383) HER MAKAMIN HAKKINI VER, HUŞU YOLUNU SEÇ

Her şeyin hakkını yerinde verip, bir üst basamağa çıkmaya gayret edeceğiz. İçinde olduğumuz konumun hakkını vermezsek, bir üst basamağa çıkmamız zorlaşır. Allah’ın öyle kulları da vardır ki, levvâme ve mülhimede oluşan aşka kapılmadan, direkt mutmainneye huşu ve huzur içinde göz açarlar. Bu huzur; akıl, iman, ilim, zikir, şükür ve tefekkür ile oluşur. Bize en sevimli … Devamını oku… 383) HER MAKAMIN HAKKINI VER, HUŞU YOLUNU SEÇ

382) İNSANLAR ARASINDA AŞK, TEVEDDÜD VE LEYLÂ-MECNÛN HÂLİ

İnsanlar arasındaki aşk, yani birisinin birisine âşık olması olayı, onları birbirine kavuşturup aile olmaları içindir. Sonrası ise karı-koca arasında deveran eden bir sevgi başlar. Artık bu aşk değil, teveddüddür (karşılıklı, sakin ve yerleşik sevgi hâli). Evlilik olduktan sonra aşk biter, muhabbet başlar. Eğer kız erkeğe âşık olursa veya erkek kıza âşık olursa ve hiç evlenmezlerse, … Devamını oku… 382) İNSANLAR ARASINDA AŞK, TEVEDDÜD VE LEYLÂ-MECNÛN HÂLİ

381) İLAHÎ AŞKIN NEFS MERTEBELERİNDEKİ YERİ

İlahi aşk, nefsi levvamede başlar ve nefsi mülhimede zirve yapar. Nefsi mutmainnede ise, aşktan emare kalmaz. İşte kul âşık olur Rabbine ve yolculuğu başlar. O yolda durmadan emek vererek yükselir. Ama bu aşk kişiyi bir noktada kilitlemek için olursa, kişiye sadece eziyet olur. Adeta boğar ve nefes veremez olur. Sonuçta cezbe hâli oluşur. Zaten cezbe … Devamını oku… 381) İLAHÎ AŞKIN NEFS MERTEBELERİNDEKİ YERİ

380) HİLAFET YOLU, MELEKÛT İRTİBATI VE MEŞREPLERİN FARKI

Hiç çocuk olamadan kudret eliyle yoğrulanlar ise zaten hilafet yolunda büyük mesafeyi direkt kat etmişlerdir. Bu da isimlerin tümünün talimiyle oluşur. Öylece hilafet yoluna koyulmak gerçekleşir. Buna şehrin içten fetih hali de diyebiliriz. Bunda hiçbir tehlike mevzubahis değildir. Çünkü direkt nuri katman olan melekût âlemiyle irtibat sağlanarak hedefe ulaşılmaya çalışılmıştır. Tüm peygamberler ve onların büyük … Devamını oku… 380) HİLAFET YOLU, MELEKÛT İRTİBATI VE MEŞREPLERİN FARKI

379) AŞKIN GÖZÜ KÖR ETMESİ VE ÖRTÜNMENİN İKİ VECHİ

Aşkta oluşan tehlike, gözü kör etmesidir. Çünkü kişi ulaştığı hedefi göremediği için, aşktan soyunup muhabbete geçişi çok zor olur. Onun için de bir üst makamdan dokunan bir el olmak zorundadır. Yoksa o nokta geçilmez olur ve o şekilde donarak dünyasını değiştirir. Ama aşk hâli de öyle kolay oluşan bir hâl değildir. Her insan buna kavuşamaz. … Devamını oku… 379) AŞKIN GÖZÜ KÖR ETMESİ VE ÖRTÜNMENİN İKİ VECHİ

378) NEFS-İ MUTMAINNE, AŞKTAN MUHABBETE GEÇİŞ VE KÂBE MİSALİ

Aşkla yürüyenlerde zaten, nefsi mutmainneye ulaşılınca kalp huşu ve huzur dolu bir kap olur. Öylece Rabbü’l-âlemin’in deveran eden sevgisini âşikâr hisseder. Bunun tadı başka olur ki, bunun aşk ile alakası kalmamıştır. İlâhî aşk işin başında vardı ki, vuslat oluşunca artık deveran eden sonsuz bir muhabbet bunun yerini alsın. Ama âşık olanın, aşktan vazgeçip mutlak istenilen … Devamını oku… 378) NEFS-İ MUTMAINNE, AŞKTAN MUHABBETE GEÇİŞ VE KÂBE MİSALİ

377) AŞKIN HAKİKATİ, TUZAKLARI VE MÜRŞİD ÖĞRETİSİ

Aşkın hakikati, tek yönlü olup genelde tasavvuf yolunda yeni başlayanlarda olan bir haslettir. Onlar için, daha çocukturlar, gelişecek diye öneren zen ustaları olmuştur. Ama bu sadece bir tuzaktır. Onun için de zen ustalarından uzak durup sadece Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) efendimizin öğretisiyle Hakk’a yaklaşmak zorundayız. Bunu Ahzâb Sûresi 21. ayet-i kerimesinde Allah … Devamını oku… 377) AŞKIN HAKİKATİ, TUZAKLARI VE MÜRŞİD ÖĞRETİSİ

376) ALLAH’I UZAK ZANNEDİP AŞKI UZAĞA KOYMAK

Allah’a ulaşılmayı hayal bile edemeyenler, Allah’a âşık olduklarını söylerler. Oysaki Allah, kişiye kişiden yakın olarak onun üzerinde tasarruf etmektedir. Kişi bu tasarrufu fark ettiğinde, artık O uzakta değil, sana senden yakın olduğu penceresi açılır. İşte bu pencere açıldığında, ne kadar da gereksiz olarak aşkla oyalandığının farkına varır. Ben biliyorum ki insanoğlu çoğu zaman uzak olana … Devamını oku… 376) ALLAH’I UZAK ZANNEDİP AŞKI UZAĞA KOYMAK

375) AŞK ATEŞİ VE EL VEDÛD’UN MUHABBETİ

Aşk, sevgi ve muhabbetin içerikleri birbirinden tümüyle ayrıdır. Aşk, sevginin doruk noktasıdır. Artık tümüyle akan bir ateştir. İnsanın içini yakar. Kendisini sevdiğinde yok etmek ister. Ulaşılmadığı sürece yakar da yakar, tüm dengeleri altüst eder. Örneğin kişi evlendikten sonraki sevgisinin yoğunluğu düşer, artık ondaki olgu aşk değil, teveddüd (karşılıklı, sakin sevgi hâli) olur. İki eş arasında … Devamını oku… 375) AŞK ATEŞİ VE EL VEDÛD’UN MUHABBETİ

374) ALLAH SEVGİSİ VE AŞK SORUSU

Allah sevgisi nasıl olacak? Allah aşkı nasıl olacak? İnsana olan aşk nasıl olacak? Aşkı kalbimize koyan Allah değil mi? Aşk yaratılmışsa ki yaratılan bir haslettir, kimse bunu inkâr edemez; o zaman bu aşk neyin nesidir? Nerede, nasıl ve nereye kadar kullanılır? Allah’ı severken eşimizi ve çocuklarımızı da seviyoruz. Peki, bu sevgi aşk değil midir? Sevgi … Devamını oku… 374) ALLAH SEVGİSİ VE AŞK SORUSU