448) TESLİMİYET, SEVGİ VE HAKİKATİN İNCELİKLERİ

Teslimiyet ve tabiiyet insanı kurtarır. İnsanın imanı varsa hakikatine, içeriğini tam anlamasa da gereken çalışmaları yaparsa kurtulur. Bunun delili Kur’an’dadır. Eshab-ı Kehf’in peşine takılan Kıtmir, sırf tabiiyetiyle cennete ulaşacaktır. Sırf sevmek güzeldir. Sevgi beklemek ise gereksizdir. Allah gönlüme sevgiyi atmışsa hamdetmeli ve beklentisiz sevmeliyim. Gerisi belirsizdir. Karşımdaki kalpten mi seviyor, yoksa yalancı bir oyalamaya mı … Devamını oku… 448) TESLİMİYET, SEVGİ VE HAKİKATİN İNCELİKLERİ

447) MEVLİD KANDİLİ VE MERYEM 33’ÜN İŞARETİ

“Selâm bana, doğduğum gün, öleceğim gün ve tekrar dirilip kabirden çıkacağım gün üzerimedir.” (Meryem suresi 33) Bu ayet, doğumdan ölüme ve ba’sa (yeniden dirilişe) uzanan insan serüveninin üç ana eşiğine ilahî selamın refakat ettiğini haber veriyor. Doğarken, ölürken ve kabirden kalkarken selamla karşılanan bir kul portresi çiziliyor. Biz bu selamı sadece Hz. İsa (aleyhisselam) için … Devamını oku… 447) MEVLİD KANDİLİ VE MERYEM 33’ÜN İŞARETİ

446) AFAK REYTİNGLERİ VE UNUTULAN ENFUS

Dikkat edildiyse, tüm yüksek Reytingler, âfâk üzerine yapılan acıklı veya eğlenceli programlarda olur. Çünkü şeytaniyet, sağdan yaklaşıp âfâkın seyrini şenlendirir. Ya enfus… Yok yok… Orası kimsenin umurunda bile değil… Oysaki mekânın enfusun… Âfâk sadece geçimliğin… Reyting denilen afakî curcuna, insanı dış görüntünün, gösterinin, acıklı hikâyelerin ve güldürü bombardımanının içine çekiyor; biz de bütün bir bilincimizi … Devamını oku… 446) AFAK REYTİNGLERİ VE UNUTULAN ENFUS

445) İSLAM’DA HER AN KADIN GÜNÜDÜR

İslam’da her an kadın günüdür. Kadın, suyun üzerindeki gül yaprağıdır. Bu dünya onların omuzlarında yükselir. Ahiret onların nakşıyla süslenir. Hayat onların onuruyla şereflenir. İşte bu yüzden, yılda sadece bir gün değil, her an kadınların günüdür. Kadını cahiliyetin içinde bulunduğu darboğazdan çıkarıp, şerefli bilip şerefli eyleyen Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’e salât ve … Devamını oku… 445) İSLAM’DA HER AN KADIN GÜNÜDÜR

444) CELÂL VE CEMÂL ARASINDA DUA

Sana doğru gelirken, elbette güçlükler ve sedler önümüze çıkacaktır. Yolun tabiatında bu var; çünkü Sen’e yürümek, düz, pürüzsüz, engelsiz bir yol değildir. Sana yürüdükçe, kendi nefsimizin karanlıklarıyla da yüzleşiriz, dış dünyanın sedleriyle de karşılaşırız. Bu yüzden biliyorum ki, Sana doğru gelmenin bedeli, imtihanlardan, zikzaklardan, inişlerden ve çıkışlardan geçmektir. Elbette uzun uzadıya yürürken hatalarımız ve tespitlerimiz … Devamını oku… 444) CELÂL VE CEMÂL ARASINDA DUA

443) HİLAFET RUHUNA ULAŞMAK

İnsanlığın ulaşacağı hilafet ruhu ancak; aklıyla, imanıyla, ruhuyla, bedeniyle, sırrıyla, iradesiyle, ilmiyle, kemaliyle, cemaliyle, görmesiyle, gördüğüyle, duymasıyla, duyduğuyla, dokunmasıyla, dokunduğuyla, tatmasıyla, tattığıyla, koklamasıyla, kokladığıyla, hissiyle, hissettiğiyle velhasıl her bir nazariyesiyle cemadat olduğuna iman edip, tümüyle Allah’ın mahlûku olduğunu idrak ederek, hayvaniyetin kendisinde idrak ettirdiği içsel ve dışsal tüm dürtülerden arınarak, içsel ve ruhsal sezgisini zamansız, … Devamını oku… 443) HİLAFET RUHUNA ULAŞMAK

442) A‘YAN-I SÂBİTE NEDİR?

Öncellikle bilelim ki; A‘yân-ı sâbitenin bu dünyanın harmansal alanıyla alakası yoktur. A‘yân-ı sâbiteyi, en kısa hâliyle şöylece anlayabiliriz: Allah’ın ilminde, henüz varlık sahnesine çıkmamış, zaman-mekân giymemiş, “ol” emriyle teşhir edilmemiş hakikat sûretleridir. Yani her varlığın, her insanın, her hâdisenin, yaratılmadan önce Rabbin ilminde duran sabit nurî aslıdır. Biz varlık âleminde gördüğümüz her şeyi “olmuş bitmiş” … Devamını oku… 442) A‘YAN-I SÂBİTE NEDİR?

441) LÂHUT-İ ÂLEM VE FERŞ HAKİKATİ

Esmâ-i hüsnâ manalarını okurken Lâhût-i âlem hakkında da kısa bir izahat yapalım. Lâhût-i âlem; vecihten yansıyan nurun, üzerine tutunduğu ve tüm nurun üzerine işlenildiği, isimsiz ve resimsiz hem alansız ve mekânsız olan, hatta hatta olansız olan ve ol emrinin üzerine çizildiği ortamsızlık olarak anlayabiliriz. Bilmemiz gereken bir husus da ferş olayıdır. Önceki konularda izahını yaptığımız … Devamını oku… 441) LÂHUT-İ ÂLEM VE FERŞ HAKİKATİ

440) SEKR HÂLİ VE NEFSİN ISLAHI

Kişisel bazda, ağır travmalar veya yoğun zikirler sonucu veya kendisini kaptırdığı derin aşk sonucu bilinçte oluşan sekr halinde, kişinin hayal dünyasında meydana gelen, “zati seyr zevk halini” sanki gerçek yaşamda varmış gibi kalkıp o sekr halini, ayıklıkmış gibi anlatmak ve o hallere meraklı olan ayık kişileri de, o yönde hipnoz ederek şartlandırmak suretiyle, o hali … Devamını oku… 440) SEKR HÂLİ VE NEFSİN ISLAHI