ALLAH’IN MUTLAK ZATI VE TÜME VARIM TUZAĞI

450) HANNAS OLAN ŞEYTANDAN KORUNMAK İÇİN

Ulûhiyette Allah, tümüyle kişiden münezzehtir. Kişi, bir benlik sahibi olarak Allah’a el açmıştır. Rububiyette yaratan, yarattığı her varlıkta istediği mânâsını açığa çıkartıp seyr eder ve hiçbirinin varlığıyla veya yokluğuyla etkilenmez, etiketlenmez ve sınırlanmaz. Böylece inanmayan ve bir hayat tarzı oluşturmayan kişi, hakikate ulaşmaktan mahrum kalır. Bu düşünce sisteminin dışındaki fikirler, rububiyette şirk olarak tarif edilir. … Devamını oku… 450) HANNAS OLAN ŞEYTANDAN KORUNMAK İÇİN

449) VECCEHTU DUASI VE VECHE DÖNÜŞ

Veccehtü duası Kur’an’ın birkaç ayetinden oluşuyor. İbrahim Halilullah’ın duası Veccehtu duasını; Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) her namaza başlayınca tekbirden hemen sonra Sübhâneke okurdu. Sonra Veccehtu… Daha sonra Fâtiha’ya başlardı. İlk rekâtta okunur. Diğer rekâtlarda okunmaz. Veccehtü duası şöyledir: “Veccehtu vechiye lillezî fataras-semâvâti vel-arda hanîfen muslimen ve mâ ene minel-muşrikîn. İnne salâtî ve nüsukî ve … Devamını oku… 449) VECCEHTU DUASI VE VECHE DÖNÜŞ

449) SÜBHÂNEKE DUASINA DERİNLEMESİNE BAKIŞ

Hanefiler Subhâneke okur, Şafiiler Vecchettu okur. Aslında Efendimiz s.a.v. ikisini de okurmuş. Önce Subhâneke okur, sonra Vecchettu okur, sonra besmelede yaşamını gözden geçirir. Sonra Fâtiha sûresini tane tane okurmuş. Biz de bundan sonra öyle yapalım ki arınmamız hızlansın. Sübhânekellâhümme ve bihamdik, ve tebârekesmük ve teâlâ ceddük (vecelle senâük)* ve lâ ilâhe ğayrük. (vecelle senâük)* bölümü … Devamını oku… 449) SÜBHÂNEKE DUASINA DERİNLEMESİNE BAKIŞ