313) ALLAH’IN İNSANI SEVMESİ

Allah’ın insanı sevmesi ne demektir? Allah’ın sevgisi, mahlûkun seviyesinde bir duygulanım değildir; O’nun sevgisi, kulunu kendi nuruyla desteklemesidir. Sevmek, tecelli etmektir; sevilen kulda rahmetin, ilmin, nurun zuhurudur. Nefis mertebelerini sayarken, önce Râziye, sonra Merziye geliyor. Nefsin mertebeleri, insanın Allah’a yaklaşım halkalarıdır. Râziye, kulun kaderine rızasıdır; Merziye, Allah’ın kulundan razı oluşudur. Râziye, yöneliştir; Merziye, tecellidir. Yani … Devamını oku… 313) ALLAH’IN İNSANI SEVMESİ

312) SAVAŞLARIN TEMEL NEDENİ ENANİYETTİR

Savaşlar ve ölümler, insanlığa yapılan en büyük hakarettir. Zira her savaş, insanın kendi nefsine açtığı bir savaştır aslında. Kan, toprağa değil, kalbe düşer. Kalpte merhamet sönünce insan, insanlığa düşman olur. “Kim bir canı haksız yere öldürürse, bütün insanlığı öldürmüş gibi olur.” (Mâide, 32) İşte savaşların çıkış sebepleri de ayrı ayrıdır. Ya tanrısal güç için olmuş … Devamını oku… 312) SAVAŞLARIN TEMEL NEDENİ ENANİYETTİR

311) KESRETTE BİRLEME OLUR MU?

Seni kendimizde nasıl birleriz? Zihinde kalıyor birlemek, bir ben varım bir de sen hatta bir de bahsettiğimiz Allah… Nedir bu vahdet? Öncellikle bilelim ki; birlik, “ben” ve “sen”in ortadan kalkması değildir; “ben”in kaynağını, “sen”in hakikatini fark etmektir. Zihin ayrıştırır, gönül birleştirir. Vahdet, zihinle değil, gönülle idrak edilir. “Birlemek” sanıldığı gibi bir araya toplamak değildir; bilinci … Devamını oku… 311) KESRETTE BİRLEME OLUR MU?

310) KUR’AN SANA DELİL OLARAK YETMEZ Mİ?

Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz, yürüyen Kur’an olarak etrafında 120 bin civarı sahabe, yani canlı tefsir bıraktı. Kur’an bir metin değil, bir hayat rehberidir. O rehberin ete kemiğe bürünmüş hâli, Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’dir. Her sahabe, O’nun bir ayetini yaşadı; kimi sabrı, kimi adaleti, kimi iffeti temsil etti. … Devamını oku… 310) KUR’AN SANA DELİL OLARAK YETMEZ Mİ?

309) HER KESİN DİNİ KENDİSİNE Mİ?

Her kesin dini kendisine mi? Bu soru bir meydan okuma değil, bir iman muhasebesidir; çünkü dinden söz eden herkesin elinde bir kitap, bir fikir veya bir meşreb olabilir, fakat din kelimesinin derin manası, Allah’a kulluk ve O’nun gönderdiği rehbere tabiiyettir. Hakikatin aynasında herkes kendi yüzünü görmelidir; eğer yüzünde nefis lekesi varsa, ilâhî nizamı göremez. Din, … Devamını oku… 309) HER KESİN DİNİ KENDİSİNE Mİ?

308) HAKKI HAK OLARAK GÖR

Hak ile bakan göz, hakkı hak görüp batılı da batıl olarak görür. Zira kalp aynası, neyle cilalanmışsa onu yansıtır. Hakla dolu bir kalp, haktan başkasını görmez. Nefsiyle bakan göz ise hileyle görür, görüntüye takılır. Hakikati görmek, temiz kalp ister. Rabbimiz “Kalplerin körlüğü değil, göğüslerdeki kalplerin körlüğüdür” buyurur (Hac, 46). Gözün görmesi değil, kalbin hakikati tanıması … Devamını oku… 308) HAKKI HAK OLARAK GÖR

307)KUR’AN VE RESÛL’ÜN AYRILMAZLIĞI

Sadece Kur’an yeter deyip bunu da mealle halledenler, peygambere iman ve itaat gerekmez diyenlerdir. Böyleleri dini İslam-ı Mübîn’i terk etmişlerdir. Bu söz, asrın en büyük fitnelerinden biridir. Çünkü Kur’an’ı anlamak, onu indirenin rehberliğini inkâr ederek olmaz. Nübüvvet zincirini dışlayan anlayış, hakikatte kitabı da yıkar. Kur’an’ın her ayeti, Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) diliyle açıklanmıştır; çünkü … Devamını oku… 307)KUR’AN VE RESÛL’ÜN AYRILMAZLIĞI

306) PEYGAMBERİMİZİN (sav) CENAZE İŞLEMLERİ

Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz vefat ettiğinde, Hz. Ali (kerremallahu vecheh) önderliğinde Ehl-i Beyt tarafından cenaze işlemleri yapılmıştır. O an Medine, tarih boyunca benzeri görülmemiş bir sessizliğe gömülmüştü. İbn Sa’d’ın Tabakât’ında ve Taberî’nin Tarih’inde bildirildiğine göre, Resûlullah’ın vefat haberi yayıldığında sahabe “sanki aklını kaybetmiş” gibiydi. Hz. Ömer kılıcını çekip “Kim Muhammed … Devamını oku… 306) PEYGAMBERİMİZİN (sav) CENAZE İŞLEMLERİ

305) HU’DAN GELEN NURUN GÖLGESİ

Bu konuya şu soruları sorarak ilk başta bir beyin fırtınası oluşturalım… Varlıkta gördüklerimiz ne? Allah ile irtibatımız ne? Biz neyiz ve nerede var edildik? Neden her insan yolundan memnun? Yaratım planımız ve yaratım sistemimiz ile ilişkimiz nedir? Hakikatin izinde Kur’an’ın açılımını bilmek için temel prensibi bilmek zorundayız. Temel prensip ise bizim yaratılış planımızdır. Çünkü insan … Devamını oku… 305) HU’DAN GELEN NURUN GÖLGESİ

304)“DUYGU TERK EDİLMELİ” SÖZÜ, ŞEYTANİDİR

Öncelikle bilelim ki, insan robot değildir. İnsan, içinde hissedişlerle yoğrulan, kalp (gönül) merkezinde tecelli eden bir varlıktır. Robot, mekanik bir düzenin itaatkâr unsurudur; fakat insan, nefesin (ruh) ilahi bir dokunuşla bedenle buluştuğu bir şaheserdir. Duygular, bu ilahi dokunuşun yeryüzündeki akisleridir (yansımalarıdır). İnsanı diğer varlıklardan ayıran en temel şey, kalbinin canlılığıdır. Çünkü kalp, Allah’ın nazar ettiği … Devamını oku… 304)“DUYGU TERK EDİLMELİ” SÖZÜ, ŞEYTANİDİR