178) MURŞİDİN GEREKLİĞİ VE KİŞİSEL GELİŞİM

İnsanların mürşide bağlılıkları nasıl olur? Mürşide bağlılık şart mıdır? Mürşide bağlı olmayan bir şey kaybeder mi? Gibi birçok soru ilim yolunun yolcusunun aklını karıştırmaktadır. Kişi mürşid ararken veya bağlanmak isterken, onun bilinçaltında var olan teslimiyet melekesinin tatmin aramasındandır. Çünkü Allah, kişinin içine teslim olma hasletini de yerleştirmiştir. İnsana tevdi edilen bu “teslimiyet” hasleti, aslında Allah’a … Devamını oku… 178) MURŞİDİN GEREKLİĞİ VE KİŞİSEL GELİŞİM

177) MARİFET KÖKÜN TOPRAKLA BULUŞTUĞU ANDIR

Marifet Allah’a tam eriştir. Ağaç kökünün toprakla buluşması gibidir. Önce fidan ekilir ve o fidan kök atar. Sonra toprak kökü kaplar, sarmalar ve besler. Sonra kök ve toprak bütünleşir. İşte kişinin Allah ile kaim olduğu hakikatını hissetmesine yani bu bütünleşmeye mana ilminde marifet derler. Marifet, yalnızca bir bilgi değil, varlığın tüm zerresinde Allah’a ait olduğunu … Devamını oku… 177) MARİFET KÖKÜN TOPRAKLA BULUŞTUĞU ANDIR

176) SUYUN HAFIZASINDA SAKLI OLAN HAKİKAT

Ya “su” sen ne mübareksin… SU Muazzam bir yapıdır. İçine girdiği kabın rengini alır. Su, Hakk’ın isimlerinin tecellilerini taşır. Bir kapta nasıl renk değiştiriyorsa, insanda da niyete göre şekillenir. Saf kalpte rahmet olur, kirli nefiste azap olur. Zira Kur’an’da “Biz her canlıyı sudan yarattık” buyrulmuştur; yani su yalnız bedenin değil, mananın da taşıyıcısıdır. Su, hakikatin … Devamını oku… 176) SUYUN HAFIZASINDA SAKLI OLAN HAKİKAT

175) KADINA ZULÜM, RAHİM’E İHANETTİR

Kadına zulmetme, o rahim’in tecelligahıdır. Kadınlar erkeklere göre velayete ulaşanlar erkeklerden kat kat fazladır. Ama onlar setr ehli olduklarından perde arkasındadırlar ve tanınmazlar. Allah kadınları aşırı mübarek yarattığı için, perde arkasında olmalarını istemiş ve açılıp saçılmalarını hoş görmemiştir. Ayrıca Allah, rahim esmanın tecellisi olan kadınlara mahremiyet açısından hep gizleyerek sahip oldukları nuraniyetin inişe geçmesini istememiştir. … Devamını oku… 175) KADINA ZULÜM, RAHİM’E İHANETTİR

174) EY İNSAN! TEVDİ EDİLEN EMANETE SAHİP ÇIK

Ayeti kerimede Rabbimiz şöyle der: “Gerçek şu ki, Biz emaneti göklere, yere ve dağlara arz ettik de; onlar bunun yüklenmekten çekindiler ve ondan korkuya kapılıp titrediler. O’nu insan yüklendi. Gerçekten o, pek zalim ve çok cahildir.” (Ahzâb, 72) Bu ayet insana verilen yükün sıradan bir yük değil, varoluşun özü olduğunu göstermektedir. Göklere, yere ve dağlara … Devamını oku… 174) EY İNSAN! TEVDİ EDİLEN EMANETE SAHİP ÇIK

173) AYNI RUHUN PARÇALARI DEĞİLİZ

Tek ruhun parçaları mıyız? Parça mıyız? Tek miyiz? Ruh muyuz? Neyiz acaba? Ruhundan üflemişse, ruhu bizde bölüm mü olmuş? Ruhundan nereden nereye üflemiş? Bu sorular, insanın varlığının merkezine dokunur. Tasavvufî yolculuk da aslında bu soruları sorarak başlar. Ruh meselesi insana dair en ince sırdır. İnsanlık tarihi boyunca en çok sorulan sorulardan biri budur: “Biz kimiz, … Devamını oku… 173) AYNI RUHUN PARÇALARI DEĞİLİZ

172) AHFAYA UZANAN YOLCULUK

Allah ismiyle bize kendisini tanıtan mutlak zatın kendinden kendine yansıyan nurunun içeriği olan kuvveler, şekerin içindeki tat gibi her tarafımızı oluşturur. Bedenimiz, ruhumuz, manamız, sırrımız, hafimiz veya ahfamız yani her şeyimiz. İnsan özüne yöneldiğinde anlar ki, varlığında hissettiği her latife, aslında Allah’ın nurundan gelen bir tecellidir. “Biz insana şah damarından daha yakınız” (Kâf 16) ayeti, … Devamını oku… 172) AHFAYA UZANAN YOLCULUK

171) FENAFİLLÂHA ERMEK ESAS GAYE DEĞİLDİR

Yolun çok ötesindeki trafik bilgisiyle oraya odaklanarak arabanı süremezsin. Onun için de faydasız ilimden hakka sığın. Faydalı olanı alarak önüne ışık yak ve yürü. Zira uzaklardaki yol ışıkları senin önünü aydınlatmaz. Onun için de kişinin içsel âlemine yerleştirilen epifiz bezi olarak bilinen uzakları keşfetme gözünü Allah kapalı tutarak sadece ihtiyaçlarını gideren başın gözlerini faal etmiştir. … Devamını oku… 171) FENAFİLLÂHA ERMEK ESAS GAYE DEĞİLDİR

170) İNSAN; VAR MIDIR?, YOK MUDUR?

Yaşam alanımızda insana “yoksun, hiçsin” denilerek ve bu zihnine kodlanarak kendisine zulüm edilir. Bil ki yoktan var edilen her bir varlık asla yok olmaz ve yok değildir. Çünkü her şey O’ndan gelmiş olup, O’nunla kaim olarak O’na döner. İnsan, hakikatte yokluk değil, Allah’ın kudret eliyle var edilmiş bir tecellidir. Kur’an’da “Biz sizi boş yere yarattığımızı … Devamını oku… 170) İNSAN; VAR MIDIR?, YOK MUDUR?

169) NAMAZ YAŞAMIN TAA MERKEZİDİR

Namaz olayı…. İnsan ruh ve beden ile yaşayan bir varlıktır. Her uzvun hakkını vermeliyiz ki seyrimiz tamam olsun. Kişi dese ki ben zaten iyi ve güzel şeyler düşünüyorum, benim namazı şeklen kılmama ne gerek var? Bu tümüyle şeytani kuvvenin harekete geçişidir. Çünkü şeytan bizim hidayet yolumuzu görüyordur. Hangi fiilin bize ne tür güçler verdiğini seyrediyor … Devamını oku… 169) NAMAZ YAŞAMIN TAA MERKEZİDİR