78) AŞKA TUTUNMAK FENÂFILLÂH YAŞAMI MIDIR?

Geldik fenâfillâha. Bizim çalışma tarzımızda “Aşk yok” ama mutlak muhabetullah ve derin tefekkür ile hakka teveccüh vardır. Zira bu düşüncemizin altını doldurmadan olayın anlaşılmayacağını fark ettik. Onun için önce FENAFİLLAHA az dokunalım dedik. Aşk yoksa, o zaman herhangi bir kişinin başka bir kişide fenası da yok demektir. Bu düşünce -tarzı itibarıyla- insandan insana olduğu gibi, … Devamını oku… 78) AŞKA TUTUNMAK FENÂFILLÂH YAŞAMI MIDIR?

77) DÜNYA YAŞAMI SADECE BİR SERAPTIR

Bir avuç insan değil, bütün insanlık bir araya gelse… Hepsi birden ayağa kalksa, esas duruşa geçse, sana hürmet edip saygı gösterse… Tüm isteklerini yerine getirse, önüne sermeler yapsa… Eğer bu hürmetlerin karşılığında Rabbü’l-âleminin kulluğuna ters düşecek bir talep gelse, bil ki tüm bu saygılar bir seraptır. Çünkü hakikatte Allah’a kulluğa aykırı olan her şey, ne … Devamını oku… 77) DÜNYA YAŞAMI SADECE BİR SERAPTIR

76) NEFSÎ AŞK VE HAKİKÎ AŞK

Evet aşk nedir? Halk arasında aşk genelde bir kişinin bir kişiyi sevmesi, onda kendi tatminini bulması olarak anlaşılır. Bu yönüyle aşk hayvanlarda da vardır. Çünkü onların erkek-dişi hormonları belli zamanlara bağlıdır ve o vakitlerde birbirlerine yönelirler. İnsanlarda ise hormonal yöneliş zamana bağlı değildir; her daim vardır. İnsan, karşı cins ona yöneldiği sürece yönelmeye devam eder. … Devamını oku… 76) NEFSÎ AŞK VE HAKİKÎ AŞK

75) VEYSEL KARÂNÎ VE ÜVEYSÎLIK HÂLI

Veysel Karânî aşkı, şaşmaz bir aşktır. Bu aşk, kul ile Allah arasında derin bir ülfete, yakınlığa ve samimiyete sebep olur. İllâ Hû” diyerek kalpten kopan nida, işte bu aşkta kemâl bulur. Böyle bir aşk, insanı Rabbine bağlayan en saf iptir. Çünkü hakikatte aşk, insanın kalbini Allah’a yönelten en güçlü cezbedir. Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi … Devamını oku… 75) VEYSEL KARÂNÎ VE ÜVEYSÎLIK HÂLI

74) YENİ ÂLİMLERİ ESKİ ÂLİMLERİN PENCERESİNDEN SEYRET

Eski âlimlerle sırdaş olup yeni yeni keşifler üretmek varken ya eskiye saplandık ve kişisel gelişimi kilitledik, ya da eskiden ders alıp yeniliği düşünen kişilerin ürettiği güzellikleri başka mecralara çektik. Dikkat edin kardeşlerim… Eski âlimler birçok sırrı, anlama kıtlığı çekenler başka yöne çekmesin diye gizlediler. Çünkü toplumun geneli her hakikati kaldırabilecek olgunlukta değildi. Onlar hikmeti, zamanı … Devamını oku… 74) YENİ ÂLİMLERİ ESKİ ÂLİMLERİN PENCERESİNDEN SEYRET

73) İLİM İLE CEHLİ FARK EDİP İLİMDEN PAY ALALIM

“İlim Çin’de de olsa alınız” hadisi, ilmin çıkış mahallindeki cehli fark edenler içindir. Yani oradaki cahillik ve batılı görüp ayıklayabilen için ilim faydalıdır. Yoksa ilim alayım derken iç içe girmiş tüm akıntıyı almak, sonunda felakete sürükler. İşte bu sebeple, ilimdeki rahmaniyet ile şeytaniyeti fark edemeyen kişinin, Çin’den veya başka bir yerden alacağı bir şey de … Devamını oku… 73) İLİM İLE CEHLİ FARK EDİP İLİMDEN PAY ALALIM

72) MURAKABE İLE KALPTEN KALBE SOHBET

Murakabe, yani kalpten kalbe sohbet, tasavvuf yolunun en ince inceliklerinden biridir. İnsan zahirde yazışır, konuşur, dinler; ama aslında kalpler arasında bambaşka bir sohbet vardır. Bazen bu sohbet sevinçle yüzü güldürür, bazen hüzünle kalbi inceltir. Yani insan zahirde yazışsa da, konuşsa da, asıl sohbet kalpte gerçekleşir. Söylenmeyen nice duygu, yazılmayan nice söz kalpte akar, karşı kalpte … Devamını oku… 72) MURAKABE İLE KALPTEN KALBE SOHBET

71) İSLAMA GÖRE EVLENME YAŞI

İslam akıl ve mantıkla özdeştir ve asla mantıksızlık içermez. Büyüklerimiz evlenebilir yaşı olarak kız için 9, erkek için 12 olarak demedi. İftira atarak hiç kimse hiçbir yere ulaşamaz. 9 yaş, kız çocuğu için adet görebilme en alt yaş sınırıdır. Özellikle sıcak toplumlarda bu yaşta kız çocuğunun adete başlama yaşı olarak görüldüğü olmuştur. Eğer kız çocuğu … Devamını oku… 71) İSLAMA GÖRE EVLENME YAŞI

70) DOST OLARAK ÖĞRENCİ OL

Sırf öğrenci olan, iradesini sizin iradenize klikleyip kendi iradesinden haberi olmadan hızla yol alandır. Bu hâl bir mutlak bir muhabbet yolculuğudur. İkilik kalkmıştır, teslimiyet olmuştur. Ey yolcu, bunu sadece Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz için uygula. Çünkü o hata etmez, çünkü o hakikatin bizzat rehberidir. Rabbimiz buyurur: “O, hevâdan konuşmaz. Onun söyledikleri, … Devamını oku… 70) DOST OLARAK ÖĞRENCİ OL

69) GEÇMİŞ VE GELECEKTEN ARIN

Geçmiş günlerine üzülmene gerek yok. Çünkü geçmişe üzüldükçe, anı da geçmişin acısı ile tüketiyor, vaktini heba ediyorsun. Geçmişin yükünü taşımak, bugünün rahmet kapısını kapatmaktır. Rabbimiz buyuruyor: “Üzülmeyin, gevşemeyin; eğer gerçekten iman etmişseniz, üstün olan sizsiniz.” (Âl-i İmrân, 3/139) Yani geçmişte yaptıkların için pişmanlık, seni Allah’a yöneltiyorsa güzeldir; ama seni zincirleyip bugünden alıkoyuyorsa, şeytanın vesvesesidir. Gelecek … Devamını oku… 69) GEÇMİŞ VE GELECEKTEN ARIN