288) ŞU “TEK”LİK İŞİNDE BİR TERSLİK VAR

Sadece teklik var ve varlık yok, varlıkla varlığını sergileyen Allah veya öz diyenlerin tümünü izleyin… Şunu göreceksiniz… Tüm anlatımları sadece bir fanteziden öteye varmıyor… Oysaki hani teklik vardı… Tüm yaşam sözleri ve hayat bakışları ikileme çıkıyor… Ben ve gönlümdeki… Ben böyleyim sen şöylesin o öyle… Bu işte bir iş var… “Sadece teklik var” derken, insan … Devamını oku… 288) ŞU “TEK”LİK İŞİNDE BİR TERSLİK VAR

287) SARIK VE ABA GİYİNMENİN ADABI

Dikkat ediniz ki sarık ve aba giyildiğinde Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz hafızada canlanır. Sarık ve aba, dış görünüşün sembolüdür; fakat asıl değer, o sembolün kalpte doğurduğu Resulullah sevgisidir. Elbise, hatırlamaya vesiledir; hatırlamaksa feyze kapı açar. “De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin.” (Âl-i İmrân 31) Bu … Devamını oku… 287) SARIK VE ABA GİYİNMENİN ADABI

286) ASGARİ ÜCRET NE KADAR OLMALI?

İşçi hakkı Allah hakkıdır, el uzatılmaz. Kul hakkı, Allah hakkının bir yansımasıdır. İşçinin hakkı gasp edilirse, kişinin ibadeti bile göğe yükselmez. Çünkü Allah, mazlumun duasını arşın en üst katına taşır. “Ücretini alın teri kurumadan veriniz.” (Hadis, İbn Mâce, Rühûn 4) İman ve İslam bir bütünün ayrı anlatımıdır. İman, kalpteki nur; İslam, o nurun amele dönüşmüş … Devamını oku… 286) ASGARİ ÜCRET NE KADAR OLMALI?

285) ÇOK KORKUNÇ BİR YEMİN VE DİĞER YEMİN ÇEŞİTLERİ

Kendisine lanet okumak da bir yemin şeklidir ve en son başvurulan yöntemdir hem çok çok tehlikelidir. İsterse bu yemini içen kâfir olsun… Lanet yemini, kişinin kendi varlığını İlâhî adaletin önüne koymasıdır. Bu, hem Allah’a hem de kendine karşı verilen en ağır sözdür. Bu tür yemin, İlâhî sistemde geri dönüşsüz bir hüküm alanına girmektir. Kendisine lanet … Devamını oku… 285) ÇOK KORKUNÇ BİR YEMİN VE DİĞER YEMİN ÇEŞİTLERİ

284) ALEMLERİN ASLI HAYAL MI?

Tüm âlemlerin aslı asla hayal falan değildir. Hayal diye de bir şey olduğu kanaati de aslında düşünülemez. Tüm âlemler gerçektir ve reeldir. Hakikat, vehim ve hayalin ötesindedir. Âlemler hayal değil, Hakk’ın ilminde sabit olan hakikatlerin yansımasıdır. Hayal, idrakimizin sınırlılığından doğan bir gölgedir; hakikat ise Allah’ın kudretinden zuhur eden bir varlıktır. “Allah, gökleri ve yeri bir … Devamını oku… 284) ALEMLERİN ASLI HAYAL MI?

283) HAKKA TESLİMİYET SENİ SANA TANITIR

Manada yükselme, hangi vesvese gelirse gelsin, ancak tek bir yönelim ve samimi bir kalple gerçekleşir. Hak yolunda yükselmenin şartı, samimiyet ve yönünü tek kılmaktır. Kalbin birden fazla yöne dönmesi, yükselişi engeller. Gerçek yükselme, yönünü yalnızca Allah’a çevirmektir. “Kim Rabbine yönelirse, O onunla beraberdir.” (Bakara 115) Zira kişi her manada yükselişe geçince, şeytan vesvese verir ve … Devamını oku… 283) HAKKA TESLİMİYET SENİ SANA TANITIR

282) BENLİK VE KULLUK ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ

Benlik, insana verilmiş bir emanettir, bencillik pası ile kirlenmemelidir; kulluk ise, o emaneti sahibine iade etme bilincidir. İnsan, “ben” demeyi öğrendiği an, imtihan başlar. Çünkü “ben” diyen, kendi varlığını fark etmiş olur. Ama bu farkındalık, iki yöne açılır: ya Rabbine götürür, ya Rabbinden uzaklaştırır. Yani bencilliğe gömer. Benlik, eğer Hakk’a yönelirse tevhide kapı olur; nefse … Devamını oku… 282) BENLİK VE KULLUK ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ

281) AN’IN SIRRI

Her an Kâlû Belâdır; yani Rabbimizin ruhlar âleminde bize hitaben “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sorusuna verdiğimiz “Belâ” (Evet, Sen bizim Rabbimizsin) cevabının yankısıdır. Her nefes, ezelde verilen bu sözün yankısını taşır. Her an ezeldir; çünkü zamanın hakikati bizim ölçtüğümüz saniye, dakika değildir. An, Allah’ın kudretinde ezelî bir tecellidir. Her an ebeddir; çünkü içinde bulunduğumuz … Devamını oku… 281) AN’IN SIRRI

280) PERDE TÜMÜYLE KALKAR MI?

“Perde kalkınca ne sen kalırsın ne de ben” sözü günlük kullanımda kullanıldığı gibi, perdeyi kaldır herkesi yok et anlamında değildir… Ya nedir??? “Perde kalkması”, yok oluş değil, idrak perdesinin aralanmasıdır. Bu söz, varlığı silmek değil, varlığın ardındaki birliği fark etmektir. “Sen” ve “ben” kalktığında, sadece “HU” kalır. “Her şey helâk olur, ancak Allah’ın Zâtı bâkî … Devamını oku… 280) PERDE TÜMÜYLE KALKAR MI?

279) ÖLMEDEN ÖNCE ÖL Kİ UYANASIN

“Ölmeden önce ölünüz.” hadisi şerif… kişinin kalbine mutlak inancı koyan aslında burada bahsedilen ölümdür. Zira kişi nefsânî vehimlerini yok ettiği yani öldürdüğü kadar, içsel fonksiyonları dirilmeye başlar. “Ölmeden önce ölmek”, nefsin kendine ait varlığını terk etmesidir. Kişi, nefsin “ben” diyen sesini susturdukça, Hak’tan gelen dirilişi duyar. Gerçek ölüm, bedenden değil benlikten geçer. “Her nefis ölümü … Devamını oku… 279) ÖLMEDEN ÖNCE ÖL Kİ UYANASIN