388) FANİLİK, SONSUZLUK VE ALLAH İLE VAR OLMA ŞUURU

Olan olay kişinin varlığının mutlak varlık nazariyesine göre sonlu yani fani olmasıydı. İşte bu fanilik yok olma manasına değil aksine sonsuzluk ifade eden skalada o sonsuzluk içinde sonlu olmamızdı. Örneğin; “∞ sonsuzun yanında, 100000………” istediğin kadar sıfır koy, gene de hiçtir ve “∞ sonsuzun” içinde görünmez bile. Ama o sayı da kendine göre vardır. Yani … Devamını oku… 388) FANİLİK, SONSUZLUK VE ALLAH İLE VAR OLMA ŞUURU

387) TASAVVUF MEŞREPLİ BAKIŞ VE AŞKIN ASLI

Tabi ki bizim mevzu bu sahte aşkların dışında, kişi ile Rabbi arasındaki münasebet bakımıyla idi. Bizim meşrebimiz tasavvuf meşrep olduğu için biz, aşkı bilinen veçhiyle kişinin kendisini Allah’ta eriyip yok ettiğini sananların aşklarını, bir şizofrenik hastalık olduğunu dile getirir ve bu olaya dikkat çekmek için de “aşk yoktur” deriz. Ama sen sevginin adına aşk koymuşsan … Devamını oku… 387) TASAVVUF MEŞREPLİ BAKIŞ VE AŞKIN ASLI

386) HAKİKİ AŞKIN ÖLÇÜSÜ VE SAHTE TUTKULAR

Ben aşığım diyen kimse, eğer âşık olduğunu söylediği kişinin onun ayağına basmasıyla, ayağına bastığı ayağı öpmüyor ve demiyor ise: “Oh be, bari âşık olduğum kişi, ayağının ağırlığını ayağımın üzerine düşürdü.” ve bu hâlden bile mutlu olmuyorsa, aşkın ne olduğunu bilmiyordur. Hem akabinde savunmaya ve kavgaya başlıyorsa, sadece tutkunluklarının ve hobilerinin adına aşk demiştir. Çünkü âşık … Devamını oku… 386) HAKİKİ AŞKIN ÖLÇÜSÜ VE SAHTE TUTKULAR

385) AŞK, FENÂ VE SEVGİNİN ASIL MAKSADI

Fena, sanıldığı gibi aşk yokluğu değil, aksine Allah ile var olduğunu idrak etmektir. Biz aşk yoktur derken bu manada yokluktan dem vurduk. Yani kişiyi asıl amacına ulaştırmada yetersizdir. Ama kişiyi oyalayıp emmareden çıkardığı için de, birçok âlim tarafından insanlara önerilmiştir. Bari aşka kapılıp emmareden kurtulun denmiştir. Ama kişi aşkın içeriğini bilmediği için teveddüd ve muhabbetin … Devamını oku… 385) AŞK, FENÂ VE SEVGİNİN ASIL MAKSADI

384) AŞKIN ÖRTÜSÜ, İKİ AYIP YERİ VE YOKLUK YANILGISI

Aşka demir atanlar kesinlikle örtülmelidirler. Zorunlu cezbenin dışında, içlerinde yaşadıkları hâlleri isteyerek dışarıya yansıtmamalıdırlar. Çünkü iç hâlini özel olarak sergilemek, fark edilmek için kendini ortaya koymak, insanı riyaya sürükler. Riyadan doğan şey ise kibirdir. Kibir de insanı yükseltmez, aksine aşağıya çeker. İşte bu yüzden derim ki; aşk yolunun içinde nice ayıp gizlidir. Aşk yolunu tercih … Devamını oku… 384) AŞKIN ÖRTÜSÜ, İKİ AYIP YERİ VE YOKLUK YANILGISI

383) HER MAKAMIN HAKKINI VER, HUŞU YOLUNU SEÇ

Her şeyin hakkını yerinde verip, bir üst basamağa çıkmaya gayret edeceğiz. İçinde olduğumuz konumun hakkını vermezsek, bir üst basamağa çıkmamız zorlaşır. Allah’ın öyle kulları da vardır ki, levvâme ve mülhimede oluşan aşka kapılmadan, direkt mutmainneye huşu ve huzur içinde göz açarlar. Bu huzur; akıl, iman, ilim, zikir, şükür ve tefekkür ile oluşur. Bize en sevimli … Devamını oku… 383) HER MAKAMIN HAKKINI VER, HUŞU YOLUNU SEÇ

382) İNSANLAR ARASINDA AŞK, TEVEDDÜD VE LEYLÂ-MECNÛN HÂLİ

İnsanlar arasındaki aşk, yani birisinin birisine âşık olması olayı, onları birbirine kavuşturup aile olmaları içindir. Sonrası ise karı-koca arasında deveran eden bir sevgi başlar. Artık bu aşk değil, teveddüddür (karşılıklı, sakin ve yerleşik sevgi hâli). Evlilik olduktan sonra aşk biter, muhabbet başlar. Eğer kız erkeğe âşık olursa veya erkek kıza âşık olursa ve hiç evlenmezlerse, … Devamını oku… 382) İNSANLAR ARASINDA AŞK, TEVEDDÜD VE LEYLÂ-MECNÛN HÂLİ

381) İLAHÎ AŞKIN NEFS MERTEBELERİNDEKİ YERİ

İlahi aşk, nefsi levvamede başlar ve nefsi mülhimede zirve yapar. Nefsi mutmainnede ise, aşktan emare kalmaz. İşte kul âşık olur Rabbine ve yolculuğu başlar. O yolda durmadan emek vererek yükselir. Ama bu aşk kişiyi bir noktada kilitlemek için olursa, kişiye sadece eziyet olur. Adeta boğar ve nefes veremez olur. Sonuçta cezbe hâli oluşur. Zaten cezbe … Devamını oku… 381) İLAHÎ AŞKIN NEFS MERTEBELERİNDEKİ YERİ

380) HİLAFET YOLU, MELEKÛT İRTİBATI VE MEŞREPLERİN FARKI

Hiç çocuk olamadan kudret eliyle yoğrulanlar ise zaten hilafet yolunda büyük mesafeyi direkt kat etmişlerdir. Bu da isimlerin tümünün talimiyle oluşur. Öylece hilafet yoluna koyulmak gerçekleşir. Buna şehrin içten fetih hali de diyebiliriz. Bunda hiçbir tehlike mevzubahis değildir. Çünkü direkt nuri katman olan melekût âlemiyle irtibat sağlanarak hedefe ulaşılmaya çalışılmıştır. Tüm peygamberler ve onların büyük … Devamını oku… 380) HİLAFET YOLU, MELEKÛT İRTİBATI VE MEŞREPLERİN FARKI

379) AŞKIN GÖZÜ KÖR ETMESİ VE ÖRTÜNMENİN İKİ VECHİ

Aşkta oluşan tehlike, gözü kör etmesidir. Çünkü kişi ulaştığı hedefi göremediği için, aşktan soyunup muhabbete geçişi çok zor olur. Onun için de bir üst makamdan dokunan bir el olmak zorundadır. Yoksa o nokta geçilmez olur ve o şekilde donarak dünyasını değiştirir. Ama aşk hâli de öyle kolay oluşan bir hâl değildir. Her insan buna kavuşamaz. … Devamını oku… 379) AŞKIN GÖZÜ KÖR ETMESİ VE ÖRTÜNMENİN İKİ VECHİ